Şiir Ekspresi

 

 

YARIŞMA DUYURULARI

  1. GÜLTEN AKIN MEKTUP ÖDÜLÜ YARIŞMASI

GÜLTEN AKIN MEKTUP ÖDÜLÜ YARIŞMASI'NI KAZANAN KİŞİYE 3.000, 5 KİŞİYE DE 1.000'ER LİRALIK MANSİYON ÖDÜLÜ TAKDİM EDİLECEK. (SON BAŞVURU TARİHİ: 27 AĞUSTOS 2021 CUMA) ...

YARIŞMANIN KONUSU; Gülten Akın'ın kuvvetli bir etik hatırlatmayı da içeren, 'Yanlış mı belledim, insan sorumluluktur.' dizesinin odağında anlamak-anlatmak-anlaşılmak isteğini içeriğinde taşıyan. Dünyada, kendinden ve ötekinden sorumlu olmanın anlamını sorgulayan. Cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan, sorunlara ilişkin olacaktır.

  1. HACI BEKTAŞ VELİ ŞİİR VE KISA ÖYKÜ YARIŞMASI

 

BİRİNCİLERİNE 1.000,

İKİNCİLERİNE 750.

ÜÇÜNCÜLERİNE 500 LİRA ÖDENECEK.

 

(SON BAŞVURU TARİHİ: 25 HAZİRAN 2021 CUMA)

 

YARIŞMANIN KONUSU: Dünya Hacı Bektaş Veli’nin Hoşgörüsü, Ahi Evran’ın Cömertliği ve Yunus Emre’nin Sevgisiyle Barışa Kavuşsun.

 

 

 

  1. BİLGİ YAYINEVİ MUZAFFER İZGÜ ÇOCUK ROMANI YARIŞMASI

ÖDÜL: 3.500 LİRA.

SON BAŞVURU TARİHİ: 30 AĞUSTOS 2021 PAZARTESİ

 

 

  1. KADIN ÖYKÜLERİ KISA ÖYKÜ YARIŞMASI

ÖDÜL: Birinciye 5.000,

İkinciye 4.000,

Üçüncüye 3.000 LİRA

SON BAŞVURU TARİHİ: 01 EYLÜL 2021 ÇARŞAMBA

 

 

 

  1. TÜRKİYE BİLİŞİM DERGİSİ 23.BİLİM KURGU ÖYKÜ YARIŞMASI

 

ÖDÜLLER: BİRİNCİLİK 3.000,

İKİNCİLİK 2.000.

ÜÇÜNCÜLÜK 1.000 LİRALIK HEDİYE ÇEKİ.

SON BAŞVURU TARİHİ: 15 EYLÜL 2021 ÇARŞAMBA

 

AY TUTULMASI & KRİSTOF KOLOMB VE YERLİLER

 

''Cehalet, her zaman köleliği getirir.''.

Kristof Kolomb gemilerinin zorunlu bakımı için Jamaika'da mola verir, yerliler de gemilerin tamiratında yardımcı olurlar. Gemi personeline içecek ve yiyecek verirler, iş çok uzar. Aylarca sürer, bu arada tayfalar, yerlilerin yiyeceklerini yağmalarlar. Buna kızan yerliler, işi bırakır. İçecek ve yiyecek işini de askıya alırlar, zor durumda kalan Kolomb gemideki takvimi karıştırırken, bir gün sonra ay tutulması olacağını öğrenir. Doğruca yerlilerin şefine giderek, tanrı ile konuştuğunu. Yardımın kesilmesine çok kızdığını, Ay’ın yarın kızıla bürüneceğini bildirir. Ertesi akşam ay tutulması başlar, bu olaydan bir müddet sonra yerliler yiyecek ve içeceklerle birlikte gemilere doğru gelmeye başlarlar, amirale tanrıya kendilerini affetmesi için yalvarmasını söylerler.

