Şampiyonluk hayali gerçekleşmedi!

Trabzonspor’un sezon öncesi hedefi, kulübü ekonomik olarak toparlamak, uçurumun eşiğinden almak ve ligde zirveden kopmamaktı. Hayali ise şampiyonluktu.

Trabzonspor yönetimi hedefini tutturdu, hayalini ise gerçekleştiremedi.  İdari ve teknik bir iki hata yapılmasaydı ve hakemler tarafsız olsaydı hayal de gerçekleşebilirdi.

Çokları, ‘Ünal Karaman devre arasında neden gönderildi’ diyor. Ünal’ın gönderilmesini eleştirenler, Ünal’ın Trabzonspor’a nasıl geldiğini unutuyorlar. O günkü şartlarda Ünal’ın getirilmesi de doğruydu, gönderilmesi de! Ve Hüseyin ile devam edilmesi de!

Yönetimin, şartlar gereği teknik direktör tercihinde yanlış yaptığını düşünmüyorum. Ünal ve Hüseyin’e verilen paranın şartların daha iyi olduğu dönemde birkaç katının verildiği,  Rıza Çalımbay,  Ersun Yanal ne yaptı?  Veya yabancı bir hoca ne yapabilirdi? 

Yönetimin yaptığı yanlışlara gelince; öncelikle kulübü siyaset üstü tutmayı başaramadı. Mesela, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen, kulübün eski yöneticisi, Divan Kurulu üyesi Ekrem İmamoğlu’nu tebrik bile edemedi. Spor kamuoyunda Trabzonspor’u yönetim değil de siyasetin yönettiği görüşü oluştu. Belirli gruplar bu nedenle Trabzonspor’u hırpaladı.  Nokta transfer yerine, genç yaşlı çok sayıda oyuncu alındı ve bu oyuncuların bir kısmı kadroya dahi giremedi, oynayanlar da vasatın üzerine çıkamadı.

***

Bir takımın başarısı, camia ve yönetimin uyumu ile birlikte iyi bir kadrodan geçer. Futbolcular ne kadar yetenekli ve deneyimli olursa olsun yüreklerini sahaya yansıtacaklar, takım içerisinde de dayanışma, yardımlaşma ve saygı olacak.

Trabzonspor’un bu sezon göze hoş gelen, dişe diş mücadele ettiği,  kalesinde pozisyon vermediği maç sayısı parmak sayısı kadardır. Çoğu maçı kalecisi kurtardı, çoğu maçı bir iki oyuncunun üstün performansı ile kazandı. Buna rağmen bazı maçları da hakem kararıyla kaybetti.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, Alanya deplasmanında son saniyede o gol yenmeseydi, Trabzonspor bugün puan farkıyla ligin zirvesinde idi. Spor müsabakalarında konsantrasyon ve inanmak çok önemlidir. Alanya maçı sonrası konsantrasyon bozuldu. Yöneticilerin maç sonrası eylemleri, konsantrasyonun bozulmasında etkili oldu. Ne yönetim ne de takım toparlanamadı. Havaya giremedi. Teknik ekip de takımı toparlamakta yetersiz kaldı.

Yönetimin yanlışlarından biri de Başakşehir Başkanını ve ardından Alanyaspor’u hedefe oturtmasıydı.  Bu eylem neden yapıldı anlamak mümkün değil. Hedef; TFF ve Hakem Komitesi Başkanı olmalıydı.

Yönetim, idari ve alt yapıda yeni bir düzenlemeye gidemedi. Trabzonspor idari ve teknik yönden hantal bir yapıdadır. Kulüpten, üretmeden ve katkı yapmadan onlarca kişi maaş almaktadır. Ki, bu isimlerin çoğu da emeklidir. İdari ve alt yapı sayı olarak kesinlikle azaltılmalı. Alt yapıdan oyuncu çıkmaması sorgulanmalıdır. Alt yapıdaki tüm birimler Akyazı’ya taşınmalı, Kadir Özcan tesisleri kiraya verilmelidir. Trabzonspor ne bir belediye ne de bir kamu kuruluşudur. Takım zirveye oynarsa geliri artar, kaybederse geliri azalır ve iflasa gider. Trabzonspor’un dibe vurmaması, yaşaması, marka değerini koruması ve taraftar sayısını artırması için her sezon mutlaka zirve yarışı içinde olmalıdır, başka da alternatif yoktur. Trabzonspor gibi bir kulüp küçülerek büyüyemez!

Sonuç olarak; Trabzonspor ligde ikinci, Türkiye kupasında da finalist olmuştur. Bana göre yönetim de takım da başarılıdır. Taraftarın gözünde ve gönlünde ise başarının ölçüsü şampiyonluktur. Bu gerçekleşmeyince eleştirilirsin. Ve üstelik İstanbul’un üç takımı erken havlu attı, şampiyonluk potasına girildi. Zirvede iki buçuk takım kaldı. Şampiyonluk geliyor derken beklenmedik puan kayıpları şok etkisi yarattı. Tepkiler çiğ gibi arttı. Taraftar, faturayı teknik direktör ve başkana keser oldu. Ki, bu da doğal bir süreçtir…

Bundan sonra ne olur;  tahminim o ki, teknik direktörle yeni sezona başlanmaz. Aralık ayında yapılacak kongre de başkan gider, yönetim ya içinden bir başkan adayı çıkarır veya yeni bir başkanla ve dışarıdan birkaç yeni isimle yola devam edilir… Şimdilerde görünen tablo bu şekilde! Yarın ne olur, onu bilemem!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum