PANDEMİ – III (TRABZONSPORUN LİDERLİĞİ)

   Daha henüz “normalleşme” gündemde dahi değilken birdenbire, “ligler 12 Haziranda başlayacak”, dedi, Futbol Federasyonu.

Bu kararı nasıl aldı, kimlerle konuşup da danışıp da böyle bir sonuca vardı, muallakta bir durumdu.

Gözler Sağlık Bakanlığına çevrildiğinde; “hayır” dedi. “Ben böyle bir karar vermedim. Bilakis, Bakanlığımız, Bilim Kurulunun dışına çıkmaz. Karar, özerk bir yapıya mensup olan Futbol Federasyonunun kendi kararıdır. Olur ya da olmaz onu ben bilemem”, dedi.

Bu sefer de Futbol Federasyonu, Sağlık Bakanlığından böyle bir karşılık alınca da topun kendi ellerinde kaldığını görünce de lafı hemen değiştirip, “efendim normal prosedüre göre bizim ligleri başlatma tarihimiz, 12 Haziran ama durum buna müsait verir mi vermez mi bilemeyiz. Sadece kendi düşüncemiz,” demesin mi?

Ama harıl harıl da ligleri 12 Haziranda başlatmanın hazırlıklarına giriştiler.Sormazlar mı o zaman adama sen bu kararı alırken kime danıştın da kimden icazet aldın ya da oynanabilirlik imkânları gördün de ligleri 12 Haziranda başlatabilme kararı aldın, diye.

Hesapsız kitapsız ve hiç de düşünülmeden alınmış bir karar.

Efendim, Avrupa’da ve dünyada bir çok ülke normalleşme sürecine girdi de kendi liglerinin başlamaları için tarih bile verdilerdi de, üstelik UEFA da bizden cevap bekliyor da bunun için ligleri başlatıyoruz falan filan.

Cak da cuk cuk…

Geçiniz bunları.

Bir kere bizim Futbol Federasyonu, şunu unutuyor.

Öncelikle pandemi ortaya çıktığı ilk andan itibaren Fransa ve İtalya hariç hemen hemen her Avrupa’nın bütün ülke topraklarında ağır bir karantina sürecine girildi.

Bu da tamı tamına en az 75 gün sürdü.

En son karantina kararı alan İngiltere’den bile senin ülkende bu süreç ancak bir ay sonra uygulanmaya başladı ve o da tam karantina değil kısmen belli zaman dilimleri arasında gerçekleştirilen sokağa çıkma yasağı türünde idi.Onlar birinci dalgayı atlattılar ve ellerindeki tüm kartları açtılar. İkinci ve sonraki gelecek olan dalgaları bekliyorlar.

Ama sen daha henüz birinci dalgada çan eğrisinde dahi zirveyi görmemişken nasıl böyle bir anda ligleri başlatma kararı alıyorsun.

Hayret doğrusu.

İkincisi, futbol maçlarının oynanabilmesi için takımların hazırlık kamplarına başlayabilmeleri ve normal kondisyon süreçlerini atlatabilmeleri için en az 45 günlük bir çalışma evrelerine ihtiyaç vardır. Üstelik bu çalışma programı da normal bir tatil süreci olmadığı için daha da uzayıp iki aydan önce takımların form tutmaları imkânsız.

Üçüncüsü, hadi takımlar kondisyonlarını hallettiler, maçlarını da oynayabilecek duruma geldiler, bu maçları nerede nasıl hangi şartlar altında oynatacaksın.

Bu şartlar dâhil hepsini, cak, cuklarla belirliyorsun.

Bu takımlar nasıl seyahat edecek?

Nasıl kamplara girecekler, maçlardan sonra hangi kontrol mekanizmalarını oluşturacaksın, maç içerisinde oluşabilecek yayılma ihtimalini nasıl önleyebileceksin…

Hiç düşünüyor musun bir müsabakadan sonra yaptığınız herhangi bir tahlilde eskaza, Allah göstermesin futbolculardan birinde ya da bir kaçında covid-19 pozitif çıktı.Ne yapacaksın?

Hadi diyelim bir takımın tüm futbolcularında komple Covid-19 pozitif çıktı.

O zaman ne yapacaksın?

Mesela Ankaragücü Futbol Takımı. Takım şu anda ligde kalma mücadelesi veriyor, oynanacak ilk maçta da kazandı bir anda kendini küme düşme potasının üstünde buluvermişken hooop bütün takımda maç sonrası covid-19 pozitif çıktı.

Takımı da aldınız 14 günlük karantinaya soktunuz.

E dediniz bir haftada 3 maç oynanacak.

Ne olacak şimdi? Ankaragücü, kalan maçlarına Paf takımıyla mı çıkacak, çıkıp da U19 gençleriyle mi oynayacak?

