Siyasetteki söylemler ve hafıza kaybı!

   İnsanoğlu, unutkandır veya unutkanlık hastasıdır. İnsanoğlu doğuştan kazandığı bu hastalıktan ölüme kadar kurtulamaz. Bu unutkanlığı zaman zaman ‘hatasız kul olmaz’ veya ‘beşer şaşar’ söylemleriyle geçiştiririz. 
siyasetteki-soylemler.jpgİnsanoğlu veya toplumlar, geçmişte yaşanan veya yaşadıkları olayları, bilgileri vs. belirli bir hedefe ulaşmak veya konumunu muhafaza etmek için unutur veya tersini söyler. Veya egomuza, duygularımıza esir olur, hataları, yanlışları tekrarlarız. İşte bu durumlarda ‘hafıza-i beşer nisyan ile malüldür’ deyimi devreye girer.
Hafıza kaybetme hastalığı ve unutkanlık, her alanda olduğu gibi özellikle siyasette öne çıkar. Dün, birini eleştiren, yerden yere vuranlar bir süre sonra tersini söyler. Bu söylemlerin alıcısı da vardır. İnsanoğlunun dün söylediğinin daha sonra tersini söyleyene inanmasına aslında hafıza kaybı diyemeyiz. Bu olay olsa olsa çıkar ve menfaat için körü körüne bağlanmadır. 
Merhum eski Cumhurbaşkanı ve başbakanlarımızdan Süleyman Demirel, literatüre giren, ‘dün dündür, bugün bugündür’ veya ‘dünün güneşi ile bugün çamaşır kurutulmaz’ veciz sözü ile olaya farklı bir bakış açısı getirmiştir.
‘Dün dündür’ veya ‘dünün güneşi ile bu gün çamaşır kurutulmaz’ söylemi doğrudur. Ancak, dün söylenenlerin bugün tersini söylemek ve toplumun da buna inanmasını veya inanır görünmesini nasıl açıklayacağız. Bu olayı, ‘dün dündür’ diye mi geçiştireceğiz.
Maalesef, ülkemizde siyaset bu söylem etrafında seyrediyor. İktidar da muhalefet te aynı…
Ve bu olay da,  kronikleşen toplumsal hafıza kaybı nedeniyle her zaman prim yapıyor.
Birileri kazanıyor ama toplum kaybediyor. 
Bu gidişle kaybetmeye de devam edecektir!
Toplumun kazanması için dün farklı bugün farklı söylem ve eylemde bulunanların prim yapmaması gerekir. Ülkenin ve toplumun geleceği için ülke güvenliğini ilgilendiren konular dışında her şey açık ve net ortaya konulmalıdır. Ülkenin kurtuluşu da buna bağlıdır.
   

Akçaabat da denizden uzaklaşacak!

Akçaabat sahil yolu projesi onaylanmış, proje yakında ihaleye çıkacak. Akçaabat sahil yolu Akyazı tünel çıkışı sahilinden başlayacak ilçenin batı çıkışında Rahman Camisi civarında ana yolla birleşecek. Deniz dolgusu ile yapılacak olan bu sahil yolu ile birlikte Akçaabat ilçesi ile deniz arasına Trabzon’da olduğu gibi bir duvar oluşturulacak.
akcaabat-005.jpgProjenin maliyetinin ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Köprüler, dolgu ile birlikte epey yekun teşkil edecek. 
Aslında Akçaabat- Söğütlü- Yıldızlı geçişi için yapılması gereken iş, bu güzergahın tünelle geçilmesiydi. Bu tünel geçiş daha sonra Beşikdüzü- Of arasında 70 km.si tünel olan 77 km.lik güney çevre yolunun bir parçası olurdu ve güney çevre yolunun yapılmasına zemin hazırlayacaktı. 
Akçaabat sahil yolu ile birlikte ayrıca yeni balıkçı barınakları ve küçük limanlar yapılacak. Maliyet daha da artacaktır. 
Akçaabat sahil yolu projesine olur veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ve Karayolları Genel Müdürü Akçaabatlı Abdulkadir Uraloğlu, deniz dolgusu ile yapılacak yol yerine mutlaka tünel geçişli yolu gündemlerine almalıdırlar. Hepsinden önemlisi getiri ve götürüsünü hesap ettirmelidirler. Akçaabat’ı kurtarmalıdırlar.

Büyükşehircilerin şirketleri!

AKP’ye yakınlığı ile bilinen 61saat sitesinde yer alan bir haber yorumda, AK Parti’den belediye meclislerine üye olan çok sayıda ismin şirketi varmış. Belediye meclislerine aday olanların şirketi veya iş yeri olması normal ve doğal. Burada önemli olan bu şirketlere ayrıcalık tanınmaması. Sitedeki haber birilerinin önünü kesmek için ısmarlama mı değil mi, bilemiyoruz. Haberde, ‘Trabzon’da Büyükşehir Belediye Meclisi yeni dönemde birçok imar uygulaması ruhsatı verilmiş başlanmamış birçok konut nedeniyle çok ama çok büyük önem arz etmektedir.

buyuksehirci.jpgAK Parti’nin Ortahisar ve İlçelerdeki aday listelerinde bazı isimler duyduk. Bu isimler öyle bir iki kişi değil 6-7 kişilik bir paravan şirketin kahramanları imiş. Bu isimler meclise girdiklerinde, resmiyette değil ama gizliden gizliye ortak oldukları firmaların alacağı, yapacağı işlere Zorluoğlu ve ekibinin çok ama çok dikkat etmesi lazım’ denildi. 
AK Partililer Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Zorluoğlu’nu görünen o ki, hala tanımamışlar. Zorluoğlu’nun olduğu yerde adalet vardır, tarafsızlık vardır. Bunu Elazığ’da da, Van’da da, bürokratik yaşamında da göstermiştir. 

******************

Saadet Partisi Ordu belediye başkanı adayı İdris Naim Şahin Bey gelin evine giden kalabalık bir damat konvoyu edasıyla davul zurna, konfeti, adak kurban tantanasıyla Ordu’ya varmış. Dikkatimi çeken ilk şey seçim otobüsünün üstünde Saadet Partisinin adının yazmıyor oluşudur. Şüphesiz gündüz gözüyle yapılan neşesi ucuz bu Hint düğünü vakti zamanında solun kalesi olmuş, sonraki süreçte CHP’nin müzmin politikalarına ram olmuş ve sonraki on yıllar boyunca sağ partilerin manipüle ettiği Karadeniz bölgesi için ekstrem bir örnek teşkil ediyor bu vakıa. Burada esas sorun muktedir olmak için hiçbir parti tabelasına aldırmayacak kadar Makyevel bir ideolojinin Ordu Belediyesini kazanması durumunda Saadet Partisinden kazanması durumunda siyasal tutumunun Saadet Partisi ile belediyeleri finanse eden iktidar arasındaki gerçek tutumunun ne olacağı yönündedir. Ama şimdilerde görünen tek şey merkezden ustalıkla tahkim edilmiş bir politik figürün Saadet Partisinin teşkilat tabelasını azgın bir sel gibi önüne katıp götürmekte olduğu yönündedir. Bu selin yerel belediyecilikte Saadet Partisi lehine bir domino etkisi yapıp yapmayacağını ise zaman gösterecek.  
(Metin Kondel)

Önceki ve Sonraki Yazılar