07.12.2021, 10:00

paşa hamamı…

sokağa ve insana değmeyen kişinin ne anısı olur ne de geleceğe izi

hafta sonları genelde yürümeyi yeğlerim

belki yol üstünde çocukluğumdan kalma bir tanıdığa rastlarım da geçmişi yâd ederiz diyedir

her günün aksine bugün kendimi ‘pazarkapu’ mahallesi’nden moloza doğru salmak geldi içimden

öyle de yaptım

artık geçmişi parmak ucuyla göstermeye başladığımı duyumsadım

ve gittikçe acımaya başladı parmak uçlarım

sitelere hapsolunan çocukların geleceğe anlatacak neleri kalacak ki?

tarifsiz bir ah! ile iç geçirdim

öyle ya? mahalle kültüründe yaşayan çocuğun bir eli insana diğer eli konu komşuya değerdi

şimdi marketler örtüyor yokluğun kirlerini

bir türlü bitmedi pazarkapu mahallesi

ne kadar da çok tanıdık dostum varmış bu mahalleden ya! diyerek şaşkınlığımı gömdüm şimdinin moloz yığınlarının arasına

her ara sokağından denizi şıppadanak görünürken büyük bir sihirbazlık gösterisiyle kaybettiler koskocaman denizi iyi mi?

ulan helal olsun be! dedim içimden

içimden dedim ha! lütfen yanlış anlamayın kih! kih!

***

çocuk yuvası binasının yıkılarak yerine kondurulan kaymakamlık ve de gerekse ortahisar belediye binasını görünce içim titredi

orada yetimhane vardı

küçükten büyüğe boy boy çocuklar gelip dikiliverdi gözlerimin önüne

içlerinde tanıdığım arkadaşlarım da vardı

çünkü bir üst mahalle olan çifte hamam mahallesindeydi bizim evimiz

sur dibinde yenikondu dükkânları görünce kih! kih! güldüm

doğu batı sentezi gibi ya da üstü mumhane altı şişhane

ulan bu hangi çağın ürünü hangi çağın anlayışının mahsulü? demekten de alamadım kendimi

hiçbir şeyden anlamayıp sadece paranın dışında hiçbir etik değerle de bağı olmayan sürü birlikteliği

güya bugün pazar ve ben bugün hiçbir şeye de burnumu sokmayacaktım

***

ara sokaklardan sızarak çarşı camiinden kemeraltı istikametine doğru meydana çıkacakken bir anda kendimi paşa hamamı önünde buldum

25-30 yaşlarında karayağız bir uşak elinde çay ve sigara günün sessizliğini bozarak tek tük gelip geçene başıyla selam sabah yaparak devir daim etmekte gününü

ben de öylesine başımı ona doğru çevirerek göz göze gelince merhabalaşırken birden;

-merhaba abi, sen iyi bir insana benziyorsun dedi

-nereden anladın iyi bir insan olduğumu?

herhangi bir yanıma yöreme yazmıyor ki iyi insan olduğum?

derken laf lafı açtı

kimsin nerelisinden girdik söze

birbirimize tanışıklık verdikten sonra içimdeki hamam özlemi depreşti

ne o öyle saçma sapan kutuların içerisine kendini hapsedip yundun mu boğuldun mu temizlendin mi anlayışı

başının dışında ne sırtına kese vurabiliyorsun ne de arınabiliyorsun

az yıkandın çok su tükettin ocak söndü bir sürü çağ problemi

oysa hamam öyle mi?

döktükçe döküyorsun sıcak suyu başından aşağı

zıvanadan çıkan kurna gibi oluyor için-dışın

yetmişli seksenli yıllardaki hamam kültürü canlandı gözlerimin önünde

elimde de hiç malzeme yoktu

sabun şampuan lif kese sabunluk falan

gerçi hâlâ şampuan kullanmam

eski sabunların o mistik kokusunu iliğime kadar duyumsamak isterim

üç tekbirle saldım kendimi içeri

tokatlının sevecen ellerine kendimi teslim ettim

ancak uyarmadı da değil beni

e ben de ona dedim ki;

sicim gibi çıkan kirleri ver de evde sökükleri dikeyim kih! kih!

o işin felsefi kısmına girdi

bense işin dalgasında

ılık bir duş alıp saunaya girmemi öğütledi

kugar gibi 61 kilocuk naçiz bedenimi soyup peştamalla hamamın içerisine salına silkelene girdim

birkaç kişiden başka kimsecikler yoktu

başımdan aşağıya biraz sıcak su dökündükten sonra saunaya girip kurbanlık koyun gibi tokatlıyı bekliyordum

işte vücutta gram yağ olmayınca sıcaklığın zoruyla biraz terledim

***

artık hamamcının meşakkatli kollarındayım

evirip çeviriyor beni

bütün kemiklerimi saydırdı

ulan zaten kemiklerim üç gündür yemek yememiş uyuz iti gibi sayılıyor biraz yavaş dediysem de ıh ıh

hamamcı tınmıyor

başka havalardan dem vuruyor

sonrasında dayanamayıp bak kardeşim;

farz et ki 61 kilo olan sevdiceğini keseleyip sabunlayıp yunuyorsun kih! kih!

ula kıracaksın kemiklerimi!

birazcık daha nazik davransana!

her ne kadar askerliğimizi komando olarak yapmışsak da o kaldı ta 1982 yılında.

abi sen de amma da acıya dayanıklısın ha!

çoğu kişi hemen müdahale eder

kerhaneden kadın çıkarma ritüelinde olduğu gibi bütün kirlerimi dökerek paşa hamamının içine yeni bir kimlikle saldım kendimi insan pazarına

***

bir kentin olmazsa olmazlarından birisidir ya da önceliğidir hamam kültürü

hemen hemen hepsi de trabzon’un birbirine yakın merkez mahallelerinde konuşlanmıştır

atapark’ta atamanların fırının arkasındaki hamam hariç hepsinde de kirlerimizi döktüğümüz vardır

şimdilerde ticaret borsası’nın arkasında sekiz direkli

öncesinde virane halindeydi burası

trabzon’un en büyük camisi olan çarşı camiinin arkasındaki paşa (iskenderpaşa 1530 yıllarda yapılmış) hamamı

kuzey kapısı erkeklere güney kapısı iç sokakta kadınlara

meydan hamamı şimdiki suluhan’ın tam karşısında kuzey kapısı erkeklere iç sokakta batı kapısı kadınlara

çifte hamam mahallesi’nde sokağa bakan batı kapısı erkeklere ki aynı zamanda bu sokak;

kentin sur bitiminden sonra ortahisar mahallesi’ne açılan kale kapılarından birisinin olduğu yerdi ve iç sokakta olup batı kapısı erkekler güney kapısı da kadınlar içindi

şimdilerde tamamen yola katılıp yeller esmekte yerinde

hacı kasım camii’nin tam karşısında fatih hamamı

haftanın belirli günlerinde sanırım perşembe günleri kadınlara

eskilerin söylemine göre çömlekçi, boztepe ve yenicuma semtlerinde de hamamlar varmış ama ben kadastral olarak nerede olduklarını bilmiyorum

tarihçiler inceleyip araştıracak olsalar mutlaka bileceklerdir kanısındayım

nasıl ki kiliseler varsa o kadar da hamamın olabileceği sadece benim kişisel kanaatimdir

kent merkezinde on altı kiliseden söz edildiğine göre bu tahminde de yanılmış olmayabilirim

***

bir kentin renkleriyle güzel olabilmesi için geçmişten günümüze gerek ırksal ve de gerekse inançsal renklerini ne yazık ki taşıyıp gözetip koruyamadık

doymak bilmeyen arsız yüzsüz bir ‘vandalizm’ sayesinde hâlâ perişan edilip yok edilmekte

***

‘eski türklerde akan su kültürü vardır...’

tüm çirkinlikleri ve kötülükleri su temizler çünkü

hıdrellezde denize tuz atılması görülen kötü rüyaların suya anlatılması sadece suyun kutsallığı için iki örnek olup tamamen şamanist inancın gereğidir

tüm canlıların da suya gereksinimi olduğunu düşünüp suya saygı duyalım

***

29 aralık 2019

kemeraltı…

(not: fotoğraflar paşa hamamı instagram sayfasından…)

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 18 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
10
parçalı bulutlu