Ekrem Seymenoğlu

Ekrem Seymenoğlu

Seçim analiz

Sağduyulu olabilmek, gerçekleri kabullenebilmek, öfkenizi dindirmek, gözlere inen perdeleri kaldırabilmek adına seçim izlenimlerimi sizlerle paylaşmak isterim.
15 yıldır yaşadığımız seçim süreçlerinin hepsini az çok hatırlamaktayım fakat ilk kez bu kadar işin içinde bulundum. Sandık sonuçlarını bizzat takip ettiğim, tutanaklara ulaştığım, sonuçları izlediğim, sürecin içine dahil olduğum, seçim çalışmalarında bizzat sahada bulunduğum, parti temsilciliği yaptığım, yönetim kurulunda bizzat görevli olduğum bir seçim yaşadım. Çuvalların ve tutanakların teslim edilmesi, YSK sistemine verilerin girilmesi süreçlerini de takip etme şansı buldum. İlçe Seçim Kurulundan çıkıp eve gittiğimde saat gece 4 civarlarıydı. Oylara sahip çıkabilmekse en alasını yaptık, evde sıcak çay, TV karşısında izlemek yerine mücadele verdik, sonra seçim kurulunda olaya hakim olmaya çalıştık… Gördüklerim karşısında çıkardığım sonuçlar;
Vatandaşın yarısından fazlası ne olursa olsun, söylenenlere, gördüklerine inanmıyor, kayıtsız, şartsız oyunu iktidara veriyor.
Ne kadar gerçekleri anlatmaya, göstermeye çalışsan da boş, bizim gibi düşünenler azınlıktayız, ezici bir çoğunlukla oylar RTE ve AKP'ye gidiyor. Çalıyorlar, çırpıyorlar naralarımız tamamen boş. Sandıklar da ezici üstünlükler ortada. 4-5 parti birleştiğinde bile tek başına AKP oylarına gelemeyebiliyor. Sandıklar ortada, seçim tutanakları ve oraya imza atanlar içerisinde herkes aynı düşüncede değil, seçim kurulunda çalışan insanları gözlemledim, her kesimden insanlar var. Bu insanlar bizim komşularımız, arkadaşlarımız, eşimiz, dostumuz, uzaydan gelmediler. Bu kadar güvensizlik, bu kadar suçlama, yaftalama yapmanın alemi yok. Herkes metanetle görevini yapmaya çalışıyor. Arada kötü niyetliler olabilir fakat onları engelleyecek dürüst, namuslu insanlar da var. 
Sandık başkanları ve görevlilerimiz arasında görünüyor ki iş bilmemek, hesap, kitap yapamamak ya da okuduğunu anlayamamaktan kaynaklı hata yapan çok insan var. 
Nasıl ki iktidarın kendine oy vermeyenleri terörist, hain ilan etmesi yanlış ise muhalefetin de devletin memurlarını vb. görevlileri hırsız, sahtekar, üçkağıtçı ilan etmesi yanlıştır.
Oturun ve mağlubiyeti kabullenin değil ama her seferinde de öküzün altında buzağı aramak doğru değildir. 
Bu seçim tüm parti temsilcilerinin teyakkuzda olduğu sahada etkin çalıştığı, sürece hakim olduğu ve ittifak halinden kaynaklı organize çalışıldığı bir seçim oldu. Dolayısıyla hile, hurdaya, tartışmalı sonuçlara fazla mahal verilebildiğini düşünmüyorum. Münferit ve bölgesel çaplı küçük olaylar olmuş olabilir, bunlar doğaldır. Bu yaşananlar %1-2 düzeylerinden fazla oynamalar yapabileceğine asla ihtimal vermiyorum. 
Söylediğim gibi vatanını, milletini seven bir kardeşiniz olarak sürecin içinden gördüğüm kadarıyla naçizane tavsiyem oturup seçim sonuçlarını kabullenmek ve yeniden doğal yaşama dönerek tüm kesimlerle kucaklaşarak birlik beraberlik içinde yaşamaya devam etmektir. Gayesi millet ve vatan olan herkes bizim için değerli olmalıdır. Gerisi teferruattır. Baki olan komşuluk, arkadaşlık, dostluk, abilik, kardeşliktir. 
Vatanımız, milletimiz için bundan sonrası hayırlı, umutlu, huzurlu, başarı dolu olsun. 
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet var olsun…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.