27.01.2022, 09:35

SAĞLIKÇILAR SAĞLIKSIZ

Annesini hastaneye götüren bir müptezel, hastanede kendisine, sosyal mesafe uyarısı yapan doktor, hemşire ve güvenlik görevlilerini darp etti. “Sizi öldüreceğim, kanınızı akıtacağım” ifadeleriyle görevi başındaki sağlıkçıları tehdit ederek tıbbi cihazlara zarar veren zavallıcık 53 yıla kadar, bu magandalığa ortak olan arkadaşına da 28 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı.

Tartışmanın büyümesi üzerine şahsın söylediğine bakın, "Siz benim annemin kanını akıttınız ben de sizin kanınızı akıtacağım’’, güler misiniz ağlar mısınız? O sağlıkçı senin de kanını alacak zamanı gelince, hiç merak etme…

Sağlıkçılar en savunmasız meslek grubu. Adeta Sağlıkçılar sağlıksız durumdalar. Her ne kadar güvenlik görevlileri hastanelerde varsa da, Aile Sağlığı Merkezlerinde yok, hastayla birebir muhatap olma mecburiyeti ve tercihi dış saldırıya karşı sağlıkçıları zayıf ve korumasız durumda bırakmaktadır.

Aslında bütün amacı ve mutluluğu hastasını iyileştirme olan bu insanlar, saygıya ve övgüye de mazhar olması gerekirken talihsiz olayların artarak sürmesi mesleğe olan ilgi ve talebi de azaltmakta, böylece önümüzdeki yıllarda olacak büyük sorunun da temelini atmaktadır. Maalesef yurtdışına doğru bir kaçış olduğu gerçeği görülmezden geliniyor.

Peki, kim bu sağlık emekçileri. Doktorlar dönemin en parlak, en başarılı, en zeki ve en idealist öğrencileri iken, hemşire, ebe ve sağlık çalışanları da hayatını bu uğurda harcamaya adamış, hastalarıyla hastalanan, dert sahibi olan insanlar…

Hiç etrafınızda gördünüz mü acaba, hastası iyileşince onunla havalara uçan veya kötüleştikçe karalar bağlayan sağlıkçıları? Ben gördüm. Gerçi meslekleri gereği duygularını pek belli etmeseler de içerlerinde fırtınalar koptuğunu hissedersiniz.

Bu aşağılık, vahşi ve ilkel saldırıları önlemenin tek çaresi caydırıcı cezalardır ki son saldırıya istenen cezanın onaylanması olumlu bir etki yapacaktır. Eğitimin gerekliliği ve öneminden dem vurmayacağım, çünkü o fırsatı çoktan kaçırdık, bu etkinin olabilmesi için yeni bir sayfaya ve yeni bir anlayışa ihtiyaç vardır.

En uzun sürede, onlar yetişiyor. 6 yıl tıp okuyup ardından 4 yıl daha okuyorlar, bitiyor mu? Hayır, sürekli kendini yenilemek beslemek zorundadır. O halde saygı duymak zorunluluktur. Çünkü bilgi güçtür, bilgi pahalıdır, bilgi olmadan hiçbir şey yapılamaz.

Sağlıkçıların tümünü bu kategoride değerlendirmek gerekir. Çünkü yap-bozun parçaları gibidirler, birisi olmadan öbürü de verimli olarak çalışamaz, birbirlerini tamamlarlar.

Her camianın mutlaka defoluları vardır. Kendini yaratıcı yerine koyarak tanrılaştıran kibir sahibi sağlıkçılar, ukalalık yapan, saygısız davrananları da vardır. Bu yüzden sağlıkçıların mutlaka davranış, duygudaşlık, insan değerlendirme ve sosyal ilişkiler konusunda ciddi eğitim almaları da önemlidir. Tabii ki bu defolar herhangi bir saldırganın vahşi tavırlarını maruz gösteremez.

Hekimin mesleki etkinlikleri sırasında hastasına, hasta sahibine, meslektaşlarına ve topluma karşı uymak ve uygulamak zorunda olduğu kurallar, tutum ve davranışların normatif bilgisi olarak tanımlanan tıbbi deontoloji dersini okulda görmüş olsalar da her görülen ders veya derslerin uygulandığıyla ilgili veri de yoktur. Ancak gözlemlerime dayanarak, 20 yıl içerisinde çok iyi durumdan iyice kötüleşmeye gittiğini söyleyebilirim.

Yine son yıllar mesleklerin saygınlıklarını da yitirdiği bir dönem olmuştur. Altında yatan neden, köşeyi dönme, kısa yoldan zengin olma ve manevi hazdan uzaklaşan, tamamen maddiyatçı bir anlayışın yönetenlerce egemen kılınması, teşvik edilmesi ve bilginin büyük değerinin itibarsızlaştırılmasıdır.

‘’Her şeyin başı sağlık’’ deriz ya, başımız sıkıştığında ‘’Allah’ım yardım et’’ deriz ya, yalandan şov amacıyla sağlıkçıları alkışlarız ya, eh işte yalandan yani… Ne oldu sağlıkçı zamları bu arada?

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

Yorumlar (0)