Seçeceksin ama seçilemeyeceksin!

Trabzonspor’u dar bir çevrenin kulübü yapmaya niyetli olanlar, dün KTÜ Osman Turan Kültür Merkezi’nde duvara tosladılar.
Bu köşede, ‘Trabzonspor bu tüzükle kasaba kulübü olur’ diye yazmıştık. Tüzüğün o maddesi genel kuruldan geçseydi Trabzonspor’u bundan böyle kendilerini Trabzonspor’un sahibi olarak gören dar bir çevre yönetecekti. Ama olmadı. Genel kurula katılan delegelerin büyük çoğunluğu buna izin vermedi.
Taslak tüzüğün can alıcı iki maddesi vardı. Biri, 14. madde diğeri 41. madde. İlki üyeliklerle ilgili, ikincisi ise başkan ve yönetim kurulunun dört üyeliğine seçilebilme şartı! 41. madde değiştirilmeseydi, Trabzonspor’da yöneticilik yapanlar dışında hiç kimse başkan, asbaşkan, genel sekreter ve genel sayman olamayacaktı. Tüzüğü hazırlayan politbüro heyeti, Trabzonspor üyelerine ‘seçme hakkınız var ama seçilme hakkınız yok’ demişti. 
Taslak tüzüğün kabul edilen maddelerinin de birçoğuna itiraz geldi. Ki, itiraz edenler haklıydı. Bu arada Trabzonspor’un dün yaptığı genel kurulunun iptali için çok sayıda üye mahkemeye gidecek.  Genel kurula alınmayan ve üyelikleri düşürülenler kongre salonu girişine noter getirdiler ve tespit yaptırdılar. Mahkemeye gidecek üyelerin haklı gerekçeleri de var. Mesela, 4 yıl önce üye olmaları, önceki kongrede oy kullanmaları ve dünkü kongre öncesi üyeliklerinin düşürülmesi ve salona alınmamaları gibi. 
Trabzonspor’un yeni tüzüğü, görünen o ki önümüzdeki yıllarda tekrar değiştirilecek.

Bayraktar aday olacak mı?


