15.01.2022, 10:03

ŞİİR EKSPRESİ

YIL :16 / SAYI: 782

daha ne isterim ki

işte böyle gülüm ben her sabah en sevimli

en neşeli yüzümü giyinir öyle çıkarım sokağa

akşama kalmaz eskir yüzüm

güç belâ dokunurum gün batımının er saatlerine

yıkık bir duvar gibi eksilirim an be an

dökülürüm kırık dökük zamanlara

can evim karanlık ve ıssızdır.

hani bir diz olsa başımı koyacak

saçlarımın arasında dolaşan sevecen parmaklar

sonra soframa azık/ sıcacık, gülümseyen bir yüz

ve de bitimsiz bir aşk şarkısı kulaklarımda.

sonra katıksız bir yaşam yalandan dolandan uzak

daha ne isterim ki?..

Zekeriya ÇAVUŞOĞLU

DEPREMİMSİN

Karanlık umutsuz gecelerimin ışığısın,

Nasıl git diyebilirim

Yorgun solgun ağlamaklısın,

Tek başına yapayalnız,

Nasıl gelme diyebilirim.

Benliğimi götürürken uzaklara

Uçarken uçsuz bucaksız gurbet ellere,

Perişan deli gönlüne,

Nasıl uçma diyebilirim.

Hasretine öylesine doluyum ki,

Başımı dağlara taşlara vurmak

Benliğimi azgın dalgalara atmak

İstiyorum

Ağlamaklı ve yorgun

Sen benim depremimsin,

Depreme nasıl gelme diyebilirim…

Ekrem KARADAĞ

Sen Olasın Ben Olayım

sigaramda duman duman
zamanlarıma sığmayan
hasret özlem yollarımda
sen olasın can olasın

güne doğan güneşimde
duru serin sabahımda
mahmurluğum muştularım
sen olasın sevi olasın

işim aşım gündüz düşüm
mutluluğum hüzünlerim
köşe başında gözlerim
sen olasın aşk olasın

ılık esen rüzgarlarla
çisi çisi yağmurlarla
kışın yazım baharımda
sen olasın gül olasın

gece gündüz beklediğim
hayallerle süslediğim
arzularım duygularım
sen olasın düş olasın

ezgilerle ninni sesin
ensemde ilik nefesin
meclislerde sohbetlerim
sen olasın dost olasın

gizlerimde taşıdığım
ekmek suya alıştığım
deli divane aşığım
sen olasın ben olayım

Cemal KARSAVAN

Hiç İlişki Kalmadı Gerçekle Söz Arasında

Olup bitenler çileden çıkarıyor insanı.

Memleket baştan başa azapla kıvranıyor,

Yıldan yıla büsbütün allak bullak.

Bir öncekini aratıyor her geçen yıl.

Kargaşalık var ülkede yıkımın eşiğindeyiz.

Kapı dışarı ettiler adaleti,

Haksızlık kol geziyor hükümet çevrelerinde.

Tanrıların tasarıları karman çorman,

Tanrı buyruklarına aldırış eden yok.

Memleketin durumu berbat,

Ne tarafa baksan çile,

Halk yas tutuyor kentlerde de taşrada da…

Millet yoksulluktan perişan,

İnsanlarda ne saygı kaldı ne sevgi.

Huzur sultanları bile ter ter tepiniyor.

Gün doğunca baş çeviriyoruz

Gece olanları görmemek için.

Olup bitenler çileden çıkarıyor insanı:

Dertler tümen tümen geliyor bugün.

Yarın ıstırapların seli kopup gelecek.

Memleket baştan başa tedirgin,

Ama ağzını açıp tek kelime söyleyen yok.

Masum insan kalmadı artık,

Herkesin işi gücü fesat.

Yürekler yas içinde, tasa içinde.

Komut verenle komut alan bir-örnek,

İkisinin de dünya umurunda değil.

Her sabah kalkar kalkmaz görüyoruz durumu,

Ama düzeltmek için çabaya girişmiyoruz.

Dün neyse bugün de o.

Miskinlik sinmiş insanların yüzüne,

Kimse laf anlamıyor,

Anlayıp kızanlar bile dilini tutuyor.

Yaman bir acıyla kıvranıyorum durmadan:

Yoksullar zengin karşısında güçsüz.

Ne acıklı bunu görüp de haykırmamak.

Ama anlamayanlara dil dökmek daha acı.

İnsan, sesini yükseltmeye görsün,

Başlıyor gerçekleri bilmeyenlerin öfkesi.

Bugünlerde herkes sırf kendini dinliyor;

Kendinden başkasına inanan yok.

Hiç ilişki kalmadı gerçekle söz arasında.

Peki...Ne dersiniz, yukarıdaki şiir ne zaman hangi ülke için yazılmış olabilir? Sakın kimse, hele hükümet çevreleri yanlış anlamasın, bugün için yazılmış bir şiir değil dersek, kaç yıl geriye gidersiniz? 10, 50, 100? Biraz daha geri. 200, 500?

Sözü uzatmayalım, şiir 3500 yıl kadar önce Mısırlı şair Ankhu tarafından kaleme alınmış. Şiiri Türkçemize kazandıran da sevgili, saygıdeğer Prof. Talat Halman.

TAHTEREVALLİ

İyice görüyorum artık düzeni.

orada, bir avuç insan oturuyor yukarıda,

aşağıda da bir çok kişi.

ve bağırıyor yukardakiler aşağıya:

"çıkın buraya gelin ki,

hepimiz olalım yukarıda."

ama iyice gözlediğinde görüyorsun,

neyin saklı olduğunu

yukardakilerle, aşağıdakiler arasında.

bir yol gibi gözüküyor ilk bakışta.

yol değil ama.

bir tahta bu.

Ve şimdi görüyorsun açıkça;

bu bir tahterevalli tahtası.

bütün düzen bir tahterevalli aslında.

İki ucu birbirine bağımlı.

yukardakiler durabiliyorlar orada,

sırf ötekiler durduğundan aşağıda.

Ve ancak;

aşağıdakiler, aşağıda oturduğu sürece

kalabilirler orada.

Yukarıda olamazlar çünkü,

ötekiler yerlerini bırakıp çıksalar yukarı.

bu yüzden isterler ki;

aşağıdakiler sonsuza dek

hep orada kalsınlar.

çıkmasınlar yukarı.

Bir de, aşağıda daha çok insan olmalı yukardakilerden.

Yoksa durmaz tahterevalli.

tahterevalli.

evet, bütün düzen bir tahterevalli.

Bertolt Brecht

(1898 - 1956 )

BAYILIRIM KIR ZAMBAKLARINA

Bayılırım kır zambaklarına, uzak,

çaresiz hep birini bekleyip duran;

ve kızlara, saçlarına çiçek takarak

ıssız pınarların orda düşler kuran;

Ve güneşte şakıyan çocuklara,

yıldızlara bakıp bakıp da şaşan;

bana şarkılar getiren günlere sonra;

ve gecelere, çiçeklerle dolup taşan.

RİLKE

Yorumlar (0)