15.11.2017, 14:50

​ SORUN ARKADAŞLIK!

                               Ersun Yanal’dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna Rıza Çalımbay oturdu. Rıza Hoca’nın gelişiyle takımda bir heyecan oluştu, futbolcular daha istekli gözüktüler. Tabi yeterli değil!

                               Trabzonspor’un kadrosu ligde bulunduğu konumu hakketmeyecek kadar üst düzey futbolculardan oluşuyor. Her takıma kök söktürecek bir ekip.

                               Trabzonspor, milli maç arasını iyi değerlendirmek için Antalya’da mini bir kamp yaptı. Rıza Hoca, takımını daha iyi analiz etmek için bu kamp programını uygun görmüş. Bence de çok yerinde bir karar almış.

                               Rıza Çalımbay; “Çok kaliteli bir kadroya sahibiz. Biraz güven bunalımı yaşamışlar. Kampta bu güveni geri getirmeye çalıştık. Oyuncularım yeter ki içlerindeki gücü ortaya çıkarabilsinler ve sorumluluk alsınlar. Bunu başardıkların bu takımın sırtı yere gelmez.”

                               Rıza Hoca’nın söylediklerinin hepsine imzamı atıyorum ama en büyük sorunu görememiş sanırım!

                               Takımda en büyük sorun arkadaşlık! Takımın 4-5 gruba bölünmüş, bazı futbolcular ise antrenmanlar ve maçlar haricinde takım arkadaşları ile görüşmüyor! Bu sorunu “Sağır Sultan” bile biliyor, hoca bilmiyor mu, yoksa kamuoyuna yansıtmamaya mı çalışıyor?

                               Takımda müthiş bir gruplaşma var! Onur, Burak, Volkan bir grup, siyahi oyuncular ayrı bir grup, Slovaklar başka bir grup! Sosa, Mas ve Pereira üçlüsü için ise bir duyum almadım ama onlarında kendi aralarında sıkı-fıkı olduğunu biliyorum.

                               Rıza Çalımbay’ın halletmesi gereken en önemli şey; bu gruplaşmaların önünü kesmek ve birlik beraberliği sağlamak.

                               Siyahi futbolcular sabahlara kadar eğleniyor, sabah idmanı olduğu zamanlarda bile zamanında uyumuyorlar! Bunlar duyum değil, gözlerimle görüyorum!

                               Antalya kampında yaşanan Rodallega-Volkan kavgasının perde arkasında bu gruplaşmanın sahaya yansıması vardı. Takım içerisinde kimsenin kimseye tahammülü kalmamış, her an herkes gergin! Yaptıkları kaprisleri burada yazmam mümkün değil, maksimum seviyede!

                               Rıza Hoca’nın, neşter atması gereken en büyük sorun bu!

                               Bunu aşabilirse bu kadro ligin tozunu attırır.

                                             YIKIM!

Yıkımlara hep üzülürüm… Bu yıkımlar yapılmadan neden gerekli önlemler alınmaz, nasıl yapılmasına müsaade edilir? Sanki bunca zaman devlet yokmuş gibi bir sabah ansızın çıka gelir. Yıkım başlar…

Başlayan yıkım değildir aslında bu başlayan bir milli servet düşmanlığıdır. Devlet kucaklamalı, korumalı, sıcak olmalı ve tabi ki kuralları da olmalı. Herkesi bağlayan gücü yetenin, devlete yakın olanın değil, herkesin harfiyen uyması gereken tartışmaya ve asla yoruma açık kuralları olmalı ki; emsal olsun, bağlayıcı olsun, inandırıcı olsun.

 Yaklaşık bir haftadır Beykoz Ormanı’nda milletin gözünün içine baka baka bir yıkım yapılıyor! Doğru veya yanlışa girmeyeceğim. Sadece merak ediyorum! Bu bina, bu seviyeye gelene kadar o bölgede görev yapan orman memurları, muhtarlar, zabıtalar, emniyet görevlileri,  sivil halk, vs. Görevli görevsiz herkes nerelerdeydi? En başta da devlet nerelerdeydi?

Ormanları korumak için satın alınan helikopterlerin çektiği ve her güç gösterme yeri değildir şimdi güç sizde diye yaptıklarınız yarın sizlere yapılacak bunu unutmayın. Devlet vatandaşına pusu kurmaz; bu hem devlet ciddiyetini yok eder hem de devlete olan saygıyı.

