Gülnihal Bayındır Alkan, "Yolculuk" adlı kişisel çini sergisinin tüm hikâyesini Kuzey Ekspres’e anlattı

13. yüzyıldan günümüze köprü olan ‘Yolculuk’ isimli çini sergisinin hikayesini Kuzey Ekspes’e anlatan Alkan, eserlerin sadece kendi ruhunu değil, başka ruhları da besleyeceğine inandığını ifade etti

Ali Osman Yürük
RÖPORTAJ Ali Osman Yürük Tüm Haberleri
Gülnihal Bayındır Alkan, "Yolculuk" adlı kişisel çini sergisinin tüm hikâyesini Kuzey Ekspres’e anlattı
Gülnihal Bayındır Alkan, "Yolculuk" adlı kişisel çini sergisinin tüm hikâyesini Kuzey Ekspres’e anlattı
+6
Haber albümü için resme tıklayın

Trabzon Ortahisar Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Grafik ve Fotoğraf Alanı Öğretmeni Gülnihal Bayındır Alkan, geleneksel Türk çini sanatının zengin geleneğinden ilham alarak hazırladığı "Yolculuk" adlı sergisi sanatseverlerle buluştu. 25 Ocak tarihinden itibaren Trabzon İl Kültür Müdürlüğü Güzel Sanatlar Galerisi'nde sergilenen çini sergisi büyük beğeni topladı. 13. yüzyıldan günümüze köprü olan Yolculuk temalı çini sergisinin hikayesini Kuzey Ekspes’e anlatan Gülnihal Bayındır Alkan, yaptığı eserlerin sadece kendi ruhunu değil, aynı zamanda başka ruhları da besleyeceğine inandığını ifade etti.

Bu söyleşide güzelliğin en özel ifadesi olan sanatın, geçmişle günümüzü nasıl birbirine bağladığını göreceksiniz. Bu söyleşide serginin adının seçilme sürecinin, sanatçının içsel keşiflerini, eserlerin oluşturulma sürecini ve eserlerin taşıdığı sembolizm, aslında insanın geçmişiyle olan bağını ve geleceğe olan yansımalarını olduğunu fark edeceksiniz. Ayrıca sanatın nasıl geçmişten ilham aldığından, sembollerin anlamlarına, renklerin psikolojisinden insanın doğayla olan ilişkisine şahit olacaksınız.

Geçmişten günümüze içsel yolculuklar vasıtasıyla sanatın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark edeceğiniz bu söyleşinin sonrasında hayal kurmak isteyeceksiniz. Gözlerinizi kapatıp yüzyıllar önce kendi benliğini, varlığını sürdürebilmek için oradan oraya giden toplumların çıkmış olduğu yolculuklar sonrasında bugün var olduğumuzu düşünecek ve bizden sonraki hayatın da devam edeceğini hissedeceksiniz. Aslında sanatın insanın iç dünyasında vermiş olduğu mücadelenin bir ürünü olduğunu fark edeceksiniz. İşte Gülnihal Bayındır Alkan ile gerçekleştirdiğimiz sanat dolu söyleşi…

Gülnihal Bayındır Alkan,

Sergi ismine koyduğunuz ‘yolculuk’ isminin arkasındaki anlam nedir. Bu ismi seçme nedeniniz nedir?

İnsanlar en çok yolculuğun hayalini kurarlar. Bende yolculuk yapmayı, yeni yerler görerek yeni fikirler geliştirmeyi her zaman sevmişimdir. Yolculuklarımda ilk yaptığım müze ve galerileri gezmektir. Bundan büyük keyif alırım. Pandemi döneminde evlere kapandık. Şehirlerin dışına bile çıkamadık. Küçüldük… Bu dönemde internet aracılığı ile müze ve galerileri izlemeye başladım. Korkuyu kaygıyı yenmenin bir yolu olmalıydı. İşte böylece içsel bir yolculuk ile karşılaştım. Yaptığım çalışmalar ile insanları güzel, gizemli ve gelenekselden kopmayarak modernize edilmiş bir yolculuğa çıkarmalıydım. Serginin ismi bu şekilde ortaya çıktı.

Gülnihal Bayındır Alkan,

Geçmişten günümüze seyahat

Sergide 13 ve 18.yüzyıla kadar olan desenlerden esinlenilmiş. Bu dönem eserlerin sizin için özel bir anlamı var mı?

13. yüzyılda yapılan çinide; sembolik değer taşıyan çeşitli hayvan figürleriyle mitolojik yaratık tasvirleri görülmektedir. Av partilerinin vazgeçilmez hayvanlarından olan doğan, şahin, sungur gibi yırtıcı avcı kuşları görülen örnekler arasındadır. Tilki, tavşan, keçi, ayı, deve, kurt, yaban kedisi, eşek, at, av köpekleri ve aslan da çinilerde kullanılan hayvanlar arasında yer alır.

Böylece Kubad Abad çinilerinde sadece kuşların değil dört ayaklı hayvanların da konu edildiğini görmekteyiz. Kubad Abad çinilerinde stilize bir bitki motifi şeklindeki ‘hayat ağacı’ çevresinde karşılıklı veya sırt sırta duran kuşlar da, Çift tavus kuşu tasvirleri en ilginç örneklerdendir. Bu örneklerde Selçuklu sanatçıları bunları ebedileştirerek günümüze taşımıştır.

16. yy da yapılan Rüstem Paşa Cami, Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı ve sadrazamı. Eşi Mihrimah Sultan tarafından yaptırılmış. Yapıldığı dönemde de Osmanlı’nın en süslü camii olarak damgasını vurmuştur. 2007 yılında ise Newsweek Dergisi tarafından Avrupa’nın en güzel tarihi camii seçilmiştir. Caminin inşaatına Rüstem Paşa’nın ölümünden sonra, 1561 yılında başlanmış. Mimar Sinan’ın en büyük eserleri listesine girmeyi de hak etmiş bir yapıdır. Caminin en önemli süsleme öğesi olan çiniler, başınızı döndürecek kadar güzel. Bu iki dönemi de çok seviyorum. Çiniye meraklı olan herkesin Karatay Müzesi ve Rüstem Paşa Camisini gezmesi gerektiğini düşünüyorum. Dönemleri modernize ederek kullanma fikri oluşunca hemen çalışmaya başladım.

 

Gülnihal Bayındır Alkan,

Grafik Öğretmenisiniz. Çalışmalarınızın hazırlık süreciyle ilgili olarak kağıt üstündeki grafik tasarım ve illüstrasyon çalışmalarının çini üzerine nasıl uyguladınız?

İllüstrasyon; resimleme, süsleme basılı, el yazması veya dijital yayınların (dergi, kitap, gazete vb.) içinde yer alan bir metinle ilgili, onu açıklayan, somutlaştıran, süsleyen resim, desen demektir. İllüstrasyon abartılarak ya da tamamen hayal ürünü çizgilerle resmedilme anlamına gelir. Kâğıt üstünde suluboya tekniği ile yapmış olduğum İllüstrasyon çalışmalarımı çiniye olan merakım ile birleştirdim. Kompozisyon kurgulamasında Dijital çalışmalarımdan da faydalandım. Böylece Fotoğraf, Resim, Grafik tasarım, Çini bir arada kullanılmış oldu. Farklı sanat disiplinlerini ile bir kurgu yaratmak heyecan verici oldu.

 

Gülnihal Bayındır Alkan,

Hayvan ve sembol seçimindeki düşüncelerinizi paylaşır mısınız? İnsanlara neler anlatmak istediniz?

Dünyanın oluşumundan beri insanlara güç, sevgi, bağlılık, doğum, ölüm, bereket, şans, barış, özgürlük, zenginlik, güzellik, mutluluk, sağlık, gibi anlamları olan hayvan sembollerinden oluşmaktadır. Yaşadığımız yüzyıla kadar da bu anlamlar güncelliğini korumuştur. Sergiyi gezenler hayvanların büyülü ve gizemli dünyasını benim gözümden keşfedecekler. Anlatmak istediğim bu dünya bize sunulmuş bir armağan. Her canlı birbiri için yaşar. Birbiri için yaşamak doğanın kanunudur. Tüketirsek çabuk kayboluruz. Paylaşırsak mutlu oluruz.

