Sen neymişsin be abi!

Bu memlekette Yusuf Turgut gibi gazetecilik ve yazarlık yapacaksın. Kimseyi eleştirmeyeceksin, kırmayacaksın. Cilalayacaksın, yağlayacaksın, şişireceksin...

Geçenlerde genç gazetecilerden biri Yusuf Turgut’un köşe yazılarını gözden geçirmiş. Yusuf beyin yazılarının birkaç istisna dışında hemen hepsi baştan aşağı yıkama, yağlama modunda imiş.

sen-neymişsin-(1).jpg

Yusuf Turgut; temiz ve saf bir kardeşimizdir. Çalıştığı kurumu ayakta tutmak için elinden gelen her şeyi yapar. Herkese ama herkese mavi boncuk dağıtır!

Yusuf Turgut’un çizgisi,  günümüzde prim yapan bir yoldur! Aslında bu çizgi Karadeniz Gazetesi ekolünden gelir!

sen-neymişsin-(1).jpeg

Yusuf bey, dünkü yazısının girişinde, ‘hafta sonu yazımda belirttim, Trabzon 5 yıl sonra MEGA kent olacak’ diyor…

Trabzon ve MEGA kent! Yusuf, ‘Trabzon 5 yıl sonra MEGA kent olacak’ demişse kesin olacaktır.

Yusuf’un yıkama, yağlama yazısında o kadar eleştirilecek ve ‘Ti’ye alınacak konu var ki!

Aslında Yusuf da, yazısını inanarak değil mecburen yazmış gibi!

Yusuf, ‘Trabzon MEGA kent olacak’ diyor. AKP’ye oy veren bir başka gazeteci Bülent Deveci ise ‘Zağnos vadisine bok kokusundan inemiyoruz’ diyor.

sen-neymişsin-(2).jpg

 

Yusuf, yazısında İskenderpaşa camisinin slüetinin ortaya çıktığından dem vuruyor.

İskenderpaşa camisi ve bahçesinin doğusunda, bugün otopark olan alanda 1984-85 yıllarına kadar Refa ve Yıldız garajları vardı.  Usta otelin yerinde Yıldırım, Benli Palas otelin önünde ise Selamet Garajı vardı. O bölgede tamirhaneler vs. bulunurdu. Ayrıca Rize ve Maçka’ya hatta doğudaki bazı ilçelere o bölgeden araç kalkardı.

Orhan Karakullukçu, o bölgeyi istimlak etti ve caminin liman tarafı açıldı. Oraya da altta restoran, otopark ve üstte açık otopark yaptırdı.

Orhan Gümrükçüoğlu’nun Meydan Parkı çevresinde yaptığı en güzel iş, açık şehir içi otogarı olan o bölgeyi trafiğe kapatması olmuştur.

Belediye binasının arkasında, mülkiyeti belediyeye ait olan derme çatma yapıları yıkma ve o bölgeyi düzenleme işi çok da abartılacak bir iş değildir.

Orhan Karakullukçu’nun planında Meydan parkı ile cami arasında kalan birkaç yapının da yıkılması vardı. Seçimi kaybetti, proje de rafa kalktı. Meydan parkı, düzenleme yapılmadan önce gerçek parktı şimdi ise suni park-taş park oldu. Parkın içerisindeki ağaçların bir kısmı kurudu. Çevreye dikilen ithal ağaçlar ise peyzaj projesini yapanların ne denli Trabzon’dan bihaber olduklarını ortaya koydu.

***

Yusuf Turgut; ‘Hangi Trabzonlu İskender Paşa’nın kabrinin hemen camiinin arkasında olduğunu bilir. Mezar ortaya çıkartıldı. Turizme kazandırıldı’ diyor.

İlahi Yusuf, mezarın nesi turizme kazandırılır?

Trabzon’daki birçok caminin yanında, çevresinde bu tür mezarlar vardır. Müftü camisi, Gülbahar Hatun vs. hapsinin yanında mezar vardır. Turizmle mezarın ne ilgisi var!