Kolomb ''Kum Saati''ne bakar, ay tutulmasının 48 dakika sonra biteceğini anlar. Yerlilere, ''Tanrı ile konuştum, ay biraz sonra normal işlevine dönecek. Tanrı, sizi de affetti.'' der. Dediği gibi 48 dakika sonra ay tutulması sona erer, yerliler çok mutlu olmuştur. Gemilerin tamiratında yeniden çalışmaya, tayfalara yeniden yiyecek ve içecek getirmeye başlarlar. Kâinatın işleyişi hakkında oldukça bilgili olan Kristof Kolomb, hatıra defterine şu notu düşer.

''Cehalet, her zaman köleliği getirir.''.

KERİM ÖZBEKLER

 

 

ZAMAN

Öyle bir geçer ki zaman,

Yaşadığın günlerin,

Sanki masal,

Sanki hayâl…

Öyle bir geçer ki zaman,

Mavi uzaklarda bulursun kendini.

Baktıkça ufalır,

Ansızın kaybolursun.

Öyle bir geçer ki zaman,

Tarifi tarif eden hissi ararsın.

Tutunamadığın yüreğe,

Bir nefeslik bakarsın.

Öyle bir geçer ki zaman,

Kelimeler sarsılır anbean.

Yaşlar değil, düşünceler akar

Kalemin ucu sessizce ağlar.

ECEM KARAHAN

 

SESSİZ ŞİİR

Gözümden süzülen iki damla gözyaşında,

Düşündüm aşkı satır aralarında.

Ömrümü ömrüne adadığım yarınlarım,

Yalnızlığın kefenini giydi

Uzaklara dalan hatıralarımda,

Ne çok söz söylendi

Gecenin kör kuytusunda,

Öylesine sensiz,

Öylesine çaresiz,

Öldükçe yaşanılası zamanda,

Ayrılığın ruhumu sardığı anda,

Köreliyor umutlarım

Karanlığın soğuğunda…

ECEM KARAHAN

 

 

Ahmet Celal Ataman’ın Trabzon Lisesi’nde öğrenci olduğu yıllarda (1951.52.53.54) hemen her 19 Mayıs’taki tören esnasında Avni Aker Stadyumu’nda okuduğu şiiri 70 yıl sonra aynı inanç, güven ve aynı coşkuyla kendisi adına paylaşıyorum.

 

O GELİYOR

 

Yıl, 1919,

Mayısın on dokuzu.

Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını

Yeryüzüne can veren

Cana heyecan veren

Al yüzlü oğan güneş!

Takanın burnu nasıl Karadeniz'i yırtar;

Siz de bir anda öyle yırtınız uykunuzu,

Uyanın Samsunlular!

Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını

Al yüzlü oğan güneş!

Bugün Çaltı burnundan gülerek doğan güneş!

Yıl, 1919,

Mayısın on dokuzu.

Uyanın Samsunlular!

Uyumak ölüme eş,

Diriltin ruhunuzu.

Ufukta bir gemi var!

Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor?

Acaba yolu mu az, yoksa yükü mü ağır?

Bu gemi umut yüklü, inan yüklü, hız yüklü;

İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır,

Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.

Bir baş ki gökler gibi bir küme yıldız yüklü!

Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor

Yıl, 1919,

Mayısın on dokuzu.

Ufukta duran gemi gitgide yaklaşıyor

Sanki harlı bir ateş

Yakıyor ruhumuzu.

Beklemek üzüntüsü her gönülden taşıyor.

Üzülmemek elde mi?

Hız yüklü, inan yüklü, umut yüklü bu gemi!

O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,

O hız doldukça bütün damarlara kan gibi,

Gizli gizli inleyen her yürek canlanacak,

Ateşler püskürecek uyanan volkan gibi!

Gittikçe büyükleşen

Gölgene dikilmekten

Karardı gözlerimiz.

Koş, atıl, gemi, sana engel olmasın deniz!

Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel!

Kuşlar gibi uç da gel, rüzgâr gibi es de gel!

 

Celal Sahir EROZAN

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.