Gürcistan'dan gelen hasta Samsun’da sağlığına kavuştu

Kalp hastası olan Gürcistanlı hasta, kendi ülkesinde uzun süre yoğun bakımda tedavi gördükten sonra Samsun'da sağlığına kavuştu.

Samsun Haber 09.04.2022, 10:31
Gürcistan'dan gelen hasta Samsun’da sağlığına kavuştu

Kalp rahatsızlığı nedeniyle Gürcistan’da uzun süre yoğun bakımda tedavi gören 66 yaşındaki hasta, Samsun’da 'ameliyatsız kalp kapağı değişimi' işlemi ile sağlığına kavuştu.
Gürcistan vatandaşı Valeri Makharadze, nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayeti ile ülkesinde başvurduğu hastanede aort darlığı (kalpten çıkan ve vücuda kan taşıyan en büyük atar damar olan aortanın kapakçığındaki darlık) tanısı konuldu. Tedavi altına alındığı hastanede durumu kötüye giden Valeri Makharadze’nin ailesi uzun süre yoğun bakımda kalan Valeri’yi tedavi ettirmek üzere Samsun’a getirdi. Medicana İnternational Samsun Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Soylu tarafından ameliyatsız kalp kapağı değişimi (TAVI) işlemi yapılan Valeri Makharadze, başarılı geçen işlemin ardından sağlığına kavuştu.

“Gürcistan’dan geldi Samsun’da şifa buldu”
Valeri Makharadze’nin Samsun’da yapılan işlem ile sağlığına kavuştuğunu ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Soylu, “66 yaşındaki Gürcistan vatandaşı Valeri Makharadze'de TAVİ işlemini gerçekleştirdik. Valeri, özel bir hasta. Gürcistan’da uzun süre yoğun bakımda kalıp, rahatlayamayan bir hastaydı. Ailesi bizlere başvurdu ve biz de kasıktan girerek daralmış ve yapıca bozulmuş aort kapağının yerine yeni bir kapak imlante ettik. İşlemimiz çok güzel oldu ve hastamızın hızlı bir şekilde normal hayatına döneceğini düşünüyoruz” dedi.



“TAVI, kasıktan anjiyo yapar gibi yapılan ameliyatsız bir işlem”
TAVI işlemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Korhan Soylu, “Transkateter aort kapak replasmanı (TAVI) işlemi, ileri aort darlığı olan hastalarda uygulanan bir yöntem. İlerleyen yaş ile birlikte aort kapağındaki kireçlenme, kapağın hareket kabiliyetinin azalmasına ve daralmasına yol açıyor. O yüzden de hastaların büyük kısmı 80 yaş ve üzerinde. Maalesef ilaç tedavisi ile de bu kireçlenme çözülemiyor. Bu nedenle de eskiden tek seçenek açık kalp ameliyatıyla kapağın değiştirilmesiydi. Günümüzde ise TAVI adını verdiğimiz ve aynı anjiyodakine benzer bir yöntemle bu kapak değişimi yapılabiliyor. Biz de uzun zamandır bu işlemi başarılı bir şekilde yapıyoruz” diye konuştu.

“Açık kalp cerrahisinde hastalar aylarca kendine gelemiyordu”
Özellikle açık kalp ameliyatı riski yüksek olan hastalar için TAVI alternatifinin çok büyük bir avantaj olduğuna dikkat çeken Korhan Soylu, “Eski yöntemde gençlerde bile zorluk çıkartabilecek göğüsün kesilerek yapıldığı bir açık kalp cerrahisi gereksinimi vardı. Bu da hastaların hem ameliyat esnasında hem de sonrasında riskini arttırıyordu. Ayrıca başarılı bir açık kalp cerrahisinden sonra bile 80-85 yaşında bir hastanın normal hayatına dönmesi aylar alabiliyordu. Şimdi ise TAVI işlemini yapıp ertesi gün bile taburcu ettiğimiz hastalarımız oluyor. Hiç göğüsün kesilmesine gerek kalmadığı gibi enfeksiyon riski de işlem süresi de işlem sonrası da birçok açıdan ameliyattan çok daha iyi sonuçlar veriyor” şeklinde konuştu.

“Yeterli hareket ve beslenme dikkatiyle kardiyologlara daha az ihtiyaç duyulur”
Aort darlığı hastalığının görünme sıklığı ve korunma yollarından da bahseden Soylu, şunları söyledi:
“Aort darlığı aslında çok hızlı ilerleyen bir hastalık değil. Birçok hastaya semptomlar başladıktan sonra ekokardiografi cihazları ile teşhisleri yapılıyor. Birçok hasta doğru zamanda teşhisi alıyor ama hem hasta hem de hasta yakınları tedavinin oluşturduğu düşük riski göze alamayarak mağdur olabiliyor. Yaşlı hastaların yanı sıra doğuştan aort darlığı olan hastalar da var. Orta yaşlı kişilerde de ramatizmal nedenlerle de bu hastalık oluşabiliyor. Yaşlılarda solunum sıkıntısı, yürürken bile nefes darlığı aort darlığının en önemli işareti. Kardiyovasküler hastalıklarda doktorların muayenesinin ötesinde kişilerin sağlıklı yaşam değişikliklerini daha önemli. Eğer günlük aktivitelerde yeterince hareket edebilirsek, beslenmemize dikkat edebilirsek zannediyorum kardiyologlara daha az ihtiyaç olur.”

Yorumlar (0)