 

Gülnihal Bayındır Alkan,

Renklerin bir anlamı var mı ya da sizin renklere kattığınız bir anlam var mı?

Renklerin de psikolojik bir dili vardır. Yolculuk Koleksiyonu’nda kullandığım renkler den mavi; hoşnutluk, iyi niyet, merhamet, açık sözlülük, dürüstlük, esneklik, yumuşak başlılık, anlaşma, uzlaşma, iş birliği ve huzuru çağrıştırır. Turkuaz rengi, tüm dünyada Türk rengi olarak bilinir. Yeşil ile mavinin bir araya gelmesiyle oluştuğu için, her iki rengin de olumlu özelliklerini kendinde toplamıştır. Mavinin sakinliği, derinliği ve dinginliği ile yeşilin dengesi ve yaydığı enerjisinden doğan ışınları barındırmaktadır. Birçok kültür de ise turkuazın koruyucu ve tılsımlı gücüne inanılmıştır. Rahatlatıcı özelliği kabul edilmiştir. Ülkemizde de firuze taşı olarak bilinir. Hayattan zevk alma, samimiyet ve mutluluk sunar. Yeşil renk ise duygusal olarak pozitif bir renktir. Bize sevme becerisi kazandırır. Tüm şartlarda duygularımızı eğitir. Doğal bir barış sağlayıcıdır. Olgunluğa işarettir. Kırmızı; içimizdeki derin ve samimi tutkuları uyarır. Aşkı ve cinsiyeti, anlatır. Fiziksel enerji seviyemizi ve kalp atış hızımızı ve kan basıncımızı arttırır. Beyaz renk, aklık, temizlik, arılık, yücelik, anlamına gelir

Gülnihal Bayındır Alkan,

ATEŞTE AÇAN ÇİÇEK

Çini eserini oluşturmaya başladığınız ilk fikir anından, son haliyle esere dokunma aşamasına kadar geçen süreci kısaca anlatır mısınız?

Herkesin çalışma şekli farklıdır. Süreç aslında çok uzun... Herhangi bir şeyden etkilenebilirsiniz. Ama yazmadığınız ya da not almadığınız sürece unutursunuz. Önce araştırma başlar ki en uzun süreçtir. Dijital çizimlerle kurgulamalar devam eder. Aydınger kâğıdına çizim yapılır, çizim yapıldıktan sonra bisküvi dediğimiz malzemeye desenin geçirilmesi için bütün desenin delinmesi gereklidir. Deliklerden kömür tozu geçirilerek desen bisküviye aktarılır. İlk aşamada tahrir dediğimiz kontürleme işlemi yapılır.

Tahrirleme bittikten sonra renklendirme işlemine geçilir. Kullandığınız renk fırından çıktığı zaman farklı bir renge dönüşecektir. O yüzden boyayı tanımak ve hangi miktarda süreceğinizi bilmek önemlidir. Bu süreci uzatmadan iyi yönetmelisiniz. Boyadım oldu diye bir süreçten bahsetmiyorum. Desen bilgisi çok önemlidir. Fırçayı doğru kullanabilmek önemlidir. Boyayı hangi miktarda alacağınız önemlidir. Kâğıt üzerinde doğru çizim yapmak ve hatta fırçayı doğru kullanmak bir yıldan fazla zamanınızı alabilir. Burada usta çırak ilişkisi çok önemlidir. Usta-Çırak ilişkisi uzun soluklu hatta bir ömür sürmesi gereken bir süreçtir. Her yaptığınızdan bir şey öğrenirsiniz.

Fırın her şeyin belirleyicisidir. Yapılan herhangi bir çini esere en son hangi sanatkâr dokunduysa, o sanatçının el izleri o eserde kalır. Sonra onun üstünde 'cam' dediğimiz malzeme yani sır ve sırça ile kaplandıktan sonra oraya sanatçının ruhundaki, elindeki ve gönlündeki sır saklanır. Renkleri desenleri herkes görebilir ama hiçbir zaman ona dokunamazlar. Dokunsalar da üstündeki sır tabakasının altına geçemezler. Sırrın altındaki sanatkârın ruhuna asla dokunulmaz ve o sır yüzyıllar boyu yaşar gider. Sırlama işlemi yapılır, 900 derecede pişme süreci başlar 12 saat pişer 12 saat fırın soğumaya bırakılır. Hava, su, toprak ve ateş dört element olmazsa çini hayat bulamaz. Ateşte açan çiçekler ifadesi de buradan gelir.

Gülnihal Bayındır Alkan,

Hangi sanat dalı olursa olsun mutlaka çok şey öğretir. Çini ile uğraşırken ‘ben bunu öğrendim’ dediğiniz bir an oldu mu?

Seçtiğim konunun yelpazesi çok genişti. Çok severek ve isteyerek çalıştım. Pişme sürecinde sadece merak ile beklemek ve sabretmek çok önemli. Çini ile uğraşırken sabretmeyi öğreniyorsunuz.

Gülnihal Bayındır Alkan,

Vahşi olan insan mı? Yoksa yarasa mıydı?

Tüm eserleriniz çocuğunuz gibidir… İçlerinden bir tanesi bittikten sonra 'cidden en güzeli en özeli bu olmuş’ dediğiniz bir eser var mı. Varsa hikâyesini anlatır mısınız?

Bütün eserlerin benim için bir hikayesi var. Fakat iki eserden özellikle bahsetmek istiyorum. Sergi fikrinin oluştuğu birinci eser (Ahh geride bıraktıklarımız) isimli çininin bendeki etkisi Covid 19 virüsünün ortaya çıkışı hala gizemini koruyordu. Teorilerden bir tanesi Vahşi hayvan pazarından olduğu yönünde enfeksiyon hayvandan insana bulaşmasıydı. Hipotez; salgının başında Bir yarasanın insan tarafından yenilmesi ile olduğu ileri sürülmekteydi. Eser 16. yy İznik Çinisi Süleyman’nın Mührü Çiçeğinden yola çıkılarak yapılmıştır. Mühür Davut Yıldızına benziyor. İnsana huzur, cesaret, güç verdiği düşünülüyor. Yarasanın sembolik anlamı ise Korku, Yön Bulucu, Sezgi, İletişim, Topluluk, beraberlik, Uzun Ömür demektir. Eser bundan yol çıkılarak planlandı. Sonuç olarak Vahşi olan İnsan mı? Yoksa Yarasa mıydı?

Aşk isimli tablom da ise 13. YY. Selçuklu I. Aleaddin Keykubat dönemi Kubadabat Sarayı duvar çinilerinden yola çıkılara modernize edilmiştir. Tabloda sırt sırta duran iki tavuskuşu vardır. ‘Tavuskuşu’, zenginliği, güzelliği, soyluluğu ve asaleti temsil eder. Çintemani; Üç benek Bereket Güç Kuvvet ile ilişkilendirilir. Kalp Gözü, Gönül Gözü, Akıl Gözü olarak da bilinir. Lir: Sevgi ve Bağlılığı, Barış ve Refahı sembolize eder. Eserlerimin hepsini sevgi ile yaptım. Sevgi ile çiniler hayat buldu. Yüzyıllarca yaşayacaklar. Çamur, dolamit, kuvars, ve kilin birleşiyor ve İzleyenlere enerji veriyor.

Gülnihal Bayındır Alkan,

2024 yılındayız. Eserlerinizde 13. yüzyıldan esinleniyorsunuz. O dönemden günümüze köprü olmanızı sağlayan faktör, düşünce ya da motivasyon nedir?

Trabzon Ortahisar Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Grafik ve Fotoğraf öğretmeniyim. Meslek dersi öğretmenleri her zaman dinamik ve teknolojiyi yakından takip etmek zorundalar. Kendimi tekrar etmemek için öğrenci ile çalışırken her yıl farklı konu üzerinde çalışmalar yaparım. Farklı bir konu bulursanız motivasyonunuz artar. Çini çalışırken de aynı motivasyonu sağladım. Bir yerde durmam gerektiğini düşünerek izleyici ile paylaşmam gerektiğini düşündüm. Şimdi yeni seri için çalışmalarım başlayacak.

30 Oca 2024 - 07:30 -

Mahreç  Ali Osman Yürük


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.