Gürol Ustaömeroğlu

Gürol Ustaömeroğlu

SALGININ KAZANIMLARI

Covid-19 salgınında bir yıl aşılmış durumdadır. Salgın ülkemiz ve dünyamızda sayısız canı aldı götürdü. Ruh sağlığımızı etkiledi. Paranoyamızı artırdı. Sosyal ilişkilerimizi bitirdi. Eğitimimizi sarstı. Ekonomimizi bozdu. Gelecek planlarımızı kararttı. Ancak böyle olumsuzluklar yaşanırken güzel gelişmeler de oldu. Üstelik bu gelişmeler hiç hissettirmeden hayatımıza giriverdi. Hatta bazıları hayatımıza geri geldi.

Başta el yıkama olmak üzere hijyen alışkanlığımızın önemi bir kez daha ispatlanmış oldu. El yıkamada pek çok dünya ülkesinden hatta gelişmiş ülkeden önde olduğumuz kesindir. Atalarımızdan bugüne her çalışma öncesi ve sonrasında yaptığımız el temizliği salgın dönemini daha rahat geçirmemizi sağlamıştır, sağlamaktadır.  

Her önümüze gelen insanla öpüşme huyumuz son buldu. Çok estetik olmayan bu ritüel dünyada daha çok Ortadoğu insanlarına özgüdür. Biz de Türkler olarak siyasetten iş ilişkilerine bu öpüşme ritüelini abartmış bir milletizdir. Salgın şartları ve hijyen kuralları gereği bu ritüelin durmuş olması sevindiricidir. Bunun geçici olmaması dileğimizdir. Sadece tokalaşmayla yetinmek sağlığın bir gereğidir.

Bilimsel açıklamalar dinlenir oldu. Tadımızı kaçırsa da keyfimizi bozsa da işin başı sağlık olunca hemen hemen her gece pek çok sağlık uzmanının salgınla ilgili açıklamalarına riayet edildi, edilmektedir.

Bana bir şey olmaz huyumuz genel olarak son buldu. Salgının şakası olmadığı açık ve nettir. Tehlike kapımızdadır. Ve bunun tamamen kişisel tedbirlere bağlı olduğu ortaya çıkmıştır.

Evde yemek yeme alışkanlığı geri geldi. Bu konu salgın öncesinde çok vahim noktadaydı. İnsanlar ve özellikle aileler her akşam dışarıda yemek yemeyi bir sosyal statü göstergesi olarak görmeye başlamıştı. Aile kavramı yok olmuştu. Ailelerin her bir bireyi farklı davranış içindeydi. Oysa Türk toplumunu özellikle Batı toplumlarından ayıran özellik aile kavramının taşıdığı kutsal değerdi. Bu değer medenileşme adı altında yok olmaya yüz tutmuştu. Salgınla bu kutsal değerin önemi bir kez daha anlaşılmış oldu.

Sabır ve tevekkül bir kez daha önem kazandı. İnsanlar sabır ve duanın manevi hazzına ulaştı. Salgın yasaklarında sabrın maneviyat ve sağlığımız için ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Yürüme ve sporun terapi gücü daha iyi anlaşıldı. Zaman zaman da olsa insanın kendiyle baş başa kalmasının tadına varıldı. Özellikle ulaşımda yürümek yeniden keşfedildi.

Teknolojiye bağlı sosyal ilişkiler gelişti. Eğitimden siyasete dijital ortamda pek çok etkinliğin mümkün olabileceği kanıtlandı. Hatta bu süreçlerin pek çok sektörde salgın sonrasında da devam edeceği konuşulmaya başlandı.

Görüldüğü üzere zaman zaman bardağın boş değil, dolu tarafına bakmakta sayısız fayda vardır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.