Şenol Güneş şaşırttı!

  e9dbc6ed-336a-48c4-af36-7ed7553feb3c.jpg Milli Takımlar teknik direktörü Şenol Güneş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı milli dayanışma kampanyasına bir milyon lira bağışlamış.
Spor camiasında en cimri, eli sıkı bir teknik direktör olarak tanınan Şenol Güneş’in, kampanyaya bir milyon lira ile katılması, ünlü hocayı tanıyanlar arasında şaşkınlıkla karşılandı.
   
Güneş’i yakından tanıyan Trabzonspor eski yöneticilerinden biri, Güneş’in spor kamuoyunda her ne kadar cimri ve eli sıkı biri olarak tanınmasına rağmen, hocanın gizliden ve kimseye haber vermeden ihtiyaç sahiplerine her yıl yardım ve destek yaptığını söyledi.

Beşiktaş’ta 4 yıl görev yapan ve her yıl 2.3 milyon Euro kazanan Şenol Güneş, Milli Takımlar teknik direktörlüğünde ise her yıl 3.2 milyon olmak üzere 4 yılda pirimler ve bonuslar hariç tam 12.8 milyon lira kazanıyor. Güneş’in milli takımlar teknik direktörlüğünde 4 yıl içerisinde bugünkü parayla 100 milyon lira kazanacağı açıklanmıştı.
 
Funda Kocabıyık’a Ayşe Sula desteği!
 
e3fd50f5-3baa-4e12-a538-58389a0d6d39.jpg  AKP eski milletvekili Hüseyin Kocabıyık’ın kısa süre içerisinde öğretmenlikten müfettişliğe, müfettişlikten genel müdürlüğe, genel müdürlükten valiliğe terfi eden eşi Funda Kocabıyık’ın önceki gün Uşak caddelerinde elinde 14 bin liralık cep telefonu ile teftişe çıkması ve vatandaşlara emir yağdırması büyük tepki çekmişti…
Sosyal medyada; Vali Funda hanımın eşi AKP eski milletvekili ve gazeteci Hüseyin Kocabıyık’ın, Yeni Asır gazetesinde yazdığı bir köşe yazısında FETÖ lideri Fethullah Gülen için, ‘Kimse bana bu ülkede milliyetçilik, vatanseverlik, Atatürkçülük mavalları okumasın, Fethullah Gülen Hocaefendi belki de son bin yılın en büyük Türk büyüklerinde biridir’ ifadesini paylaşan kullanıcılar, Vali Funda hanımı ve kocasını topa tuttular.
  Uşak Valisi Funda Kocabıyık’a en büyük destek ise Trabzon’dan geldi. AKP Trabzon eski milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu, twitter hesabından Funda hanıma destek verdi ve şöyle dedi; ‘Uşak valimiz sn Funda Kocabıyık üzerinden yürütülen algının üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu çok açık! Etik, ahlak, değer kavramlarını kendilerine maske yaparak her türlü ahlaka ve etiğe aykırı söylem ve eylemleri ortaya koyanların bu vesile ile maskesi düşüyor’ dedi.
Ayşe Sula Köseoğlu’nun bu twitine cevap veren takipçilerinden Mustafa Dost adlı kullanıcı, ‘Ayşe hanım, valimizin üslubu nasıl olmalıdır? Böyle mi olmalı? Doğruya doğru yanlışa yanlış’ derken, bir başka kullanıcı, ‘Yürütülen bir algı da olsa bu durum Valinin üslubunun yanlış olduğunu değiştirmez’ dedi.
resized_212a8-12bf9230a980676_01.jpgKöseoğlu ise, vali Funda hanımı savunmayı sürdürdü ve şöyle devam etti;
‘Bir tavrı eleştirmek başka, o tavrı bahane ederek, ‘kadın’ kimliğine, bir partiye, aile kavramına, kişilik haklarına her türlü hakareti yaparak ilgili ilgisiz her konuyu malzeme olarak kullanarak içindeki nefreti kusmak başka bir şeydir..! Nefretinde boğulacak bazıları..!’
   Ayşe Sula Köseoğlu’nun bu sözlerine bir başka kullanıcı, ‘Hata yapmaz mı diyorsunuz’ diye karşılık verdi. Sula bu kullanıcıya da, ‘Hata yapmaz değil elbette yapabilir. Ama algıya baktığımızda meselenin çok daha farklı olduğunu görüyorsunuz. Kadın olunca yüklenmek çok daha kolay tabi ki. Ben Funda hanımı tanıyorum ve takdir etmesini bilen çok başarılı bir bürokrat olduğunu da biliyorum’ dedi.
  Bir başka takipçi Sula’ya, ‘Bir kere de yanlış deyin be... Bir kere şaşırtın. O AKP’li siz AKP’lisiniz diye her yapılanı mübah mı görüyorsunuz. Yazık bu ülkenin insanına…’ diye yazdı.
Ayşe Sula Köseoğlu ile takipçileri arasındaki karşılıklı atışmalar ilginçti…
Uşak valisinin görüntüleri ve söylemleri ortada…  Ayşe Sula Köseoğlu’nun, milletvekili eşi olması nedeniyle öğretmenlikten valiliğe terfi eden Funda hanımı, bir partili ve aynı zamanda kadın olarak savunmasını normal karşılıyoruz.
Ancak, Ayşe hanımın bu twitter söylemlerini bize gönderen AKP’li bizim gibi düşünmüyor ve ‘savunanlar nasıl kendini ele veriyor’ diyor.
                                               ***************
 
