Osman Yıldızlar ve Prof.Dr. Sadi Irmak!

osman-yildizlar1.jpg

Eski Başbakanlardan merhum Prof.Dr. Sadi Irmak’ın, 1920’li yılların başında Avrupa’ya öğrenim için nasıl gittiğini yazmıştık.
Dün, Trabzon Numune Hastanesi eski başhekimlerinden Opr.Dr. Osman Yıldızlar’dan bir mail aldık. Yıldızlar şöyle dedi;
‘1969 yılında İstanbul Tıp Fakültesinde Sadi hocanın öğrencisi oldum. Atatürk’ü onun ağzından dinleme şansım oldu. Derslerde sık sık Atatürk’ten bahseder sizin yazınızda bahsettiğiniz gibi, Berlin Tıp Fakültesine gidişini anlatırdı. Sirkeci garında Almanya’ya gitmekten vazgeçtiği sırada Atatürk’ten gelen telgrafı gözleri dolarak anlatırdı.
Sadi hoca; bir gün Berlin Tıp fakültesinde ders anlatıyor. Hoca birden öğrencilere dönerek, ‘Çocuklar Berlin’den Pekin’e karayoluyla gideceksiniz. Hangi dil en çok işinize yarar’ diye sordu.
Sınıftaki arkadaşlardan biri ‘ingilizce’ dedi. Hoca, ‘hayır’ karşılığını verdi. Bir başkası Almanca, bir diğeri Rusça dedi… Sadi Hoca, ‘hayır’ dedi…
Ellerimi ovuştururken sıra bana geldi. Hoca evlat senin düşüncen ne diye sordu. Cevap veremedim. Bana ‘evladım sen Türk değil misin?’ dedi. ‘Evet hocam’ dedim. Hoca kürsüde diklendi ve ‘Oğlum Almanya’dan Çin’e Türkçe konuşarak rahatça gidebilirsin’ dedi.
Bütün arkadaşlar bana hayranlıkla bakarken. Ben hayatımda bu kadar gururlu ve bir o kadar da mahcup olduğum günü hatırlamıyorum…
Sadi hocam 1975 yılında tabi senatördü. Ben Ankara’da Hava Kuvvetlerinde Dr.yedek subaydım. Aramızda bir yol vardı. Kendisini sık sık ziyaret eder meclis lokantasında yemek yerdik. Beni arkadaşlarına öğrencim diye gururla taktim eder bende kendisini hocam diye hayranlıkla seyrederdim. Prof. Dr. Sadi Irmak büyük insandı. Büyük hocaydı. Hatıralarının önünde saygı ile eğiliyorum.’

Cora nefes alamıyor!

cora.jpg

TBMM Plan, Bütçe Komisyonu üyesi AK Parti Trabzon milletvekili Salih Cora, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Radyo Televizyon Üst Kurulu, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, TİKA, Yurt Dışı Türk'ler ve Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüklerinin bütçe görüşmelerinde deyim yerinde ise nefes alamadı.
AKP’nin en çalışkan milletvekillerinden biri olarak görülen Salih Cora, bütçe görüşmelerinden arda kalan zamanda, Trabzon ile ilgili sorunların çözümüne çalışıyor, vatandaşı dinliyor.

Tabakhane’deki
çeşmenin suyu!

Trabzon Ortahisar ilçesinde, Tabakhane vadisinin Hacıkasım Mahallesi tarafında vadinin doğusunda, etrafı çitle çevrili, suyu akmayan tarihi bir çeşmenin varlığını Trabzon’un eskileri bilir. Cemal Kadıoğlu, Kunduracılar caddesinde babadan kalma mağazasını uzun süre işletti. Sonra kapattı. Başka bir alanda uğraş veriyor. Cemal, gündüzleri Trabzon Ortahisar’daki tarihi mekanları geziyor ve fotoğrafını çekiyor. Kadıoğlu önceki akşam, TLYD’nin Zorlu Grand Otel bitişiğindeki lokalinde, cep telefonu ile çektiği Tabakhane’deki tarihi çeşmenin resmini gösterdi. Ardından, ‘Annemin söylediğine göre bu çeşme eskiden şifa dağıtırmış. Göze iyi gelirmiş. Gözünde rahatsızlık olan bu çeşmenin suyu ile gözlerini yıkarmış. Trabzon’da bu çeşme benzeri birkaç tane daha varmış ama çoğu harap olmuş, yıkılmış. Bereket bu çeşme ayakta ama suyu akmıyor’ dedi.
Tabakhane’deki tarihi çeşmenin ne zaman yapıldığı konusunda elimizde net bir bilgi yok. Cemal’in ifadesine göre 250 yıl önce yapılmış. Bize göre, çeşmenin yapım tarihi daha eskidir.

Izdırabı gördüm!

Trabzon Ortahisar Belediye Meclis üyesi İsmail İnan, dün TMO’nun fındık alım merkezinde idi. İnan, gördüğü manzarayı şöyle özetledi;
‘TMO da çekilen ızdırabı gördüm şahit oldum. Maalesef üreticinin durumu perişan. Sıra beklemek bir yana nem ve randıman nedeniyle geri çevrilen ürünü tekrar yükleyen ve haklı eleştiren üretici stresli; verdiği yevmiyeye mi çektiği çileye mi yoksa sandıktaki !!! Tercihine mi yansın...  Bu üretici amcamız kamyonetin kasasına serdiği Merinos Halısına rağmen ürün veremedi.’
TMO’ya yönelik eleştirilerin gerçekten ardı arkası kesilmiyor. Geçenlerde AKP milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu da alım merkezine gitmişti. Köseoğlu, TMO yetkililerine üreticiye kolaylık gösterin, demişti. Ayşe hanım, talimat vermesine verdi ama görünen o ki, dinleyen yok!

Çöpten ayakkabı
topladılar!

Hasan Basri Çelik, önceki gün Kahramanmaraş Caddesi’nde Ziraat Bankası’nın bahçesinin önünde kaldırımın kenarında çöp konteynerinin yanında gördüğü manzarayı fotoğrafladı ve şöyle dedi;
‘Trabzon Maraş Caddesi akşam saatleri. Ziraat Bankası önü. Ekim ayının son günü. Çöp konteynerinin içinde ve kenarından karton kutularda kadın-çocuk ayakkabıları. Eski veya defolu ayakkabılardan çocuğuna bir çift ayakkabı elde etmeye çalışanları görünce gözlerime inanamadım. Ülkemi, şehrimi, insanlığımı da sorguladım’
Başkan Çelik
‘vicdan’ diyor!

Hakkı Emiroğlu geçenlerde Düzköy Belediye Başkanı Abidin Çelik’le sohbet etti. Çelik, dertli mi dertli. Çelik şöyle dedi:
‘Trabzon Büyükşehir belediye başkanı yanına Akçaabat kaymakamı ve belediye başkanını almış basın toplantısı yapıyor. 3.5 yılda 120 bin nüfuslu ilçeye 154 milyonluk yaptık diyor. Büyükşehir Belediye Başkanı 3.5 yılda Düzköy’e kaç milyonluk yatırım yaptı bir de onu açıklasa’.
***

1964-1969 Demirel hükümetinin performansı her alanda zirvedir. Sonucu 12 Mart oldu. Ondan sonra başka bir Demirel vardır. Ehalinin istediği Demirel "kim kaç lira verirse 5 fazlası" diyen bir Demirel. Demirel gizemi erken çözdü ve çok sevildi. (Kemal Üçüncü)
***

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar