Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

SEÇİMLER NE GETİRDİ, NE GÖTÜRDÜ?

SON YEREL SEÇİM SONUÇLARI

31 Mart, Türkiye tarihinde önemli bir dönemeç olarak anılacak. Bu günlerde tarih yazıldı yarınlarda okunacak. Dilerim bayram gibi kutlanmış ve demokrasi adına önemli kazanımlar getirmiş olsun. Seçim bir demokrasi bayramıdır demiştim, kutlu olmasını dilemiştim. Bana göre tüm olumsuzluklara karşın yine de kutlu oldu. Dilerim güzel günlerin, barış dolu günlerin eşiği olur. Meşrutiyetlerden buyana demokrasiyi kurmaya çalışıyoruz. 1950’den buyana  çok partili düzene geçtik. Yetmişli yıllara adım attık. Hala tam demokrasiyi yaşayamıyoruz. Çok eksiklerimiz, çok yanlışlarımız var. Neden demokrasiye alışamıyoruz. Son yılların eşsiz büyük bilim adamı Sayın İlber Ortaylı, “Türk Halkı kurallara kolay uyamadığı için tam demokrasiye geçemiyor” diyor. Geçen yazımda da belirttiğim; demokrasi bir yasalar rejimi değil bir erdem rejimidir. Bir ahlak rejimidir. Bu ahlakı alamayan toplumlar demokrasiye kolay geçemez. Böyle toplumlar maalesef otoriter rejimlere daha uygundur. Bu da çağdaş bir görünüm değil. Dileriz bu engeli kolay aşalım, tam demokrasiye ulaşalım.

Yerel seçimler halka en yakın seçimlerdir. Yanındaki muhtarını, belediye meclisini ve belediye başkanını seçiyor. Her gün görüyor birlikte yaşıyorsun. Bu çok önemli. 31 Mart pazar günü bilmem kaçıncı yerel seçimi yaptık. Seçilenler belgelerini alıp göreve başlıyor. Dilerim ülkemiz ve ulusumuz için hayırlı sonuçlar getirir.

Seçim herkesin istediği gibi olmaz. Elbette seçilen var seçilemeyen var. Sonucu demokrasiye yaraşır biçimde kabullenmek gerekir. Aslında her seçim bir sonraki seçimin daha mükemmel olmasını sağlamalı. Bakalım sonuç ne olur.

 

SON SEÇİM NASIL İZLER BIRAKTI

Her seçimin değişik izleri kalıyor. Seçim demokratik olmalı. Devlet, seçimi  tarafsız yönetmeli. Demokrasinin vazgeçilmez ögesi olan partilere devlet eşit yaklaşmalı. Devletin kurumları herkese eşit hizmet sunmalı. Başkanlar, başbakanlar, bakanlar, valiler, kamu görevlileri, tüm yurttaşlara eşit hizmet sunmalı. Siyasal partiler devletin olanaklarından eşit yararlanmalı. Adaylar seçime girdiğine göre devlet görevlileri hepsine eşit  hizmet sunmalı.

Son seçime dek hükümetin kimi bakanları istifa eder, tarafsız bakanlar atanır ve tarafsızlık ilkesine göre hizmet sunardı. İçişleri, Adalet ve Ulaştırma bakanları... Belki tam tarafsız olamazlardı ancak yasal olarak o konumdaydılar. Son seçim böyle mi oldu. Bakanlar sözde politikacı değil dışardan atanmıştı. Ancak bırakın tarafsızlığı bizzat miting düzenlediler, ağıza alınamayacak laflar ettiler. Devletin en başı seçim afişlerinde yer aldı. Devletin radyosu TV’si tarafsız yayın yapardı, süre eşit dağıtılırdı son seçimde böyle mi oldu?

Bu görüntü tarihe düştü. Yarınlarda  31 Mart seçimi nasıl anılacak? Bu koşullarda yapılan seçim nasıl adil olur, adil olmayan seçim nasıl demokratik olur?

