RAMAZAN VE İSLAM DÜNYASININ ACI GÖRÜNTÜSÜ

İBADET SALT HAREKET OLARAK YAPILIRSA
Bir caminin duyuru panosuna asılan ilginç duyuruyu internet ortamında paylaştık. Çok güzeldi. Özetle anımsatalım. Önce İslam ahlakı anlaşılmalı sonra bunu pekiştirmek için ibadet. Yoksa namaz kılan yalancı, acımayan, yardımlaşamayan oruç tutan, yine aynı duygularla zekât veren tabii artık mallarından ve alışverişe gitmek için hac yapan ve tekbir getirerek boğaz kesen. Evet, elini yüzünü yıkar, yetmiş iki millet de elini yüzünü yıkar ancak abdest başka. Bunu anlıyor mu, anlıyor mu bir kez gönül kırmanın Kâbe’yi yıkmaktan daha büyük günah olduğunu. Evet, eğilip kalkıyoruz, en güzel sesle Kuran okuyor dinliyoruz ancak bu dinin ahlakından çok uzak kaldık.

BU KUTSAL AYA GİRERKEN GÖRÜNTÜ NASIL
Müslümanların yoğun olduğu coğrafya kana bulanmış. Dünyanın dört bir yanına dağılmış Müslüman dilenciler. Dilenci mülteciler... Ege’nin derin sularında can veren Müslüman yavrular ve anaları babaları. Kumsala vuran cesetlerin resimleri basın olayı oluyor. Afişlere, kartlara basılıyor. Edebiyatı oluyor, fotoğraf sanatı oluyor da Müslüman diye geçinen liderler iktidar peşinde. Uçak filosu ile geziye çıkan hükümdarlar Müslüman kabul ediliyor. En samimi olduğunu söyleyenler de bunların önünde önünü ilikleyip eğiliyor dileniyorlar. O yüce dinin kutsal toprakları nasıl yönetiliyor görüyor musunuz? Akarsuları petrol olmuş akıyor da onlar köşklerinde saraylarında.
Yo suçu salt onlarda bulmayın. Kendilerini çok saf Müslüman kabul eden diğer İslam ülkelerinin yöneticileri onların kapısında el açıp beklerken saygı ile yerlere eğiliyorlar. Tarih boyunca en zalim hükümdarlar Firavunlardı. Ancak Firavunları Firavun yapan onların halkıydı. Spartaküs’ler zulme başkaldırmış canlarını vermişti ancak tarihte zalime başkaldıran insan olarak anılıyorlar. Zalime hayran olan, zalimi alkışlayanlar da zalimdir.
Ramazan oruç ayı. Oruç aç durmak mı? Dünyada milyonlarca insan aç sefil sürünürken bizim kurduğumuz görkemli iftar sofraları aslında boğazımızda düğümlenmesi gerekir. Yo caminin önünde dizilen dilencilere attığımız birkaç kuruş bizi kurtarmaz. Önemli olan onları o durumdan kurtarmaktır. Yoksa yükselen görkemli Kuran Kursu binaları ve onlar için toplanan paralar... Hayır hayır İslam böyle yaşanmaz ve yaşatılmaz. Sanki günah çıkarmak gibi bir şey. “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyuruyor o yüce peygamber. Siz ibadetin ayrıntıları ile uğraşırken ahlak ikinci planda hatta üçüncü planda kaldı. Görüntü böyle tüm İslam aleminde.

HAFTAYA BU GÜNLERDE RAMAZAN
Evet, mahyalar yakılacak, en güzel sesli müezzinler ezan okuyacak, camiler dolacak taşacak. Bir ölçüde de olsa birçok yoksulun karnı doyacak. Ancak bu tablo çok sınırlı. Sahnenin arkası yine karanlık. Dilerdim ki bu ay ile artık yalan konuşmak son bulsun, insanı yaşatmak en kutsal görev olsun. Aç kalmasın hiç bir yerde. Ramazan güzel günlerin eşiği olsun. Ramazandan önceki günler artık geçmişte kalsın. Bayramda gerçek bayram yapalım. Dargın kalmasın, ağlayan olmasın... Çok mu hayal kurdum? Evet, biraz abarttım. Çünkü 1400 yıl geçti 1500 yıla yaklaşıyoruz böyle bir İslam hiç yaşanmamış. Hatta Asr-ı Saadet denen o ayrıcalıklı dört halife döneminde bile İslam’a çok aykırı işler olmuştur. Bizzat Peygamberi tanıyan insanlar İslam’ı iletirken bile ideal İslam yaşanamamış. Dört halifenin üçünü yine Müslüman diye bilinenler şehit etmiş. Ve düşünün İslam’ın en büyük insanlarından biri olan Hz. Ali’yi kim şehit etmiş. Kim şehit etmiş bu büyük insanın oğlunu ve o yüce peygamberin torununu.

EY DİN ADAMLARI EY İNANAN İNSANLAR
Kur’an’ı güzel okumak, ezberlemek ve ezberletmek yerine onun ahlakını öğrenin öğretin. Siyasi görüşlerinizin kurbanı olduğunuz yetmemiş gibi dini de çirkin oyuna katmayın. Bilin ki kürsüden yaptığınız o siyası konuşmalar o nutuklar dinimize zarar veriyor ve size büyük bir sorumluluk yüklüyor. Sizi yerimizden dinlerken bakmayın kalkıp bir şey söyleyemediğimize yüreğimizden size hiç de güzel duygular beslemiyoruz. Belki mesajınız ilgili yerlere ulaşıyor bir çıkar elde ediyorsunuz ancak manevi katta inanın bunun cezasını göreceksiniz.
Uzun uzun konuşmaya belki gerek yok. Salt Fatiha süresinin anlamı ve yorumu yeter. Ve Maun suresini açıklayın en derinine dek belki uyanan olur yetim hakkı yiyenlerden. Ve gösteriş için ibadet edenlere, “Vay o namaz kılanların haline diye ünlenen ayeti açıklayın. Şeyhlerinize müritlerinize ve liderlerinize değil Allaha inanın, peygamberin emirlerini ve öğütlerini yineleyin bu yeter.
Sevin sevilin, korkutmayın, nefret ettirmeyin... Camiye bin dert ile girenlerin dertlerinden arınarak çıkmalarını sağlayın. Ağlarken girenler, gülerken çıksın. Cemaatin üzerine öyle işaret parmağınızı sallayarak tehdit etmeyin. Onların çoğu seven ve sevmeye çalışandır. Bir parça korkandır haksızlıktan. O sırça köşklerde oturanlara seslenin, o hizmetçileri ile kuş sütüne varınca sofralarında olanlara seslenin… Ve siz ellerinizle yeni firavunlar yaratmayın ne olur. Allah’ın emri neyse onu söyleyin. Ve inanmayanlar lütfen siz inanmıyorsanız inanmayın da hareketlerinizle bu inanmış gibi görünüp inanmayanların ekmeğine yağ sürmeyin.
Ramazan’ı gerçek Ramazan olarak yaşayabilmeyi ve yaşatabilmeyi dileyelim.
Tüm insanlığa barış ve huzur dileklerimle…

                                

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.