Sayın Başbakan bu mektubu okur mu?

Sayın Başbakan;


Türkiye’deki 81 ilin hepsinin ayrı ayrı sorunu ve sıkıntısı var.


Artvin’den Edirne’ye, Sinop’tan Hatay’a kadar her il dertli!


Artvin’de yaşayan bir insan nasıl geçinir?


İşlemek için toprak yok! Her yanı orman, yayla!


Dağda balcılık yapsa, ayılarla ortak olacak!


Orman’ı yok, ormancılık yapamaz!


Olsa, ağaç kesemez, dikemez, satamaz!


Deniz de balık tutamaz, av yasağı var!
Baraj inşaatlarında çalışamaz. Tahsili yoktur, düz işçidir! Mühendis olsa, yabancılardan kendisine sıra gelmez!


Artvinlim ne yapacak?


Batıya göçecek. Bursa’daki İstanbul’daki hemşerisinin, akrabasının yanına gidecek.


Geride kalanlarda ömür dolduracak.


Rize’de yaşayan nasıl geçinecek?


Bahçedeki çaya bakacak!


Çaykur’a, özel bir fabrikaya girmeye çalışacak.


Sonunda büyük çoğunluğu Başbakanın ailesi gibi Rize’yi terk edecek.


İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e göçecek!


Çevresindeki illerden uzaklara gidemeyenlerin tercih ettiği Trabzon, biraz daha şanslı!


Bölgenin metropolu, tarihi ve staretejik özelliği nedeniyle gelen- gideni fazla! Hareketli bir kent! Göç alıyor, göç veriyor! Cumhuriyet döneminde Türkiye’de en fazla göç veren illerin başında geliyor!


İlde kalanlar ve gelenler, çevre kentlerdekilerden daha sorunlu ve sıkıntılı!


Gelmiş geçmiş hükümetlerin izlediği tarım politikaları ve arazinin arsalaşması nedeniyle, tütün, fasulye, patates, bostan, mısır bahçeleri fındıklık olmuş!


Batıda ormanlar sökülmüş, tarım alanlarına fındık dikilmiş, fındık diyarının fındığı para etmez hale gelmiş!


Ticaret, sağlık, turizm diye diye geçmişte var olan imalathaneler, üretim tesislerinin kapısına kilit vurulmuş!


Esnaf kenti, tüccar kenti denilmiş, yerli- yabancı sermayenin iştahı kabartılmış, esnaf ve tüccar köşeye sıkıştırılmış!


Trabzon, devletten geçinen bir kent haline gelmiş!


Sayın Başbakan;


Türkiye’nin olduğu gibi Trabzon’un ve bölgenin sorunlarını, sıkıntılarını burada yaşayan insanlardan daha iyi biliyorsunuzdur. Bundan eminiz.


Çünkü, ülkenin envanteri elinizin altında.


6 yıllık iktidarınız döneminde Trabzon’a ve bölgeye önemli yatırımlar yaptınız.


Her şeyden önce devam eden yatırımları tamamladınız.


Enerji üretimini teşvik ettiniz, üreteceklerin önünü açtınız.


Ancak, bir petrol kuyusu kadar hatta daha fazla ekonomik değere sahip olan HES projeleri yavaş ilerliyor. İnşaata başlamayanların lisanslarını iptal edin. Süre verin. Bir şeyler yapın.


Projelerin masa başında alım- satımının önüne geçin! Doğal çevreyi korumayı düşünerek bu projelerin yarısını iptal edin.


Trabzon’u teşvik kapsamına aldınız.


Bu olay aslında Trabzon’a yaptığınız, görünmeyen en büyük yatırımdır.


Teşvik, yıl sonu bitiyor. İmalat, üretim ve turizm sektöründe teşvik süresini uzatmalısınız.


Teşvikte 10 yıllık bir süre getirildiğinde, Doğu Karadeniz bölgesinin tüm illerinde üretim, imalat kendiliğinden artacaktır.


İstanbul ve çevresindeki çoğu imalat sektörü bu bölgeye taşınacaktır, bu bölgede yenileri kurulacaktır.


