Pandemi

Dünyayı sarsan korona salgını, ülkemizde yeniden baş göstererek, hükümetin yarattığı sanal başarı öyküsünü sonlandırdı...

Aslında pandemi hiçbir zaman yavaşlamamış, etkisini ve hızını kesmemişti... İktidarın yarattığı sahte iyimserlik ve başarı öyküsüne kapıldı halkımız...

Gerçi yaratmaya çalıştıkları "korona ile mücadelede en başarılı ülke biziz" algısı, "Türk'e Türk propagandası yapmak"tan başka bir anlam taşımıyordu... Almanya'dan İngiltere'ye, Rusya'dan Ukrayna'ya kadar hiçbir yabancı ülke bu duruma inanmamış, vatandaşlarının ülkemize gelmelerini engellemişti.

Başlangıçta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın samimi, kendinden emin, görevini titizlikle yapan bakan görüntüsü, her ne kadar Türk Tabipler Birliği'ni ikna etmekten uzaksa da, halka güven veriyordu...

İlk foyaları Aytaç Yalman olayında ortaya çıktı.

Bir zamanların Kara Kuvvetleri Komutanı, Milli Güvenlik Kurulu üyesinin Covid-19'dan ölümü bile halktan gizlenmişti. Koskoca komutanın hastalığını kamuoyundan saklayanlar, daha kimleri saklayamazdı ki?

Korona önlemleri de, ciddi hükümet uygulamasından çok, "Nasrettin Hoca'nın Türbesi"ne benziyordu. Halkın sağlığından ziyade ekonomik kaygılar öne geçmişti...

Belirli yaş gruplarına uygulanan dışarı çıkma yasakları, virüs tatil günleri bulaşıyormuş gibi yalnız hafta sonları için uygulanan tahditli sokağa çıkma, şehirler arası irtibatı kesmek gerekirken uçak biletlerinde indirime gidilmesi, maske dağıtımının bir türlü becerilememesi, bunların başlıcalarıydı...

Hele, yalnız 2 saat öncesinden sokağa çıkma yasağı duyurusu yapıp, insanları marketlere yığmaları, tam bir beceriksizlik ve iş bilmezlik örneğiydi... Biliyorsunuz tepkilerden dolayı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, istifanın eşiğine gelmişti...

Pandemi uzmanlarını, Türkiye'nin en büyük sağlık örgütü Türk Tabipler Birliği'ni dinlemek şöyle dursun, bakanlık bünyesindeki Bilim Kurulu'nu bile dinlemediler.

Amaçları her şeyi oya tahvil etmek olunca, ülkeye hayali başarı öyküsü ile birlikte sahte iyimserlik, rahatlık, rehavet havası yaydılar...

Pandemi politikaları tam bir "Saldım çayıra Mevlam kayıra" politikasına dönüştü...

O kadar "vurdumduymaz"dılar ki, Ayasofya'da toplu namazı bile, sanki başka zaman yokmuş gibi, pandeminin tam ortasına denk getirdiler...

İnsanlar tatile çıksın, turizm canlansın diye, üniversite sınavlarını öne çektiler...

Hükümetin önlemleri, ciddiyetten uzak, "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" dedirtecek cinstendi... Pandemi politikalarını Nasrettin Hoca'nın Türbesine benzetmem de ondan zaten...

Koronaya rekor kıran işsizlik, katlanan dış borç, yüksek enflasyon, üst üste gelen şirket iflaslarıyla yakalanmıştık. Kimse hükümetten bir Almanya, bir Kanada gibi davranmasını, halkına dönüp; "Evinizden çıkmayın, biz tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacağız" demesini beklemiyordu elbette...

Ama böylesine akıl ve bilim dışılık, böylesine rahatlık, böylesine vurdumduymazlık, böylesine iş bilmezlik de beklemiyordu...

Türk Tabipler Birliği'nin uyarılarına rağmen " normalleşme"yi erken başlattılar.

Korona ile mücadelemiz tam bir "imam cemaat" ilişkisine döndü.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, ancak matematik uzmanlarının anlayabileceği şu açıklamasına bakınız:

"Türkiye'de vaka sayıları 1.3 oranında arttı... Şanlıurfa'da 1.7, Ankara'da 1.6, Diyarbakır'da 1.4 oranında artış oldu".

Burada bile; "Salgın, Ankara'da % 60, Diyarbakır'da % 40 Şanlıurfa'da % 70 arttı" demek yerine, akıllarınca "Şark kurnazlığı" yapıp, durumun vahametini halktan gizleme yolunu seçtiler.

Memleketin dört bir tarafından gelen haberler hiç iç açıcı değil... Patlayan vakalar, artan yoğun bakım sayıları, dolup taşan hastaneler...

Pandemi, TÜİK'in işsizlik, enflasyon gibi ekonomik parametreleri saklamasına, çarpıtmasına, olduğundan farklı göstermesine benzemez.

Söz konusu olan halkın sağlığıdır...

İhmale, ciddiyetsizliğe, verileri gizlemeye gelmez...

Ucunda ölüm var çünkü...

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum