Sınavsız işe girdi Daire Başkanı oldu!

   AK Parti Belediyelerinde ve Valiliklerde istisnai kadro olan özel kalem müdürü olarak son 18 yılda binlerce kişi memur oldu. Bu memurlardan biri de önceki gün TİSKİ Genel Müdürüne saldıran beyefendinin eşi Berrin Soygenç hanımefendi…
iiiiii-003.jpgBu hanımefendi AK Parti Trabzon Kadın Kolları kurucu başkanı… Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun başkanlığı döneminde Trabzon Belediyesinde özel kalem müdürü olarak işi başladı. Mustafa Akkaya, Ahmet Yoloğlu, Ali Ayvazoğlu vs gibi…
Özel kalem müdürlükleri, istisnai kadrolardır. Yani, nüfusu yüzbini geçen belediyelerin belediye başkanları, il valileri, bakanlar, genel müdürler vb. istedikleri bir kişiyi sınavsız işe alır ve özel kalem müdürü yaparlar. Bir yıl sonra ise sınavsız işe alınan özel kalem müdürünün stajyerliği kalkar, asıl memur olur. Ondan sonra da daire başkanlığından genel müdürlüğe kadar yükselir.
Bu hanımefendi de özel kalem müdürü olarak sınavsız işe girdi, sonra Allah yürü ya kulum dedi ve TİSKİ’de Personel Daire Başkanlığına getirildi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu da, Büyükşehirdeki kadro yapılanması çerçevesinde bu hanımı daire başkanlığından aldı, Varlıbaş’taki Büyükşehir Belediyesinde bir göreve getirdi. Kızılca kıyamet de ondan sonra koptu… Hanımefendinin beyi TİSKİ Genel Müdürüne saldırdı… Siyaseten sınavsız memur olacaksın, siyaseten daire başkanlığına getirileceksin, yeni belediye başkanı seni görevden alındığında feryat edeceksin… Olacak iş değil.
 

                          Trabzonspor yönetimi uyanık olmalı!
 
 a78621ba-4982-4425-98cd-ebeca1dca2eb.jpg Trabzon siyasetinin bir dönemler en güçlü ve saygın isimlerinden biri tartışmasız ANAP il başkanı Azer Benli idi. Azer Benli, Benli Palas Otel’in sahibi merhum Ali Benli’nin oğlu. Azer Benli, Trabzonspor’un kuruluşunu yaşayan biridir.  Benli, Faruk Özak ve İskender Önal ile de uzun süre ortak ticaret yaptı.
Azer Benli ile dün telefonda uzun uzadıya sohbet ettik. TFF’nin Trabzonspor’a oyun oynayabileceğine işaret eden Benli, ‘Başkanı, yöneticileri uyarın. Trabzonspor’un hakkını yedirmesinler. Bunların ne yapacağı belli olmaz. Bir iki maç sonrası Trabzonspor puan kaybeder, bunlar bakarsın ligi askıya alırlar. Futbol Federasyonu aslında ligi tescil etmeli ve Trabzonspor’u şampiyon ilan etmeli’ dedi.
 

                                                    Şehir hastaneleri!
  Azer Benli, Avrupa ve ABD’nin büyük hastanelerden vazgeçtiğini belirterek, ‘Şehir Hastaneleri yanlış bir iş. Trabzon Ortahisar’da epey hastane var. Bu hastaneler bölgelere yayılmış. Bu hastaneler o bölgelere de hayat veriyorlar. Ahi Evren, Kemik Hastalıkları Hastanesi, Fatih Devlet, Kanuni, Farabi, Haçkalı hepsi çevreye sosyal açıdan katkı sağlıyor. Eczacı eczane açıyor, büfeci büfe, lokantacı lokanta vs. işyerleri açılıyor. O bölgeler canlanıyor. Şimdi bu hastaneleri kapatıp, bir yere topladığında ne oluyor, yüzlerce esnaf kepenk kapatıyor. Olay bir de bu açıdan değerlendirilmeli’ dedi.
 

                  Orman Lojmanlarının yerine Kültür Sarayı!
 
 cdf95d02-1a4e-4462-9982-4c231413edc3.jpg  Trabzon’un ilk futbol sahası olan ve 1963 yılında Orman Bakanlığına devredilen, Trabzon Lisesinin karşısındaki Orman Lojmanlarının bulunduğu alanı,  TOKİ, Orman Bakanlığından Beşirli’de 38 daire yapma karşılığında  aldı. TOKİ’nin bu alanı Millet Bahçesine katacağı bildirildi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, bu alanı Millet Bahçesi içerisinde Kültür Merkezi olarak değerlendirebileceklerini söyledi.
   Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Gürol Ustaömeroğlu, Orman Lojmanlarının yerine Atatürk Alanının doğusunda 1958 yılında yıkılan Tiyatro-Opera binasının aynısının yapılmasını istedi. Ustaömeroğlu, Mimarlar Odası olarak bu konuda Büyükşehir Belediyesine her tür desteği verebileceklerini söyledi. 

                                           ***************************** 

   
O zamanlar Karadeniz'deki pastoral hayat o denli asude idi ki, Of'un ağzına yaklaşan bir gemiden gazhane memurlarına bağırılan ''Gaz geldi, tuz geldi!'' sözü, ta sahilden yedi köyün münadisi tarafından karşılıklı çığırılarak dakikalar içinde ta Ogene'ye kadar ulaşırmış. Karadenizliler İstanbul'u bilmezler, gurbet diye ya Batum'un batağına ya da gemilerle ta karşıda Kırım'ın liman şehirlerine giderlermiş. Zamanın bu devrinde Karadeniz'deki bütün kızlar boyunlarında bir kupla zincire takılmış beş Manatlık Çarlık dönemi parası taşırlarmış. İşte böylesine kayıp zamanlarda Sürmeneli Kazım Ağa'nın dedesi Voğa'daki küçük limandan gemilerle Yalta limanına yolcu ve fındık taşır, fındıkları Soçi limanındaki Hazar Yahudisi tüccarlara satarlarmış. Rusya'dan tenekeler dolusu gazyağı alıp Trabzon limanına taşırlarmış. Ama bütün bu ticari çabalar Sürmeneli balıkçıların yağı için Karadeniz'deki yunusların neslini kurutmasına, Lazların da kanı için atmacaları vurmasına mani olamamış.
(Metin Kondel)
                                        *****************************

   Dinle ilim tarla yüzünden kavgaya tutuşan iki kardeş. Tarlanın ekilip biçilmesi el ele vermelerine bağlı. Batı’yı ve dünyayı ancak akılcı bir din kurtarabilir" diyor Cemil Meriç "bir dünyanın eşiğinde" kitabında Tagor'dan alıntılıyarak.
Son din yaşayan bir peygamber bırakmıştır geride; akıl. İnanmamak değil düşünmemek küfürdür insan için. Aklını kullanmayan Müslüman cenneti zor bulur. Kurtulmuş müslüman kendi varlığını başkalarına adayandır, servetinin kırıntılarını "zekat" namı adı altında acıdıklarına dağıtan değil.
   Türkiye tarlasından verim bekliyorsak bu, aklı kullanmakla, diğer kardeşini ötekileştirmemekle olacaktır. Toplumu namaz kılan kılmayan, inanan inanmayan, baş örtüsü örten örtmeyen, ehli sünnet olan olmayan şeklinde tasnif ederek birlik tesis edilmez.
Bizi toplum olarak kavgadan, tarlamızı bağ yerine dağ olmaktan kurtaramaz. Bırakalım dünya işlerini akıl çözsün, iman Allah ile aramızda kalsın. Hayatımıza mana katan dine hepimizin ihtiyacı var.
  Hiçbir fert imanını başka bir bireye onaylatmak, göstermek zorunda kalmamalı ama başkaları için üretmek zorunluluğunu ta kalbinde duymalı.
(Dr.Mahmut Haydar Ustaoğlu)

Önceki ve Sonraki Yazılar