İskenderpaşa’nın asıl adının ‘Leo’, yani ‘Aslan’ olduğu söylenir. Sonradan Müslüman olmuş bir Osmanlı valisi.

İskenderpaşa, Trabzon’da vali iken kendi adını taşıyan o camiyi yaptırdı.

İskenderpaşa Camisi, Trabzon’daki en eski camilerden biridir. İlk cami, Bahçecik yolu üzerindeki İçkale camidir. Sonra Gülbahar ve İskenderpaşa. Bu arada birkaç küçük cami ve mescit de yapıldı.  

***

 

İskenderpaşa camisinin en önemli özelliği, caminin mihrabının üzerindeki ‘aslan’ kabartması idi.

Gerçi kimileri bu kabartmayı aslana değil de başka bir hayvana benzetiyor.

Kim neye benzetirse benzetsin. Bu motifin şu anki durumu nedir? Bilen var mı?

Yusuf bey, İskenderpaşa’nın mezarının (Ki orada bir değil bir kaç mezar vardı. Çoğu tahrip edildi. Ayrıca o mezarın İskenderpaşa’nın mezarı olup olmadığı da tartışılıyor)  caminin bitişiğinde olmasından Trabzonluların haberi olmadığını söylüyor.

Peki, caminin mihrabındaki kabartmadan o camide dünden bugüne namaz kılanların birkaç istisna dışında haberleri var mıydı?

İskenderpaşa camisinin mihrabındaki o kabartma bir süre önce maalesef ‘hiç’ edildi…

Turizme kazandırılacak olan mezar değil, cami ve mihraptaki o figürdü.

Sonuç olarak; gazeteci övülmesi gereken kişiyi, kişileri vs. övecek, diğer yandan da asli görevini ifa edecek, yanlışı, hatayı ortaya koyacak, eleştirecek. Yusuf kardeşimizden eleştirel yazılar da bekliyoruz.

 

Hasan KURT yazdı

Perdecilerin taçsız kralı!

 

Perakende ‘perde’ sektörünün önde gelen isimlerinden biri Yener Kum, yakın dostları perdecilerin taçsız kralı ünvanını verdiler. Perde dikme ve montaj konusunda uzman olan Yener Kum, ‘Çocukluğum Ortahisar’daki Bahçeli kahvede geçti. Sonra bu sektöre girdim. Trabzon ve Trabzon dışında, Gürcistan’da çok sayıda müşterim var’ dedi.

perdeci.jpg

Asım Aykan’ın iftarı!

Trabzon Belediye eski başkanlarından, AKP eski milletvekili Asım Aykan, başkanı olduğu ANADER’e gelir temin etmek için 16-26 Ağustos tarihleri arasında Trabzon’da film festivali düzenleyeceğini yazmıştık. Aykan, geçenlerde film festivali ile ilgili kısa bir açıklama yapmıştı.

Sinemaya, tiyatroya mecbur kalmadıktan sonra gitmeyen sinema ile uzaktan yakından ilgisi olmayan birinin film festivali düzenlemesi kafaları karıştırmıştı. Hele bu ismin Asım Aykan olması herkesi şaşırtmıştı.

asim-aykan-003.jpg

Hakkı Emiroğlu, Asım Aykan’ın bu akşam Ahmet Sarı’nın işlettiği Cephanelik Restoranda film festivalinde görev alacak olanlarla yakın dostlarına iftar vereceğini söyledi. 

Ulusoy’un  iftarlıkları!

Japonya’nın en büyük firmalarından biri olan TOYOTO’nun genel müdür yardımcısının davetlisi olarak bu ülkeye giden Kemal Ulusoy, dün gazetemiz sahibi Hasan Kurt’a, ‘Kısmet bu akşamda en sevdiğim yemekler iftarlık oldu’ diyerek bu yemek çeşidinin fotoğrafını gönderdi. Dünya’nın üç-beş istisna dışında tüm ülkelerini gezen Kemal Ulusoy, gittiği ülkelerde yabancılık çekmiyor.

ulusoyun1.jpgulusoyun.jpg

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum