İsmail Kansız

İsmail Kansız

OY TRABZON TRABZON

Sabah kalkıyoruz, Trabzon... Akşam yatıyoruz, Trabzon. Öylesine âşığız işte...

Sevmemek mümkün mü? Efendim tarihi 4000 yıllıkmış, yeni buluntularla 6000’e çıkıyormuş... Mazimiz çok eskiye dayanırmış...

Fatih fethetmiş, Yavuz valilik yapmış, Kanuni doğmuş, Atatürk üç kez ziyaret etmiş...

Kadim bir şehirmiş. Venedikliler, Cenevizliler, Türk boyları Çepniler, Kumanlar, Kıpçaklar, Selçuklular, Akkoyunlular ve de Romalılar, Komnenoslar, son Türk imparatorluğu Osmanlılar, bu kentin dağlarında kıyılarında surlarında hakimiyet kurmak için mücadele etmişler... Türk yurdu Trabzon'da milli mücadelenin planları da yapılmış.

Dünyanın en eski kentlerinden biriymiş... Tarihi yansıtan, surları, camileri, türbeleri, manastırları, kiliseleri, çeşmeleri, köprüleri, yolları, eski mahalleleri varmış.

Doğası da çok güzelmiş... Denizi harika, kumu simsiyah, yaylaları on doktora bedel, köyleri verimli, yağlı sütü, yayla çiçeği kokulu tereyağı, lezzetli etleri ve de dünyada hamsinin eşi benzeri yokmuş... Ekmeğinden bir dilim yiyenin hepsini yiyesi gelir, peynirli kıymalısını tatmayanın ağzının tadını bilmediği söylenirmiş...

Balıkları çeşit çeşit, boyu ufak ama lezzeti çok büyük, hamsisi de dillere destanmış...

Futbol geçmişi yüzyılı aşan kentin bir de Trabzonspor'u varmış... Şampiyonluklar yaşamış... Son senelerde çelmeler takılıp biraz tökezlemiş...

Sanatı, sanatçısı, şairi yazarı, çizeri, ressamı da bolmuş...

Bütün bunlar varmış, varmış da...

Denize girilecek sahili,

Oyun oynanacak parkı,

Serinlenecek yeşili,

Tarihini sergileyecek mekânları,

Yazarının eserini sahneleyecek yeni, modern tiyatro binası,

Her türlü kültürel etkinliklerin sorunsuzca yapılacağı kültür merkezi,

Ressamının eserini sergileyecek sanat galerisi,

Amatörün futbol oynayacak sahası,

Yaylasında hayvanını otlatacak merası,

Denizinde avlanacak balığı,

İşsizini işe sokacak fabrikası,

Tarihini koruyup kollayacak planlaması,

Şehrin tarihi karakterini koruyacak azmi,

Kadim şehre yakışacak imarlaşmayı düzenleyecek planı,

Turizmi geliştirmeye yönelik toplu bir anlayışı,

Çok yapılan yolu, köprüsü  varmış ama şehir içinde rahatça gezilecek yolu,

Tarihi çeşmeleri bolmuş ama su içilecek durumları, yokmuş…

Mesela balığı yokmuş, ama modern balıkçı barınakları çokmuş,

Yaylada ineği yokmuş ama donanımlı villaları çokmuş,

Vaadi varmış, lakin tren yolu yokmuş...

Raylı sistem konuşulur ama ne gerek varmış, çünkü dolmuşu çokmuş...

Denizi varmış, ama deniz ulaşımı yokmuş.

Evliya Çelebi'nin anlattığı Trabzon'a ait güzellikler bir yana bahçesinden bir mor sümbül dahi sarkan çiçekli evler de yokmuş... Ama beton mekânları çokmuş...

Peki ne varmış?

O kadar da değil...

Mesela her şeyi bilenleri de çokmuş...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.