Ankara siyasi kulislerinde, Ekim 2018’de yerel seçimlerin yapılabileceği konuşulmaya başlandı. Ekim  2018’de yerel seçim yapılır mı, yapılırsa kararı Başkan mı yoksa TBMM mi verecek?  Karar, TBMM’de alınacaksa, MHP ekim ayında yapılabilecek yerel seçime onay verir mi? Bu arada yerel seçimlerin erkene alınması için anayasanın ilgili maddesinin değişmesi, bu maddenin değişmesi için MHP’nin destek vermesi gerekiyor.
Seçimlerin ekim ayında yapılması halinde, partilerin belediye başkan adaylarını parti teşkilatları değil Ankara’da parti genel merkezleri belirleyecek.
Yerel seçimlerde genel seçimde olduğu gibi partiler ittifak yapacak mı?
AK Parti genel merkezinden sızan haberlere göre, iktidar partisi hiçbir seçim bölgesinde ittifaka yanaşmayacak. Yani, her seçim bölgesinde aday çıkaracak.
Muhalefet kanadının ise bu konuda henüz nasıl bir yol izleyeceği belli değil. Ancak, CHP ve İYİ Parti’nin bazı il ve ilçelerde bir aday üzerinde yoğunlaşabilecekleri söyleniyor.  İYİ Parti’nin Ankara’da Mansur Yavaş’ı, CHP’nin de İstanbul’da Ekrem İmamoğlu veya Akif Hamzaçebi’yi aday gösterebilecekleri, İYİ Parti’nin İstanbul’da CHP adayını, Ankara’da ise CHP’nin İYİ Parti adayını destekleyebileceği konuşuluyor.
Trabzon’da ise AK Parti’nin kimi aday göstereceği merak edilmeye başlandı. AK Parti kulislerinde, milletvekili aday adayı olan bazı isimlerin büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarına aday olabilecekleri söyleniyor.
AK Parti kurucu yöneticilerinden bir isim, Çevre ve Şehircilik eski Bakanlarından Erdoğan Bayraktar’ın Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı olması halinde seçimi açık ara farkla kazanabileceğini söyledi.  
***
Her şey birden olup bitiyor ve bunun görünürde hiçbir nedeni de yok gibi. Meselâ dün bütün gün Solaklı Deresi lağım gibi aktı ve bu hiç kimsenin umurunda olmadı. Oysa bir önceki gün suyunun yeşil rengine bakıp onun hayat taşıdığına ikna olabiliyordum. Dedim ya her şey birden oluyor bu ülkede. Belediye başkanının kartonpiyercilere çöp alanı olarak yine Solaklı Vadisini göstermesiyle her şey birden oldu. Her taraf çuvallar dolusu kartonpiyer artıklarıyla dolup taştı. Birden, sadece bir emirle. Sonra tuhaf bir şey daha oldu. Otomobiline turbo motor takıp kıyameti koparan ıslığıyla zamanı ve mekânı delip geçen bir öküzün mekanik şovu başladı. Hiç kimsenin gıkı çıkmadı. Sonra bir diğer öküzün Yenimahalle’de silahlı şovu başladı. Sanki gökten Zümrüdüanka sürüsü geçiyor da bir tanesine sahip olayım dercesine bulutlara saydırdı, saydırdı, saydırdı. Doydu mu bilmem. Siyasal iklimin değişmesiyle Türkiye’de insanın düşünme, davranma biçimi de değişti. Düşünmeye, düşünceye, inceliğe, ahlaka, erdemli davranmaya gerek duymuyor artık insan. Bir şeye karar veriyor ve onu hesapsızca yapıyor. Tıpkı bir Amok koşucusu gibi. Nefesi bittiğinde ise kendiliğinden düşüyor.  (Metin Kondel)
***
Kapitalizm hırsızlık mı?
Kapitalist işletmelerin hepsinin altında gizlenmiş bir "hırsızlık" aramak, piyasa ekonomisine inanmamanın düşünce sistemimizde yarattığı bozukluklardan biridir. En büyük "hırsızlığı" Bolşevik ideoloji yaptı. Rusların tarihini çaldılar. Çinlilerin tarihini çaldılar. Rusların 70 yılı çok kötü yaşandı. Piyasa ekonomisinin, ciddi bir genel hukuk ve özel rekabet hukuku denetiminde en az kötü kaynak tahsis süreçleri kurumu olduğuna esasta inanmıyorsanız, benim sizden alabileceğim ve size verebileceğim anlamlı bir şey olamaz. Piyasa ekonomisinin alternatifi olarak kendini işçi sınıfı adına yetkili sanan insanların kurduğu bir partinin diktatörlüğünü kabul ediyorsanız, gidin Canan Kaftancıoğlu'na yardım edin. (Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel)
***
Geçen yıldan; 
Emperyalizm bu. Sömürecek ama çok anlamayacaksın. 
Nasıl? Birbirinin karşıtı partiler olacak. Siz birine çok kızdınız mı diğerine yöneleceksiniz.
Yani A yolundan değil B yolundan gideceksiniz. Ama iki yolun sonu da emperyalizmin bıçağının önü olacak. Onun için dikkat! Ölümü gösterip sıtmaya değil 4. evre pankreas kanserine razı etmeye çalışıyorlar toplumu.
Önemli olan A ve B noktasından hareket eden şoförlerin, bizi aynı hedefe, farklı yerlerden götürdüklerini bilerek o dolmuşlara binmememizdir.
Ha dolmuşlar son model, parlak renkli olabilir. Radyosunda sevdiğiniz şarkılar çalabilir, şoförden size iltifatlar gelebilir.
Ama bu gideceğiniz yeri değiştirmeyecektir: Emperyalizmin kör bıçağının önü...
Ne edin edin şoförleri değiştirin! Değiştirelim. Bu da önce dolmuşlarına binmemekle olur! (Kur. Alb. Mustafa Önsel)

Önceki ve Sonraki Yazılar