   Belçika ligi durduruldu ve lider durumdaki Club Brugge şampiyon ilan edildi. TFF'nin aynı şeyi Türkiye'de yapması ve lider durumdaki Trabzonspor'u şampiyon ilan etmesi ve futbol üzerinden Türkiye'de birikmiş olan gerginliği de hafifletmiş olması gerekir. Kabul etmek gerekir ki; coronavirüsle mücadelede geçen zaman içinde Süper ligdeki şampiyonluk yarışının heyecanı, kümede kalma mücadelesi veren takımların mücadelesi ve tüm takımların kondisyonu, futbola etki eden birçok faktör de doğal olarak değişmiş olacak! Ligler yeniden başlasa bile yeni dönem Süper ligin devamı türünden bir şey olmayacak! Tadı tuzu olmayan bambaşka bir şey olacak! Ligin lideri pozisyonundaki Trabzonspor'un son üç haftada Antep karşısında iki, lig ikincisi Başakşehir karşısında iki olmak üzere dört puanı gasp edilmişti. Yani şu anda ligin lideri Trabzonspor ile lig ikincisi Başakşehir arasında tam altı puanlık bir fark olacaktı. Trabzonspor geçmişte hakkı en çok gasp edilen futbol kulübü. Dolayısıyla ligi ileri bir tarihe taşımak pek anlamlı görünmüyor. Birkaç takım hariç sahalarda oynanan şey futbol olsa buna katlanılırdı. Ama felsefesi olmayan boş bir boğuşma. Bence TFF Trabzonspor'un şampiyonluğunu ilan etmeli. En azından Fatih Terim'in coronavirüs üzerinden Türk futbolunda yapmaya çalıştığı manipülasyonu görüp bu durumu tescillemelidir!
(Metin Kondel)
 
                                               ****************

BİR ANI!
1960'lı yıllarda çıkan bir yönetmenlik, resmi işte çalışan ve sürücü ehliyeti almak isteyen herkese ilkokul diploması şartı getirir. Diploma sınavına girmek için öğretmen kurulları oluşur, yaşlı başlı adaylar sınava girer. Kurul üyeleri adayları, adaylar kurul üyesi öğretmenleri tanır. Ortam samimidir, sorular sorulur, şakalar yapılır, herkes başarılı olur(!), diplomasını alır. Kayınpederim Kibar Sürmen (Kibar Agası) arazisindeki Sürmene Deniz Feneri'nin resmi bekçisidir yani devlet memurudur, ellili yaşlardadır. O da ilkokul diploması için sınava girer. Tarih meraklısı Kibar Agası, tarih sorularına kolaylıkla cevap verir, matematiği, coğrafyayı, Türkçeyi idare eder. Sıra müzik dersindedir, öğretmenlerden biri :
-Kibar Aga! Anahtar çeşitlerini say, der.
Kolay soru geldiğine sevinen Kibar Agası:
-Kapı anahtarı, dolap anahtarı, kiler anahtarı...diye saymaya başlayınca işi olgunluğa vuran Kurul Başkanı:
-Tamam anlaşılmıştır Kibar Agası! Sen şimdi bize "Ordunun Dereleri" ni söyle, der.
Güzel sesiyle "Ordunun Dereleri" türküsünü söyleyen Kibar Agası sınavı bileğinin hakkıyla kazanır, diplomayı hak eder.
(Dr. Kemal Küçükali)


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum