Şaşkın bakkal süpermarkete karşı olan savaşını kaybetti!

Yerel ve Ulusal market zincirleri adeta mantar gibi akşamdan sabaha şube açıyor.

Türk toplum yapısının temel yapı taşlarından olan esnaflarımız, özellikle de mahalle bakkallarımız çok zor günler geçiriyor.

Sermaye devlerinin karşısında sınırlı sermayeleri ile haksız rekabete maruz kaldığı yetmezmiş gibi bir de pandemi belası ile mücadele eder oldu.

Çok kısa bir süre önce 7000’inci şubeyi açtığını duyuran market zinciri kaşla göz arasında 10001’inci şubeyi açmakla övünüyor.

Bu sadece bir zincir market markası da değil küçük farklar ile 10’a yakın ulusal market zinciri jet hızı ile çoğalıyor. Otomasyon ve barkod sistemi ile insanı öncelemeyen robotik maliyet sistemi ile bir bakıma vatandaşın ucuz ve çeşitli ürüne ulaşımını sağlıyor gibi görünse de özünde İnsanı ve İnsanlığımızı öldürüyor.

Bu sistem insana ve insanlığa o kadar uzak ki bir şubede belli bir süreyi dolduran ve insani ilişkilerini geliştiren çalışanını da belli aralıklarla rotasyona tabi tutarak yer değiştiriyor. Ücretler ile çalışma sistemi ise modern köle işçi tanımının tam kendisi.

Belli bir metrajın üzerinde her boş mağazanın market olması kaçınılmaz oldu.

Olurda evinden markete gelmeye üşenenlere de sanal market vasıtası ile evlere servis vererek kimseyi kaçırmamaya özen gösteriyorlar.

Aklımıza gelen her şeyi hatta aklımıza gelmeyecek şeyleri de satıyorlar. Sezonunda sezonluk, mevsiminde mevsimlik satıyorlar. Okul açımında kırtasiye, deniz mevsiminde mayo ve su yatağı satıyorlar.

Kış başında lastik, kar zinciri, antifriz satıyorlar. Kış başı kışlık ayakkabı mont, yaz başı tişört, şort satıyorlar. Kadın peti satıp, elektrik,telefon faturası tahsil ediyorlar.

Hiç kimseye ve hiç bir sektöre yaşam hakkı tanımıyorlar. İnanın ayıp ediyorlar, bunlar bunu yaparken memleket yönetenler bilinçli ya da bilinçsiz uyuyorlar.

Bakkal Amca ise pahalı alıyor, pahalı ve az satıyor, veresiye yazıyor, alırken ödüyor satarken deftere yazıyor. Bu kısır döngü içinde yok oluyor önce bakkallarımız… Sonra mı?Sonrasında da küçük esnafımız yok oluyor.

Mahallenizde ya da evinize yakın bir bakkal veya esnaf var ise lütfen önceliğinizi ondan yana kullanın. Hani başınıza bir hal geldiğinde yardımınıza koşan, evin anahtarını teslim edecek kadar güvendiğiniz, komşuluk hukukunuz olana sahip çıkın ne olur. Sizin portakalın kilosuna vereceğiniz bir lira size dokunmaz ama belki çocuklarınızın Bakkal amcasını ayakta tutabilir.

 

GEÇ OLDU GÜÇ OLMASIN

Trabzon Büyükşehir Belediyesi uzun yıllar halının altına süpürülen tozları gün ışığına çıkarıyor. İçme suyu şebekesini yenilemek, Reşadiye kavşağındaki anlamsız ve kullanışsız üst geçidi yıkmak gibi.

Aslında çok zaman kaybetti bu şehir. 18 yıldır iktidar olan bir partinin Belediye başkanları daha anlamlı ve geleceğe dönük hizmetler yapabilirdi, yapmadı. Nereden biliyorsun derseniz yakınımız da Ordu’ya, Samsun’a bakın.

Bölgenin bırakın gelişmeyi en çok güç kaybeden şehridir Trabzon. Her anlamda güç kaybetmiştir, ekonomisi, şehirciliği hatta ve hatta Trabzonspor' u da bu güç kaybından payını almıştır.

Geç olmuştur ama güç olmamalıdır. Kaybedilen zamanı kazanmak, bu şehrin taşlarını yerine oturtmak gerekir ve mevcut yöneticilerimiz bunu yapabilecek kapasitededir.

Büyük umutlarla karşılanan 2020 yılı, hayal kırıklıkları,hastalıklar ve kayıplar ile yerini yeni yıla bırakıyor.

Dilerim 2021’de ülkemiz başta olmak üzere tüm Dünya Corona illetinden kurtulur. İnsanlık sağlık ve barış içinde yaşayacağı bir sürece girer.

Sevgi ve saygılarımla yeni yılınızı kutlarım, Sağlıkla kalın...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum