‘Şampiyon olalım ceza kalkar!’

   Trabzonspor’a UEFA’dan gelen men cezası, şampiyonluk yarışındaki üç kulübün iştahını kabarttı. Trabzonspor yönetimi ise, cezaya itiraz için hazırlıklarını sürdürüyor. Bordo- Mavili kulüp bu hafta içerisinde CAS’a gidecek. Trabzonspor Yönetim Kurulu, UEFA’dan gelen karardan sonra konu ile ilgili başkan dışında konuşmama kararı aldı. Trabzonspor ikinci başkanıb04538d2-b88c-43d0-af70-a4229da62b6b.jpg Ertuğrul Doğan, ‘Şampiyon olalım, ki olacağız ve men cezası da kalkacaktır’ dedi. Doğan, konu ile ilgili olarak bir tek başkanın açıklama yapacağını işaret ederek, ‘12 Haziran akşamı İzmir’de Göztepe ile önemli bir maçımız var. Camia olarak bu maça kilitlendik’ diye konuştu.
Bu arada Trabzonspor yönetimi CAS’a sunulacak itiraz dosyasını hazırlamak için çok yönlü çalışıyor. Ceza gerekçesinde yer alan vergi ve sigorta primleri için Maliye Bakanlığından gerekli yazının alındığı söyleniyor. Sermaye artırımı ile ilgili sorun da olmadığı kaydedildi.
UEFA kararının en önemli gerekçelerinden biri olduğu belirtilen eski başkan Muharrem Usta’nın alacakları konusunda, Usta ile TFF yönetim kurulu üyesi Mustafa Hacıkerimoğlu’nun bir görüşme yaptığı ve Usta’nın zorluk çıkarmadığı kaydedildi.
 
          Yürü git yalancı, ikiyüzlü!
    Dr.Mahmut Haydar Ustaoğlu, yeri geldiğinde ‘nalına da mıhına da vuran’ görüşlerini çekinmeden açıklayan ve yazan bir hekimdir. Dr.Ustaoğlu’nu arayan soran çoktur. Ustaoğlu, arayanlarla konuşur ancak mesaj atanlara biraz mesafelidir. Özellikle de siyasetçilere.
ec6ca407-c923-4021-8810-5eea0ae1ac53.jpgCep telefonlarındaki mesaj, vatsap ve diğer uygulamaları bize öyle geliyor ki en fazla siyasiler kullanıyor. Siyasiler, bu uygulamaları kullanarak binlerce, milyonlarca seçmene mesajla da olsa ulaşabiliyor. Bu olay, az da olsa kimi seçmenin hoşuna gidiyor… Falancı siyasetçiden mesaj geldi, diye çevresindekine hava atıyor. Çoğu kişi de bu mesajlara tepki gösteriyor. Tepki veren isimlerden biri olan Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu, sesini çıkaramayanlara da tercüman oldu ve şöyle dedi;
‘Tanışma yok, hısımlık yok, kan bağı hiç yok, görsen tanımayı bırak selam bile vermezsin, telefonuma “iyi bayramlar” mesajı gönderiyorsun. İnsan olduğun ve insan olduğum için değil siyasetçi olduğun ve seçmen olduğum için!
Tanışma yok, hısımlık yok, bırak selam vermeyi işim olduğunda yanına bile giremem, baş sağlığı diliyorsun, cenazeme geliyorsun. İnsan olduğum için değil oy deposu olduğum için!
Tanışma yok, arkadaşlık yok, kan bağımız yok, "iyi cumalar, özel gün kutlamaları vs. mesajları gönderiyorsun. Olur da bir gün oy isterim diye, insan olduğum ve senin insanlık duyguları taşımandan değil!
Yürü git yalancı, ikiyüzlü, saygısız!
İyi dileklerini de al, başsağlığı dileklerini de, kutlamalarını da!

