Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

SEÇİMLER DEMOKRASİ BAYRAMI OLMAKTAN ÇIKTI

SON SEÇİMİN ARDINDAN

Demiştim önceki yazılarımın birinde. Çok sık sık seçim yapıyoruz, bayram olsa nerdeyse her gün bayram. Ancak bir deyimde kim için her gün bayram derler .Biz ondan olmayız. Son seçim büyük bir gürültü ile geldi geçti. Katılma oranı yüksekti bu sevindirici. Demek ki halk tüm olanlara karşın yine de seçimden umutlu. Seçimden nefret eder ve kaçarsa o zaman demokrasi daha da büyük yara alır. Gerçi seçim çok şey değiştirmiyor, başta belirlenen ereğe ulaşılıyor. Böyle olduğuna inanırsa halk seçime ilgi azalır ve halk başka yollar arar. Bu da zararlı ve tehlikeli olur. O nedenle seçimden halkı nefret ettirmemeli.

Birçok seçim yaşadım. İlk başta çocuktum, afişler, bayraklar, ilanlar adeta oyuncağımızdı. Babamızı sevdiğimiz için onların sevdiğini biz de sever çocukça mutlu olurduk. Sonra biz anlamaya başladık, seçime ilgi duyduk, merak ettik. Bayram gibi seçimler çok yaşamadık. az da olsa kanlı seçimler de yaşadık. Son seçim çok şaibeli ve kanlı olmadı buna sevindik de. Seçim sonuçlarının açıklandığı akşam hiç güzel olmadı. Adeta savaş alanına döndü mahalleler, kimi köyler. Balkonun altında, diğer balkonlardan silahlı gösteriler. Ödü koptu  insanların. Bu güzel olmadı. Kime karşı savaş. On katlı apartmanda beş değişik partiden adam var. Kim kime karşı zafer ilan ediyor. Bir kardeş bir partiden, diğeri diğer partiden.

Kim kazanırsa kazansın bu bir savaş değil bu bir tercih. Ben daha iyi yaparım sen iyi yapamazsın... Bu mu savaş nedeni. Böyle olunca seçim demokrasi bayramı olmaz. Demokrasi bayramı olması için birlikte mutlu olmak gerekir. “Haah işte kazandık sizi ezeceğiz, sizi yok edeceğiz…” deyince bayram olmaz.

 

BİRÇOK KEZ YAZDIK SÖYLEDİK

Seçim neden yapılır? Demokrasi bir iştişare, bir meşvere rejimidir. Partiler demokrasinin vazgeçilmez ögesidir. Seçenekler ortaya koyarlar. Ülkeyi iyi tanımaya çalışır, sorunlarını anlar, çözüm yolları önerir ve  halka sunar... “Ben ülkeyi ve halkımı tanıyor, seviyorum. Sorunlarını da öğrendim, çözüm yolları da buldum der. Ayrıntılı programlar hazırlar, halka sunar ve beni seçerseniz ben bunları yapacağım ve sizi huzura kavuşturacağım der ve seçmen de anlamaya çalışır, anlar ve tercihini sandığa yansıtır. Bu seçimin sonunda, “Hahhh biz zafer kazandık geliyoruz” denmez. Bu bir futbol takımı değil bu ülkeyi yönetme  seçeneğidir. Partiler bu anlayışla hazırlanmalı ve bu seçenekleri siyaset biliminden de yararlanarak halka sunmalı. Halk da, oğlumu işe koymak, kızımı işe  sokmak, şu çıkar bu çıkar için değil gerçekten tüm yurdu ve ulusu  düşünerek önündeki seçenekleri inceleyerek karanlık odada vicdanını da dinleyerek o mührü alıp o pusulada uygun yere basıp katlayıp sandığa atmalı. Ve derin bir oh çekip işte görevimi yerine getirdim deyip evine, işine gitmeli. Sonuçtan da kendisine pay çıkartmalı. Seçim böyle olursa bir anlam taşır yoksa ........yarışı olur ve  hiç bir anlam taşımaz . Seçmen belki de verdiği oyun yanlış olduğu bilincindedir ancak, “Biz bu partideyiz, bizim lider bu, o ne derse o” derse ona seçim denmez.

 

SON SEÇİM NASIL OLDU?

Seçimin zamanını seçmen mi belirledi. Hayır… Seçime daha bir buçuk yıl vardı. Yetkililer ve ilgililer, “Kesinlikle erken seçim yok, seçim zamanında” diyordu ancak bir sabah kalktık sokakta duyduk iki ay sonra seçim var. Neden seçim... Seçime gidenler ülkeyi 16 yıldan beri yönetiyor. İyi yönetiyorsa devam etsinler, kötü yönetiliyorsa “Eh artık biz bittik bizden yeter” demeleri gerekirdi. Öyle mi oldu? Hayır... Yarın seçim var adayları da seçimin yolunu yöntemini de biz belirleriz, siz sandığa gidin o pusulaya mührü basın, sizin göreviniz bu!.. Böyle bir seçim demokrasi bayramı olur mu?

Seçim basit bir olay değil. Devlete ülkeye büyük bir ekonomik yük oluyor. Ülke ağır ekonomik sorunlarla uğraşırken ona bu yükü yüklemek doğru mu? Daha önce koalisyonlar vardı diye erken seçim oluyor deniyordu. Şimdi tam mutlak çoğunluk elde neden ikide bir seçim. Çünkü muktedirler öyle istiyor. Seçimi bir oyun gibi görüyorlar ve bu oyundan hoşlanıyorlar... İyi de geçim sıkıntısı ve türlü sıkıntılar içindeki halkı oynatmak niye. Oyunu oynayanlar saraylarında, oyuncular toz toprak sahada.

Halk artık, “Yeter oynamıyoruz, biz yaşamak, mutlu olmak, huzurlu olmak, barış istiyoruz” demeli. Ancak böyle olmuyor. Bizim parti bizim başkan yaşasın, deyip koşuyor sahaya o meydan senin bu meydan benim sahada oynuyor. Oyunu yöneten şefler de büyük bir zevkle ellerini, kollarını oynatıyor.

Son seçimde kim kazanırsa kazansın… Bir reis, bir başkan seçiminden yüzde  52 ile kazanmak bir ulusun reisliğini, başkanlığını kazanmak olmaz. Hatta yüzde 60-70 bile yetersiz. Bu nedenle demokrasilerde kuvvetler ayrılığı çok önemli. Yüzde birin bile istenci yönetime yansımalı. Öyle mi oluyor? Yanıtı siz verin... Nasılsa siz-biz oynuyoruz kan ter içinde.

 

NE ZAMAN SEÇİM BAYRAM OLUR?

Seçim halkın istencinin sandık yolu ile yönetime yansımasıdır. Seçimin tarihini de yolunu yöntemini de halk belirlediği zaman halk güle oynaya sandığa koştuğu zaman seçim bayram olur. Öyle bir sabah ansızın “hadi kalkın seçime,  marş marş” denince buna tutsakların işe koşulması deriz ki bundan bayram olmaz.

Bir çok kez yazılarımı okuyanlar salt adıma ve yazının başlığına bakarak yorum yapıyor. Okumuyor... “Bunlar böyle düşünür, bu böyle düşünür” deyip karar veriyor, yorum yapıyor. Hiçbir yazımda bir siyasal partiyi hedef almadım, bir düşüncem var onu savunurum. O zaman zaman o partiye bu partiye yanaşabilir. Hiçbir zaman kavgadan yana olmadım, dilimden kötü söz çıkarmamaya çalıştım. Bu ülke için bu insanlar için ve daha da geniş bu dünya ve insanlık için güzel şeyler düşünmeye çalıştım.

Son  seçim akşamı atılan bombalar, sıkılan mermiler, hakaret dolu naralar  kim için ve ne için? Hiçbir bayram böyle olmaz. Biz yöneteceğiz, biz sorunları çözeceğiz, biz bu ülkeyi daha güzel ve bu insanları daha sağlıklı ve mutlu edeceğiz, diyorsanız bunun için neden tüfekler patlıyor.

Böyle seçimler olmaz olsun… Biz dostça, kardeşçe, barış içinde yaşamak istiyoruz. Siz kovboy filmlerinden esinlenerek yönetmek ve yönetilmek istiyorsunuz. Varın siz öyle olun ama kıymayın bu ülkeye ve insanlara...

 

 

                                     

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.