11.01.2022, 10:12

Özkan Sümer’le Röportaj-1

Biz ne yazık ki hayattayken önem veremediklerimizin değerini kaybettikten sonra anlayan bir toplumuz. Üzgünüm hemen hemen hepimiz öyleyiz! O insan yaşarken bize sıradan gelir; ancak kaybettiğimizde o insanın değeri anlaşılır.

Hep geç kalmışlıklar sonradan ortaya çıkar. Düşüncesizce yapılmış davranışlar, sonradan kafamıza dank eder. Bir şeyleri düzeltmek için geç olduğunu fark ederiz; ama iş işten geçmiştir artık.

İşte, benim de pişman olduğum konular arasında sağken Özkan Sümer ile neden bir söyleşi yapmadığım geliyor; ancak iş işten geçtikten sonra aklıma gelmesiyle de içim içimi yiyor.

Bu amacımdan da vazgeçmeyeceğimi de kendi kendime telkin ediyordum ki Sayın Hasan Al’ın yazdığı “Kendini Yaratan Adam Özkan Sümer” kitabını okuduktan sonra bu amacımı gerçekleştirebileceğimi fark ettim. Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ederim.

Özkan Hocam, çocuk için bir top nedir?

"Mutlu olabileceği, kendini tanıyabileceği, kişiliğini geliştirebileceği, ilişki kurmayı öğrenebileceği, direncini büyütebileceği; sevgi, saygıyı ve sorumluluk almayı öğrenebileceği bir dünyadır."

Çocukların futbol eğitiminde bilinmesi gerekenler nelerdir?

"Çocukların dümenleri, frenleri, sınırları yoktur. Sahip oldukları enerji, merak, heyecan ve hayalleri vardır. Bir çalışmanın geliştirici olabilmesi için bir ruhu, amacı, heyecanı ve mesajı olmalıdır. Çocukları bulunduğu yerde değerlendirin; bulunduğunuz yerde değil! Çocuklar sizin için değil, siz çocuklar için varsınız! Yaşamı, mücadeleyi öğrenmeyen çocuk gelişemez."

Hocam, bir oyuncunun gelişmesinde öncelik nedir?

"Oyuncunun kendini tanımasının çok büyük etkisi vardır. Ancak gelişimin bir süreç gerektirdiğini bilmeliyiz ve bu sürecin iyi bir şekilde sonuçlanmasında o kişinin bilinci, istenci ve sabrının yeterli olması gerekir. Bir oyuncunun yüreği yetersizse, yeteneği hiçbir şeye yaramaz. Yetenek, tutkulu çalışma kararlığına sahip olmaktır. İrade gücüyle yapılan antrenmanda her şey gelişir."

Özkan Hocam, çocuğun bir hayali olduğu gibi çalıştırıcının da bir hayali var. Bu durumda nasıl bir yol izlenmelidir?

"Çalıştırıcının hayaliyle çocuğun hayali aynı olması zaten düşünülemez. Bir çocuk, çalıştırıcının hayaline hizmet etmemeli; çalıştırıcı çocuğun hayaline hizmet etmelidir."

Anladım hocam. Bazen çocukların cesaretlerini kaybettiklerine şahit oluyoruz. Nedeni ne olabilir?

"Bir çocuk anlaşılmamaktan ve aşağılanmaktan korktuğu için teşebbüs ve iletişim cesaretini kaybeder. Onlar bizim çocukluğumuzun dışında bir çocukluk yaşıyorlar."

Bana daha kırılganlar gibi geliyor. Ne dersiniz hocam?

"Bir çocuğu değerlendirmede onun yaptığını değil, potansiyelini görmek ve onaylamak, onun yolunu açmak demektir. Onaylamak, onun özgürlüğünü vermektir. Kendine güvenini pekiştirmektir. İçsel güçlenmeyi desteklemektir. Hatalarını gelişim basamakları olarak görmektir. Yaratıcılığını yüreklendirmektir. Çocukların bulundukları andaki zayıflıklarını, yetersizliklerini ve yanlışlarını değil; taşıdıkları potansiyeli bilmeliyiz."

Hocam, çocukların öğrenme konusunda da bir şeyler söylerseniz memnun olurum.

"Önce onlara neler öğretebileceğinizi öğretin. Sonra onlara neler öğrenebileceklerini öğretin. Nihayetinde de yaşamın bir öğrenme yolculuğu olduğunu öğrenmelerini öğretin. Çocukların gerçek öğretmeni oyundur. Çocukların gelişiyor olması için önce eğleniyor olması gerekiyor. Çocuklar için hiçbir geliştirici değer neşeleri olmadan sağlanamaz. Çocukların becerilerini geliştirmek istiyorsanız onlara iki şey vermelisiniz. Birincisi hata yapma hakkı... İkincisi de heyecan duymaları... Bir çocuğun potansiyelini tam olarak kullanabildiği an, eğlenerek bir şey yapma halidir."

Hocam, şimdi aklıma geldi. Çocuklara gelişim yeteneğini nasıl kazandırabiliriz?

"Çocuklara gelişim yeteneğini kazandırabilmek için kalplerini tutkuyla, düşüncelerini doğruyla, ruhlarını coşkuyla doldurmanız gerekir."

Hocam, bazı insanlar 'Yıllardır hiç değişmedim!' derken bunu bir övünç kaynağı olarak gösteriyorlar. Sizin bu konudaki düşüncenizi öğrenmek isterim.

"Bir insan 'Ben yirmi yıl önce neysem, bugün de oyum! diyorsa bu bir övünç değil utanç olmalıdır. Değişmeyen insanlar yaşayan fosillerdir. Hiç kimse kendisini kendi gözüyle göremez. Ancak akıllı insan kendini özbilinciyle tanır."

Etkili bir değişim için neye ihtiyaç var?

"Bir insanın değişim ve gelişim gösterebilmesi için öncelikle zihinsel engelleri aşmalı ve suçluluktan arınmalıdır. Bu etkiyi yaratacak insanların da kendileri ile olmaları yanında bir empati yeteneğine sahip olmaları gerekir. Etkili bir değişim için öncelikle uyanmaya, aydınlanmaya, arınmaya ve cesaretle yola koyulmaya ihtiyaç var."

Sorular bana, cevapların tamamı Özkan Sümer'e aittir.

(Devamı haftaya salı)

Kaynak: Kendini Yaratan Adam Özkan Sümer, Hasan Al.

(Lütfen bu kitabı alıp okuyun! Neden mi? Çok şeye şahit olacaksınız.)

Yorumlar (0)