Lazım değilsin!
Sen çıkarlarına tapıyorsun diye benim dünyam, benim hayatım benim telefonum kirlenmek zorunda mı?
Sadece benim duygularımın istismarı olsa kabullenmek mümkün belki ama kavramlar süflileşiyor, değersizleşiyor, samimiyet suistimal edilerek ayaklar altına alınıyor.
Ey halkım, asıl suçlu sensin. Çünkü bu yalanlara prim veriyorsun.
Siyasetten beklenen bizim duygularımıza seslenmesi değil, toplumsal çıkarlarımıza, bireysel menfaatlerimize hizmet etmesi olmalıdır. Siyasetçinin dindarı veya dinsizi, cenazemize geleni veya gelmeyeni, yağ çekeni veya çekmeyeni, kapitalisti veya komünisti değil hükümete geldiğinde bize adaletle ve eşitlik içinde hizmet edeni makbuldür.’
 
             Babasının yolunda!
 
 mmm.jpg  KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesinin başarılı ortopedi ve travmatoloji uzmanlarından biri olan Dr. Orkun Gül, birkaç ay önce beklenmedik bir şekilde KTÜ’den ayrılarak Medicalpark Hastanesine geçmişti.
Tıp Fakültesinde akademisyen de olan Dr. Orkun Gül’ün hastası da çoktu. Özellikle Gürcistan’dan gelenler vardı. Dr. Gül’ün Farabi’den Medicalpark’a geçişinin nedeninin ekonomik olduğu söyleniyor. Dr. Gül’ün, akademik kariyerini Medicalpark’ın üniversitelerinden birinin Tıp fakültelerinde sürdüreceği bildirildi.  
    Trabzon Kemik Hastalıkları Hastanesi eski doktor ve başhekimlerinden merhum Dr. Numan Gül’ün oğlu olan Orkun, babası gibi ortopedi ve travmatoloji uzmanı. Spor yaralanmaları ve sakatlıkları, omuz artroskopisi, ayak bileği ve diz  ve kalça eklemi cerrahisinde uzman olan doktor Gül, babasının yolunda gidiyor.
 
                                                               *****
 
  Çocukluğumuzdan beri dünya kupası finallerinde Brezilya Arjantin ve Almanya'nın bizdeki yeri bir başkaydı. Bilhassa Brezilya her dünya kupasında favorimizdi. Sarı renkleriyle başka bir gezegenden gelmişler gibi futbola estetik ve neşe katarlardı. Bu sempatimiz 2002 dünya kupasında Brezilya - Türkiye müsabakasında Rivaldo adlı Brezilyalı topçunun üçkağıtçılığıyla tuzla buz oldu. Artık Brezilya gözümüzde herhangi bir milli takımdı. Ama Fenerbahçe'de kaptanlık yapmış diğer bir Brezilyalı futbolcu olan Alex De Sousa'nın Katolik kibri ile Brezilyalı topçulardan büsbütün nefret eder olduk. Dahası Trabzonspor'un dinozor cinsi futbol adamı Özkan Sümer'in Türk futboluna hediyesi Marco (Mehmet) Aurello sahadaki futbol kalpazanlığına bir de paragözlüğü eklenince Brezilyalılara karşı hislerimiz nefrete dönüştü. Onun içindir ki Trabzonspor'da Gustavo Colman, Jose Sosa, Gaston Campi gibi isimlerle sahada bir Arjantin ekolü gelişti.
   Brezilyalı kibir abidesi Alex De Souza, Fenerbahçe'nin şike yaptığı 2010-11 yılında takımın kaptanıydı. Bir ara Türkiye'de futbol Alex De Souza'nın karısını memnun etmek için oynanan bir oyundu. Türk televizyonlarında spikerler hiçbir teknik taktik analiz içeren cümle etmeden ''Alex, Alex, Alex!'' diye yırtınıyordu. Aykut Kocaman'ın Türk futboluna yaptığı en büyük iyilik Fenerbahçe'yi ve Türk futbolunu kendi oyuncağına çevirmiş bu kibirli Latin Çingenesini takımdan kovup ülkesine geri göndermiş olmasıydı.
  Brezilya futbolda Rivaldo ve Alex De Souza gibi kalpazanların sayesinde epeyce irtifa kaybetti. Ve bir önceki dünya kupasının yarı finalinde Almanlara 7-1 yenilerek dünyaya rezil oldular. Hatta o gün Brezilya için ''Amazon Keresteleri!'' diye enfes bir yazı bile yazmıştım. Maalesef Türk spor matbuatı benim bu yaratıcı başlığıma ulaşma zevkinden oldukça uzaktı.  (Metin Kondel)

Önceki ve Sonraki Yazılar