Paranın gücü veGümrükçüoğlu’nun konvoyu!

Gümrükçüoğlu için Trabzon Havalimanı’nda havalı ve de gösterişli bir karşılama töreni düzenlendi.

AKP Trabzon il teşkilatı, tüm ilçe teşkilatlarına yazı yazarak havalimanına davet etti.

Her ilçe teşkilatı 10’ar 20’şer araçlık konvoyla havalimanına gelecek.

Gümrükçüoğlu’nu takip eden Özgür Özdemir; havalimanında, sayım yapmadığını, ancak, birkaç yüz araçlık bir konvoy oluştuğunu, konvoyun Moloz kavşağında dağıldığını ve kent içerisinde iki saati aşkın turun beklendiği gibi coşkulu geçmediğini söyledi.

Özgür Özdemir; havalimanında tezahürat yapan gençlerin hemen hepsinin taraftarlar derneklerinden getirildiğini vurguladı.

Özdemir, havalimanındaki kalabalığın büyük çoğunluğunun ilçelerden geldiğini kaydetti.

AKP’nin eski ve yeni yöneticilerinin çoğunun havalimanında olmadığı gözlendi.

Başkan aday adaylarından Ergin Aydın ve eski il başkanları karşılama törenine katılmadı.

İl genel ve belediye meclis üyelerinin de önemli bir bölümü havalimanına gelmedi.

Milletvekillerinden Asım Aykan ve Cevdet Erdöl havalimanında idi.

Gümrükçüoğlu’nun konvoyu, havalimanından hareket ettikten sonra çok yavaş bir şekilde kentte doğru yola çıktı. Konvoyun yavaş gitmesi, arkadan gelen araçların da konvoya katılmalarını sağladı.

Konvoy Moloz Mevkii’ne geldikten sonra dağıldı.

Trabzon dışından ve ilçelerden gelen araçlar ayrıldıktan sonra konvoyda az sayıda araç kaldı.

Gümrükçüoğlu, kenti bir baştan bir başa kat etti. Gazipaşa yokuşundan sonra yürümeyi tercih etti.

Trabzon kent merkezindeki seçmenin büyük çoğunluğu öğretmen, doktor,  sağlıkçı, memur, işçi, emekli vs. Yani çalışan!

Partili dışındaki Trabzonlu, Pazar günü erken saatlerde, havalimanına giderek herhangi bir parti liderini, adayını karşılamaz.

Anlatılanlara bakılırsa dünkü manzara da bu şekilde imiş! Havalimanına gelenler bindirilmiş kıta imiş!

AKP yalnız Trabzon’da değil Türkiye’nin dört bir yanındaki il ve ilçelerde kesenin ağzını açmışa benziyor.

İktidarda olan partiler, seçimlerde dünden bugüne genelde aynı işi yaparlar.

Bu olayı AKP ile özdeşleştirmek doğru değil.

İmkanı ve parası olan seçimi kazanmak uğruna ne gerekiyorsa onu yapıyor.

Kamuoyu anketlerinde, seçmenin önemli bir kesiminin kararsız olduğu görünüyor.

Önümüzdeki süreç kararsız seçmenleri etkileme ve yönlendirme açısından çok önemli.

Bu süreci hangi aday ve parti iyi kullanırsa, seçimlerde büyük avantaj elde eder.

Trabzon Belediyesi AKP açısından büyük önem taşıyor.

AKP ve adayı Orhan Gümrükçüoğlu, Belediyeyi kazanmak için çok yönlü bir çalışma içersine girecek.Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak ile milletvekilleri de başkan adayı gibi koşuşturacak.

AKP’nin yaptırdığı kamuoyu anketlerinde mevcut başkan Canalioğlu önde görünüyor.

AKP toparlanır ve tam kadro seçime asılırsa, tablo değişebilir.

O nedenle bu aşamada, şu veya bu adayın banko kazanacağını söylemek çok zor!

 

CHP’deki manzara!

 Önceki akşam CHP il merkezinde idik.

İskele Caddesindeki parti il merkezinin koridorları, odaları tıka basa dolu.

CHP il merkezinde yıllar sonra belki de ilk kez böyle bir kalabalık yaşanıyordu.

Yıllardır partiye uğramayan CHP’liler, partide.

Herkesin yüzü gülüyor!

Anavatan Partisi’nden gelenler ikişer üçerli gruplar halinde kendi aralarında konuşuyor.

CHP il Merkezini dolduran kalabalık içersinde en genci belki de merkez ilçe başkanı Murat Özçilingir’di. Bir de partili bayanlar!

CHP’deki partililerin büyük çoğunluğu, 12 Eylül öncesinden bu yana siyaset yapan insanlardı.

CHP’de yeni nesil yok denecek kadar az!

CHP’li babaların çocukları bile ortalıkta görünmedi!

İktidar alternatifi olduğunu söyleyen bir partinin gençlik teşkilatı olmaz mı?

Eğer var deniyorsa? Nerede?

Anavatan ve diğer partilerden CHP’ye katılanlar, CHP’deki değişim rüzgarından, Genel Başkan Deniz Baykal’ın söylemlerinden çok, AKP’ye olan kızgınlık ve Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu’nun vatandaşla olan diyalogundan bu tercihi yaptıklarını söylüyorlar.

Bu tablo, ülkenin hemen her bölgesinde yaşanıyor.

AKP’ye kızan, AKP politikalarını eleştirenler, güçlü gördükleri partiye yelken açıyor.

Kimi yerde MHP’ye, kimi yerde DP’ye, kimi yerde de CHP’ye destek veriyorlar.

CHP genel merkezi ve il yönetimleri partiye katılan ve oy verecek olan bu kitleleri, bünyesine alır mı?

CHP il merkezindeki hava ve tavırları göz önüne aldığımızda bu iş biraz zor olacak gibi!

Çünkü, CHP’nin ‘köktenci’ aristokratları veya kendilerini vazgeçilmez olarak nitelendiren ve partiyi yönlendiren ağır topları; etkileri, güçleri ve saltanatları ortadan kalkacak diye bu işe geçit vermemeye çalışacaklar.

Aslında, bunun örnekleri de yaşanmıyor değil!

Mesela; Belediye Meclisine girme yarışı!

2004 seçimleri öncesi aday bulamayan partiye, bugün onlarca yüzlerce kişi başvurmuş!

Başvuranların üç- beş istisna dışında hemen hepsi ganimet ve koltuk peşinde olan partililer!

Hemen herkesin gerekçesi ; ‘Biz yıllardır bu partideyiz’…

CHP, geçmişten gelen bu döngüyü kıramadığı müddetçe toplumu kucaklayamaz!

Bu döngü; il yönetimlerinden çok genel merkezin açılım politikaları ile kırılır.

Çarşaf açılımı bu olayın bir simgesi olabilir!CHP, bu açılımı çarşafla sınırlandırmamalı.

MHP’nin; bu konuda CHP’den daha ileride olduğunu söyleyebiliriz.

CHP’nin; Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu ile yakaladığı ivmeyi sürdürüp sürdüremeyeceğini önümüzdeki süreçte göreceğiz.

 

Fatoş ablanın sitemi!

 Trabzon’un, Ankara’daki elçisi, yüzakı, delikanlısı olarak bilinen, tanınan ‘Fatoş Abla’ ile ilgili iki satır yazı yazdım.

Fatoş Abla’nın bizim mahallenin kızı olduğunu, annesine mahallede ‘Tellal Asiye’ dendiğini yazmıştım.

Fatoş Abla ile ilgili bilgilerin önemli bir bölümünü Trabzon’un bir dönemler ünlü kalecisi olan Nam-ı değer, ‘Hantal İbrahim’ ağabeyimizden almıştım.

Yazının yayımlandığı günün akşamı Fatoş Abla aradı.

Önce; ‘Hasan kardeşim senin delikanlı, dik duran bir kardeşimiz olduğunu öğrendim. Sen benim için neler yazmışsın. Ben kimin kızıymışım. Sana yakıştıramadım. Benim annemin adı Asiye değil Aslı. Tellal yazmışsın. Ayıp değil mi?’

Fatoş ablanın sitemlerinin ardı arkası kesilmiyordu.

Bizi, adeta bombardımana tutmuştu.

-‘Ablacağım, kötü bir şey yazmadım. Sizinle de konuşmuştum. Size falan yerde oturduğunuzu söylemiştim. Siz de ‘evet’ demiştiniz’

‘Evladım, o esnada yanımda biri vardı. Ne söylediğini duymadım, ‘evet’ dedim. Abla, siz ‘tellak’ ile ‘tellal’ı karıştırdınız. Ben ‘tellal’ yazdım. Eğer bir yanlışlık yapmışsam özür diler, düzeltirim. Siz, Trabzonluların yalnız Ankara’da değil tüm Türkiye’deki aydınlık yüzüsünüz.

Size karşı bir eylemimiz, kötü sözümüz olabilir mi? Biz, sizin nasıl bir mücadele verdiğinizi çok iyi biliyoruz’.

-‘Kardeşim, benim annem Topraksu’dan emekli. Annemin adı Asiye değil Aslı. Annem senin yazdığın gibi bir iş yapmadı. Yenicuma’da doğdum, Sotka’da oturdum. Babamı genç yaşta kaybettim. Ortaokulda okurken mandolin çalmayı öğrendim ve kurs verdim. Öğrencilerimden biri Şadan Eren’dir. Lise’de okurken iğne vurmayı öğrendim. Boztepe’de 250 krş. İğne vurdum. Trabzon Lisesi’ni bitirdikten sonra Ankara’ya geldim önce Hacettepe Tıp’a girdim. Oradan ayrıldım. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünü bitirdim’

-‘Abla, hayat hikayenizi internet sitenizde okudum. 1972 yılında Özel Fatoş Abla kreş ve Ana Okulu’nu açtınız.  Kolunuzdaki zincir bileziklerdeki 7 altın lirayı 1150 liraya bozdurdunuz. Küçükesat’ta 1100 liraya bina kiraladınız. İşe başladınız.  1971-73 yılları arasında okulun işcisi, aşcısı, hizmetçisi idiniz. Bugün, binlerce öğrencisi, onlarca öğretmeni, çalışanı olan bir eğitim kurumunun patronusunuz. Açıklamanızı aynen yayınlayacağım’

‘Hasan sana bir Temel fıkrası anlatayım, onu da yaz’

-‘Olsun abla anlatın’

‘Temel, baldızına aşık olmuş. Gece- gündüz baldızını düşünüyor, baldızını hayal ediyormuş.

‘Fadime ölse de baldızı mı? alayım’ diyormuş. Mahalle kahvesinde otururken, komşusu İdris tık nefes yanına gelmiş. ‘Temel, sizin evde gürültü var. Herkes ağlıyor. Biri öldü herhalde’ demiş. Temel, kendi kendine ‘oh be Fadime öldü, baldızı aldım’ diyerek eve koşmuş. Kapıdan içeri girmiş. Bir de bakmış ki, ‘baldız’ ölmüş.’

-‘Abla teşekkür ederim’.

Fatoş Abla’nın sitemi, ‘okkalı bir sitem’ oldu!

Bu memlekette yeter ki Fatoş Ablalar çoğalsın, biz okkalı sitemlere razıyız!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.