Şehir Hastanesi ne kazandıracak?

Trabzon’da şehir hastanesi yapılması için yüksek planlama kurulu onay vermiş. AK Parti Trabzon milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu, Akyazı sahilindeki dolgu alanında 400 dönümlük arazi üzerine 1100 yataklı olarak planlanan Trabzon Şehir Hastanesi’nin inşaatına 2018 yılında başlanacağını ve 2020 yılında tamamlanacağını söyledi. Köseoğlu, Şehir Hastanesinin yapılacağı Akyazı’daki dolgu alanıyla ilgili gerekli imar değişikliğinin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandığını, fizibilite çalışmalarına başlandığını belirtti.
Trabzon’da KTÜ Tıp Fakültesi, Kanuni Araştırma Hastanesi başta olmak üzere ilçelerdekilerle birlikte onlarca hastane olmasına rağmen ve mevcut hastanelerde personel ve tıbbı cihaz eksikliği olmasına rağmen 1100 yatak kapasiteli yeni bir hastane yapılması kamuoyunda farklı eleştirilere neden oluyor.
Akyazı, dolgu alanında yapılacak bir hastanenin maliyetinin yüksek olacağını söyleyen inşaat mühendisi A.Y. ‘Akyazı dolgu alanında ancak fore kazıklar üzerine inşaat yapılır. Bu da çok maliyetlidir. Şehir hastanesinin burada yapılması çok yönlü olarak sakıncalıdır. Bu bölge kesinlikle turizm ve spor bölgesi olmalıydı. Trabzon’da mutlaka şehir hastanesi yapılmak isteniyorsa, orta büyüklükteki bu hastane için en ideal yer Fatih Devlet Hastanesi’nin bulunduğu alandır’ dedi.
şehir-hastanesi-003.jpg
Trabzon Numune Hastanesi eski başhekimlerinden Dr.Osman Yıldızlar, şehir hastanesi projesinin ne vatandaşa ne de devlete hiçbir katkısı olmayacağını tekrarladı. Dr. Yıldızlar, ‘Trabzon’un hastaneye değil üretim yapan, istihdam sağlayan tesislere ihtiyacı vardır’ dedi.
Dr. Yıldızlar, 4 yıl önce Trabzon’da yapılması gündeme gelen şehir hastanesi için şöyle demişti;
‘Sağlık Bakanlığının, Şehir Hastanelerinin kurulmasının gerekçesinde, hastane enflasyonunu önlemek, dağınık olan hastaneleri bir araya getirmek var. Bu doğru mudur, yanlış mıdır? Önce Şehir Hastanelerinin yapımı ve işletilmesine bakalım. Devlet, hastaneyi yapacak olan kişiye, firmaya yeterli arsayı ücretsiz tahsis ediyor. Mesela Akyazı dolgu alanındaki 400 dönümlük alanın tamamı firmaya verilecek. Firma orada üç beş bloktan oluşan farklı branşlarda hastane binasını yapacak, aletini alacak. Hastanenin donanımı yapımcıya ait! Sonra, hastaneye parti kanalı ile ya personel alınacak ya da kapanacak hastanelerden oraya personel gelecek. Bu alınan tüm personelin maaşını devlet verecek. Şehir hastanesini ise binayı yapan, içini donatan çalıştıracak. Hastane faaliyete başlamadan önce, devlet hastaneyi yapan firmaya, ‘Bu hastane kaç liraya mal oldu’ diyecek. Firma; devlete istediği rakamı sunacak. Mesela diyecek ki 500 milyon dolara. Hastanenin ortalama yıllık geliri hesap edilecek. 500 milyon dolara karşılık hastane 25-30 yıllığına firmaya kiralanıyor. Firma hastaneyi kiralıyor ama çalışan 3-5 bin personelin maaşını da devlet ödüyor. Kira bittikten sonra da devlet hastaneye ortak oluyor. Şimdi bu sistemin vatandaşa ve devlete ne tür bir katkısı olabilir. Ve bu kadar büyük bir hastaneyi kim, kimler yapabilir? Ya ülkedeki büyük sermaye ya da yabancılar... Ki, sonunda bu iş yabancılara gider.’

şehir-hastanesi1-001.jpg

Uzunalioğlu’nun başarısı!

