24.03.2022, 09:51

SAVAŞ ZARURİ OLMALIDIR

Atatürk milli ve insani duyguları harmanlayarak çok iyi bir biçimde karıştırmış ve tüm insanlığa sevgi ve saygı ile yaklaşmış bir liderdir. Yaşamının her alanında bunun örneklerini hayat tarzı ile görmek mümkündür.

Dış politikada başarıyı savaşçı ve saldırgan bir politikada değil barıştan ve kardeşlikten yana bir tutum ve davranış sergilemekte görmüştür. 1923 yılında söylediği sözler kişiliğinin karakteristik özelliğini de ortaya koyar. Askeri dehası ile olağanüstü bir çaba ve öngörüyle üstün düşman kuvvetleri karşısında kıskanılacak bir başarı kazanmış olmasına rağmen sarf ettiği sözler anlamını daha da önemsettirecektir. ‘Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Ulusun yaşamı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir.’

Muharebe meydanlarında bizatihi bulunarak ön cephelerde çarpışan ve hatta yaralanan Mustafa Kemal savaşın yıkıcı yönünü en iyi bilen ve bu yüzden de barışın özenle korunması için ısrarla çabalayan bir askerdi. Nitekim defalarca açıkladığı ‘’Yurtta sulh cihanda sulh’’ ilkesi barışa verdiği değeri göstermesi açısından çok önemlidir. İnsanlığı adeta bir aile, ulusları akraba, bir ülkenin sorununu da insanlığın ortak sorunu olarak algılamış ve bu çerçevede davranmıştır.

Milletlerin, çıkabilecek bir savaşa engel olmak için silahlı güçlerini, mali imkânlarını saldırgana karşı birleştirmenin gerekliliğini vurgulamış ve bu yönde örgütlenmenin değerini çeşitli ortamlarda ve değişik zamanlarda ifade etmiştir. Tabii bu örgütlenmenin değer bulması, samimi ve katılımcıların eşit karar hakkının olduğu bir yapıda olabilecektir. Bugünkü NATO, Birleşmiş Milletler gibi örgütlenme biçimlerinin Atatürk’ün ifade ettiği görevleri yapma imkân ve kabiliyetlerinin olmadığı günümüzdeki tavır ve davranışları ile ortaya çıkmıştır.

24 Şubat’tan itibaren devam eden Rusya- Ukrayna savaşının halen devam ediyor olması maalesef Atatürk’ün tarif ettiği örgütlenme modelinin kurulamamış olmasındandır. İnsanlığı aile olarak gören bir anlayış ile binlerce insanın ölmesini izleyen bir anlayışın zıtlığı aşikâr değil mi?

Atatürk’ün sözleri adeta geleceğe ışık tutar gibi…’’Dünya milletleri arasında sükûn, vuzuh (açıklık) ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan mahrumdur. En uzakta zannettiğimiz bir hadisenin, bize bir gün temas etmeyeceğini bilemeyiz. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün aza müteessir olur.’’ Umarım Ukrayna’da süren savaş bir an önce fazla yayılmadan biter ve insanlık huzur bulur.

Savaşın sarsıcı ve yıkıcı halini çok iyi bilen olarak devletlerarası ilişkilerde söz sahibi olmak, hakkını savunabilmek ve almak için kuvvetli olmanın gerektiğini de biliyordu. Aktif bir dış politika izlerken, düşmanlıkta ve dostlukta aşırılığa kaçmamış ve milletin çıkarlarını ön planda tutmuştur.

Rejim farkı gözetmeksizin dengecilik temelinde iyi ilişkiler içerisinde bulunmaya çabalamıştır. Nitekim Kurtuluş Savaşında milletin çıkarları çerçevesinde Sovyetler Birliğine yaklaşmış ancak komünizmden uzak durmuştur.

Devrimci karakteri gereği değişim ve gelişimin kaçınılmaz olduğunu her zaman vurgulamıştır. Dolayısıyla dış politika anlayışını, değişen koşullara ve çağın gereksinimlerine uyum sağlayan dinamik ilkelere dayandırmıştır.

Barışı memleket dâhilinde ve haricinde çok değerli bulduğundan yöneticilerin bu düşüncede olması gerektiğine inanmıştır. Savaş ve saldırganlık karakteri olan veya değer yargıları zayıf olan Yöneticilerin milleti maceraya sürükleyerek felakete sebep olabileceğini biliyordu.

Nitekim Söylevde bu endişesini şöyle dile getirecektir. ‘’ Sultanlarla, Halifelerle idare edilen memleketlerde, vatan için en büyük tehlike, Onların düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır. Meclislerle idare edilen memleketlerde ise bazı milletvekillerinin yabancılar adına çalınmış ve satın alınmış olmalarıdır. Bunun için millet, kendi vekillerini seçerken çok dikkatli ve kıskanç olmalıdırlar.

’’Peki, millet gerçekten Milletvekillerini seçerken titiz ve dikkatli davranıyor mu? Veya millete tanıma imkânı tanınıyor mu?

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

Yorumlar (0)