Seçime itirazlar sürüyor. Elbette itiraz seçimin bir gereğidir. Ancak nasıl itiraz, nereye itiraz. Seçimi kim yaptı, kim yönetti. Siyasal iktidar… Sandık kurullarını onlar oluşturdu, seçim kurullarını onlar oluşturdu. Adalet bakanı onlardan, tüm yöneticiler onlardan. Eğer seçim adil değilse bundan kim şikayetçi olmalı...

 

SEÇİMDEN SONRAKİ DURUM

Seçim bitti… Yeni başkanlar görev başında. Belediye başkanlığı önemli bir görev. Ancak asıl görev yürütmede, hükümette... “Onlar seçimi nasıl alırsa alsın  biz onların kafasındayız” tehdidi demokrasiye uyar mı? Yazık, yazık demokrasimiz iki yüzyıla yaklaşıyor. Çok partili yaşam 70 yılı aştı. Epeyce olgunlaşmıştık. Bir çok kazanımlar elde ettik. Yoksa bu seçimle bir çoğunu yitirdik mi?

Belediye başkanı yerel yönetici. Eskiden buna ŞEHREMİNİ deniyordu. Yani şehrin emini, güvenilen kişisi. Bu durumda nasıl olacak? Başkan kendisine oy verenleri, vermeyenleri ayıracaksa ne diyeceğiz. Keşke seçim olmasa, vali kaymakam yönetse çok daha iyi idi, demeyecek miyiz? Bu yüzyılda insanlığın vardığı bu ileri aşamada Türkiye Cumhuriyeti bu duruma gelirse kaybımız çok olur.

Ancak korkuya ve kuşkuya gerek yok. Son seçimde halk kararını verdi, uyardı. Demokrasiye sahip çıktı. Tüm olumsuzluklara karşın demokrasiden yana tavır koydu. Dilerim yeni yöneticiler örnek bir yönetim anlayışı sergiler ve demokrasimiz yitirdiklerini geri alır ve çağdaş demokrasiler düzeyine ulaşır

 

TRABZON’DA DURUM, YENİ DÖNEM

Elbette Trabzon bu ülkenin bir parçası. Olumlu ve olumsuz tüm hareketlerden etkilenir. Son seçim Trabzon’da çok sakin geçti. Tüm olumsuzluklara karşın sevgi, barış ve hoşgörü egemen oldu. Pek tatsız olay yaşanmadı. Bunda iktidar partisinin büyükşehir adayının olumlu rolü oldu. Sayın Zorluoğlu başarılı bir devlet adamıydı. İyi bir mülki amirdi. Kaymakamlığı da valiliği de çok başarılı  geçti. Ona göre belediye başkanlığı çok üstün bir görev değildi. O doğduğu ve  büyüyüp yetiştiği  Trabzon'a hizmet etmek için büyük bir fedakarlık  yaptı,

seçim kampanyası süresince  çok olgun çok erdemli bir tavır sergiledi. Bu tavrı  genel siyasi havayı da çok etkiledi. Her açıklaması ve her konuşması tam bir devlet adamı görüntüsü verdi. Tam ŞEHREMİNİ oldu. Benim bu değerlendirmem kesinlikle siyasi bir değerlendirme değildir. Bu siyasi harekete çok uzak olduğum halde Murat Beyin hareketini çok beğendim. Aynı köylü, komşum, aile dostum ve hepsinden önemlisi çok sevdiğim ve beğendiğim bir öğrencim olması ile de ayrıca onur duyuyorum.

Zorluoğlu, Trabzon’da çok olumlu izler bırakan bir belediye başkanı olacak. Trabzon onun elleri ile daha da güzel olacak. Yıllardır ihmal edilen Trabzon için Zorluoğlu büyük bir şans oldu. Dilerim olumsuz etkenlerden uzak durur ve Trabzon Türkiye’nin en kalkınmış en güzel illeri arasında yerini alır. Bu asıl Trabzon için çok önemdir. Murat Beyi engelleyebilecek olumsuzlukların vebali onların üzerine olacaktır.

Zorluoğlu’na gönülden başarılar dilerim.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.