Atatürk’ün vasiyeti, Trabzonlu eski Başbakanlardan Hasan Saka’nın güzergahını belirlediği ve ön projesini hazırlattığı Trabzon- Erzincan demiryolu’na start vermelisiniz.


Trabzon’da yeni yerleşim, ticaret ve üretim sahalarının oluşması için güney çevre yolu projesine işlerlik kazandırmalısınız.


Bu yol, Trabzon’un gelişmesi ve büyümesi için olmazsa olmazıdır.


Akyazı projesi; seçim vaadinizden biriydi.


Sayın Başbakan;


Sizden bir isteğimiz daha var.


O da, Trabzon Havalimanı’na, ‘Hasan Saka Havalimanı’ adının verilmesidir.


Hasan Saka; Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli devlet adamlarından biridir.


Bugün sizin oturduğunuz o koltukta ikinci dünya savaşı sonrası 1947- 48 yıllarında oturmuş ve sıkıntılı dönemde bu ülkeyi yönetmiştir


Son Osmanlı Meclisi Mebusan’ında vekillik yapmış, TBMM’in ilk yıllarında vekillik ve Kurtuluş savaşı yıllarında maliye bakanlığında bulunmuş, Lozan antlaşmasında İsmet İnönü’den sağında yer almış, 30 yılı aşkın bir süre milletvekilliği yapmış, İkinci Dünya savaşı yıllarında Dışişleri Bakanlığı yapmış ve önemli anlaşmalara imza atmış, Değişik dönemlerde bakanlıklarda bulunmuş. Trabzon limanı, Havalimanı’nın yapımında emeği geçmiş, bölgeye ve ülkeye yemeden içmeden hizmet etmiş ve ölürken sırtında eski bir ceket olan bu değerli devlet adamımızın ismini yaşatmanızı ve ölümsüzleştirmenizi istiyoruz.


Selam ve saygılarımızla.


 


Türk ne demek?


 


Giresun Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk’ün öğrencilerine yaptığı bir konuşmada


Türk’ü tarif etti, Türk’ün ne demek olduğunu anlattı.


İşte Osman Hoca’nın Türklük reçetesi:


 


Türk ne demek?


 


-Türk demek, horon tepen demektir.


-Türk demek, halay çeken demektir.


-Türk demek, zılgıt atan demektir.


-Türk, tarhana çorbasına, mercimek çorbasına, lahana çorbasına kaşık sallayan demektir.


-Türk, mısır ekmeği, somun ekmeği, pide yiyendir.


-Türk demek, anne sevgisi, evlat sevgisi, vatan sevgisi, millet sevgisi demektir.


-Türk demek, tartıda ve ölçüde doğru olmak demektir.


-Türk demek, çok çalışmak ve çalışkan olmak demektir.


-Türk, küçüklerini sevmek, büyüklerini saymak demektir.


-Türk, mazlumun yanında olan, zalime karşı çıkandır.


-Türk, ahde vefa gösterendir.


-Türk demek kadir kıymet bilirlilik demektir.


-Türk demek, adaletle yönetmek, hakkı teslim etmek demektir.


-Türk demek, tarlada buğday biçen, bahçede fındık toplayan, ağaç diken, yeşili koruyan demektir.


-Türk demek, Yıldırım Gürses, Tarkan, Yaşar Özel, Neşet Ertaş, Volkan Konak, Orhan Gencebay demektir.


-Türk, Aşık Veysel"dir, Hacı Bayramı Veli"dir, Hacı Bektaşı Veli"dir, Fatih Sultan Mehmet"tir, Osman Ağa"dır, Hüseyin Avni Alpaslan"dır, Mustafa Kemal Atatürk"tür.


-Türk, Kerkük"te, Filistin"de, Bosna"da, Doğu Türkistan"da, Ahıska"da, Ruanda"da, Vietnam"da yaşanan acıları paylaşandır.


-Türk, komşusu açken tok yatmayandır.


-Türk, komşusu siftah etmediği için ikinci müşteriyi kabul etmeyip, ona gönderendir.


-Türk, kara gün dostudur.


-Türk, gülen, ağlayan, seven, sevilendir.


 


İşte bizim Türk"ten anladığımız budur.


 


İmza: Prof. Dr. Osman Metin Öztürk / Giresun Üniversitesi rektörü

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.