Av.Çağla Yavuz Uzun

Av.Çağla Yavuz Uzun

SADAKAT BORCU

Türk Borçlar Kanunun(TBK) 396. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemeye göre, “İşçi, … işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır.” İş sözleşmesi, diğer sözleşmelerden farklı olarak işçi ve işveren arasında kişisel bir ilişki kurduğu için sözleşmenin tarafları arasında karşılıklı sadakatin varlığı gereklidir. Bu sadakat bağı işveren açısından işçiyi gözetme, işçi yönünden ise işverenin ve işyerinin çıkarını koruma, işverene ticari, ekonomik ve mesleki bakımdan zarar verecek her türlü davranıştan kaçınma borcu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sadakat borcunu ihlal edebilecek davranışları tek tek saymak mümkün değildir. Ancak TBK’nın 396. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına göre, “İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez.

İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz.”

Esasında işçinin toplam çalışma süresi haftalık 45 saati aşmaması gerektiğinden, çalışma saatleri dışında yan (başka) işte çalışması kural olarak engellenemez. Aksi halde bu durum işçinin çalışma özgülüğünü ve kişilik haklarını ihlal eden bir davranış olur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken TBK 396/3 gereği işçinin yaptığı yan iş sadakat borcuna aykırı ise işçi üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve iş ilişkisi devam ettiği sürece işvereni ile rekabet edemez.

TBK 396/4 gereği işçi, iş gördüğü sırada öğrendiği sırları iş ilişkisi süresince kendi yararına kullanamaz ve başkalarına açıklayamaz. Saklanması gereken sırlar müşteri listesine, üretim yönetim ve süreçlerine ilişkin her türlü ticari bilgilere, işverenin mali veya kişisel durumuna ilişkin olabilir.

Türk Borçlar Kanunundaki düzenleme dışında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun (İK)25. maddesinin II. bendinin e alt bendinde işçinin sadakat borcuna aykırı davranışları, “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” şeklinde düzenlenmiştir. Bu halde sadakat borcuna aykırılık işverene haklı nedenle derhal fesih hakkı tanımaktadır.

İşçi tarafından sadakat borcunun ihlali, işverenin zararının tazmini, işçiye disiplin cezası uygulanması, iş akdinin işverence haklı nedenle derhal fesih ve tazminat (İK m. 25/II-e, m.26/2) haklarını kullanabilmesine yol açar.

***

KAYNAKLAR

Prof. Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku, Beta, İstanbul, 2018.

avcaglayavuz@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.