Ligler de devam ediyor can hıraş içerisinde….

Hadi çık işin içinden.

Bu haksızlık olmayacak mı? Bir takımı, karşısındaki diğer rakiplerine karşı dezavatajlı duruma düşürmeyecek misin? Bu hastalık, maç içerisinde oluşabilecek herhangi bir sakatlık ya da kas travması gibi bir şey değil ki sonucu ne olacağı asla kestirilemeyen ölümcül bir salgın…Bunun altından kalkabilecek misin? Bunun hesabını verebilecek misin?

Hadi geçtim tüm bunları, maçların seyircisiz oynanmasının nasıl bir görsel zevksizlik ve çirkinlik verdiğini görmedik ki oynattığın 26. Hafta maçlarında gördük.

Tüm bu olumsuzluklara ve felaket senaryolarına karşın bu maçları ille de oynatmanızdaki temel amaç nedir?

Niye zorluyorsunuz futbol takımlarını ve futbolcularını?

Tek bir amacınız var.

Öyle ya da bu şekilde ligler bir kez başlasın.

Sizler de biliyorsunuz ya da tahmin ediyorsunuz ki bu şartlar içerisinde başlattığınız lig en fazla iki hafta oynanır, daha da oynanmaz, oynanamaz.

Peki, bunu niçin yapıyorsunuz?

Sadece ve sadece tek bir umudunuz var. O da oynanabilecek bir ya da o iki haftada Trabzonspor’un puan kaybetmesini liderlikten inmesini diliyorsunuz, bekliyorsunuz.

Ancak o zaman şartlar tam da sizin istediğiniz duruma gelir ve ligleri de “tescil ettirebilirsiniz”.

Ama bunu yaparken ne futbolcuların sağlıklarını umursuyorsunuz ne de takımların kaybedecekleri futbolcularının değerlerini.Salgının ilk başladığı anda birkaç kişide covid-19 pozitif çıkınca, insan haklarından ve futbolcuların sağlığından başka hiçbir şey daha değerli değildir bu asla kabul edilemez, bu şartlar altında futbol oynanmasını isteyenler bizleri ölüme sürüklüyor diyenler için bugün ne değişti de liglerin bir an önce başlamasını istiyorlar.

Çünkü tek bir düşünceleri var: Bozulan, mahvolan kulüp ekonomilerinin ancak şampiyonlukla düzelebileceklerini bildikleri için ve bunu da asla Trabzonspor’a yedirmek istemedikleri için liglerin başlatılmasını istiyorlar.

Ha bu arada; maçlar başladığından beri bir “Damat” esprisiyle Trabzonsporun devlet bakanlarınca korunduğunu, kollandığını ve şampiyon yapılmak istendiğini söylediniz hep bir ağızdan.

Haftalarca aldığımız her haklı puanlarda devamlı bir algı oluşturup Bakan Damat Beyce korunduğumuzu yayarak aldığınız her haksız puanlarınızın üstünü örtmeye çalıştınız. Defalarca haksız yere hakemlerin suiistimaline uğrayıp da kaybettiğimiz her alın teri puanlarımızı dahi görmezden geldiniz, buna rağmen de “Damat, Damat” deyip durdunuz.

Gerçekten öyle bir durum olsaydı eğer şartlar ve durum şu anda tam da Bakan Damat Beyin istediği nitelikte değil mi?Bakan Damat Beyin ve diğer bakanların haksız bir şekilde Trabzonspor’un şampiyonluğunu temin etmek gibi düşünceleri olsaydı eğer şu an tam da onların istediği gibi bir durum oluşmuş durumda.

Sağlıktı, salgındı, kontrol ve ehemmiyet önemli diyerek Ligler tescil edildi ve de Trabzonspor da şampiyon diyerek kestirip atsalar kim ne diyebilecek? Kim karşı koyabilecek?  Kim ses çıkarabilecek?  Futbolcu sağlığı ve salgın durumundan tüm ligleri bu şekilde tescil ediyoruz deseler, hadi bakalım ağzınızı açıp da bir laf edebilecek misiniz?

Oynatmıyoruz kardeşim, bitti, deseler ne diyebileceksiniz?

Kuzu kuzu kabul edeceksiniz.

Sizi gidi sizi..

Sizler var ya sizler…

Biz sizleri çok iyi biliyoruz, iyi de tanıyoruz.  O yüzden de bize kahramanlık masallarından bahsedip de haktan hukuktan, erdemden dem vurmayın.

Siz de çok iyi biliyorsunuz ki futbol bir daha uzun süre, en az altı ay Türkiye’de oynanamaz ama ne yazık ki bütün planlarınızı Trabzonspor’un liderliği bozuyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.