Trabzon’da çekirdekten yetişen, iş yaşamında zaman zaman sıkıntılar yaşayan ve tüm zorlukların üstesinden gelen işadamı Ali Uzunalioğlu, TTSO seçimlerinde de büyük bir başarı göstermiş ve meslek grubunda da arkadaşlarıyla açık ara önde çıkmıştı. Uzunalioğlu ve ekibinin 60 farkla kazandığı seçime itiraz edilmiş, ancak ilçe seçim kurulu itirazı reddetmişti. İtiraz edenler il seçime kuruluna gitmişler. Ali Uzunalioğlu, ‘Yetki belgelerinin sahte olduğunu iddia etmişler. Yetki belgelerini ben değil sicil müdürlüğü veriyor. Beni dava edenlere tazminat davası açacağım’ dedi.

uzun-soldaki.jpg
 
Kuvvetler pompa!

 

Akçaabat- Düzköy yolu üzerindeki Kuvvetler Pompanın patronu Enver Kuvvet, Kuzey Ekspres’in müdavimlerindendir. Enver bey, önceki akşam uçak ile Ankara’dan Trabzon’a gelirken Hakkı Emiroğlu’na, ‘Hasan ağabeyi tanımam, selamımı iletirsen sevinirim. Yazılarını kaçırmam okurum’ demiş. Enver beye, teşekkür ediyoruz.
Enver Kuvvet, Trabzon’un önemli şahsiyetlerinden, Trabzonspor’un başkansız kaldığı bir dönemde bir süre başkanlık yapan Avukat Yusuf Kuvvet’in de yeğeni. Yusuf Kuvvet abimiz, İstanbul’da yaşıyor. Bugünler de biraz rahatsız. Yusuf abimize sağlıklı günler diliyoruz.

*******************

İngilizlerin yüz elli yıl önce kurduğu su değirmenlerinde mısır unu ekmeklik, yemeklik ve hayvan yemi olmak üzere üçe ayrılıyordu. Bizde ta Mithridates döneminden kalma su değirmenleri unun hepsini aynı yere döküyordu. İngilizlerin su değirmenleri hâlâ çalışıyor. Bizse o su değirmenlerini koruyamadık. Tabi ki dünyayı su değirmenlerini koruyan İngilizler yönetecek! (Metin Kondel)

***

Dünyada; bir muhalefet partisinin, muhalefet partilerini eleştirdiği bir başka ülke gösterin, oyumu yeniden bu Ülküsüz Doğdor'a vereceğim!
Döviz almış başını gidiyor, ses yok!
Gizli devalüasyon aşikar ortada, ses yok!
Fabrikalar satılır, ses yok!
Su kaynakları özelleştirilir, ses yok!
Muhalif sesler terörist ilan edilir, ses yok!
Ama bir muhalefet partisi şehitlere terbiyesizliği eleştirdi diye ona olmadık şeyler sayacaksın!..
Sen nasıl bir adamsın yahu, sen nasıl bir insansın!
(Aydın Aydın)

***

Cezaevinde olmaması gereken herkes hapiste!
Öğrenci, bebek, çocuk...
Ergenekon-Balyoz sürecinde emekli Atatürkçü subaylar darbe yapacağı palavrasıyla Atatürkçü muvazzaf subaylarla birlikte hapse atılmıştı, şimdi de Harbiyeliler ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldılar ve suçları(!) gene aynı; ellerinde silah yok ama darbe yapmaya kalkmak!
Harbiyeliler, üniversiteliler, liseliler ve hatta daha küçük yaşta olup cezaevlerinde toplam 70.000 öğrenci var, bu Dünya'da bir rekor 70.000 öğrencinin tutuklu olmasından daha utanç verici ne olabilir!?
Hepimiz genç olduk. Gençlikte insanlar her türlü fikre, siyasi eğilime yatkın olabilir, görüşleri karşı tarafa ters gelebilir. Ama cinayet işlememiş, terör eylemi yapmamış öğrencileri, sırf muhalif (ve Atatürkçü) diye hapse koymak utançtan da ötedir. Öğrencilerin tutuklu olmasını ne vicdanım ne aklım kabul etmiyor (Metin Yılmaz)    

 

Önceki ve Sonraki Yazılar