Son sözüm de cemaate; baktım da çok yüksek bir sesle mahkeme kararından, hukuksuzluktan, adaletten bahsediyordunuz. Üzüldüm… Evet bizlerde uzun zamandır ADALETTEN, HUKUKTAN, YOLSUZLUKTAN, HIRSIZLIKTAN bahsediyoruz ama sesimizi kimseler duymadı! Adaletin bir gün herkese lazım olacağını anlamak için illaki bir felaketin başımıza mı gelmesi lazım? İnsan olarak yıkıma çok üzüldüm ama uzun zamandır ülkemizde yapılan Müslüman kıyımına sessiz kalarak doğacak boşluktan kendisine ve cemaatine rant elde etmek isteyen bütün cemaatlere ders olması bakımından sevinmedim de değil.

Bir başkasının mutsuzluğu elbette bizi mutlu etmez, ders olur inşallah.

                               

                                                               ÖMER HAKAN USTA BİR ADIM ÖNDE

                                               Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, 2018’in ilk üç ayı arasında seçim yapacak. Adaylar, aylardır sıkı çalışmalar yapıyor. Üç adaylı bir seçim gözüküyor ama mücadele mevcut Başkan Altuntaş ile Ömer Hakan Usta arasında geçeceğe benziyor.

omer-hakan-usta.jpg

                                               Turan Altuntaş, iktidarını korumak adına çalışmalarını sürdürüyor. Destek verenlerinin olduğu ortada, ama birçok yakın dostu karşısındaki oluşuma, yani Ömer Hakan Usta’ya destek veriyor.

                                               Altuntaş, 4 yılda bir yapılan oda seçimine 3 kere girdi ve 12 senedir bu koltukta. Geçen seçimde şoför esnafından son kez aday oluyorum sözüyle oy istedi ve esnaf da O’na oy verdi. Bu seçimde de aday olunca, söz verdiği esnafın tepkisini almış oldu.

                                               Altuntaş’ın en çok destek beklediği isimlerin başında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geliyordu. Kulislerde, Soylu’nun kendisine destek verdiğini seslendiriyordu ama bu da olmadı! Bakan Soylu, tarafsız kalacağını ve adayların hiç birisine destek vermeyeceği yönünde beyanda bulundu.

                                               “Bir siyasinin duruşu böyle olmalı, tarafsızlığını korumalı.”diyen şoför esnafı aynı tutarlılığı Büyük Şehir Belediye Başkanı Gümrükçüoğlu’ndan da bekliyor.

                                               Başkan Orhan Gümrükçüoğlu hala sessizliğini koruyor! Bu sessiz kalış, şoför esnafının tepkisini alıyor! Başkan’ın da tarafsız olduğuna dair açıklama yapmasını bekliyorlar. Siyasi hiçbir otoritenin, oda seçimine müdahil olmamasını istiyorlar. Bu işi kendi aralarında çözebileceklerini söylüyorlar. Bu da, şoför esnafının en doğal hakkı!

                                               Altuntaş ile Usta arasında geçecek seçimde, sonucu belirleyecek olanlar tabi ki oda üyeleri. İki adayda kendi üyelerinden oy almak zorunda. Başka işlere bulaşmadan demokratik bir seçim yapılmalı. Her iki adayda seçimi kazanabilecek güçte.

                                               Ama libre Usta tarafını gösteriyor… Yıpranmış bir Başkan karşısında akıllı bir yol izlerse Usta, bu seçimi alabilir.

                                                               SOSA TRANSFERİ!

                               Muharrem Usta, sezona girerken müthiş transferlere imza attı. Birkaç transfer dışındakilerin hepsi gerekli ve yerindeydi.

sosa.jpg

                               Sosa transferi tabi ki bu sezonun en iyisiydi. Türkiye’ye gelen en iyi yabancıydı. Daha önce Beşiktaş’ta oynamış olmasına rağmen Trabzonspor’u tercih etmesi de gurur duyulacak bir olaydı.

                               Sosa gibi bir üst düzey futbolcunun transferi bizleri mutluluk sarhoşu edince bazı gerçekleri göremedik. İstanbul’u beğenmediği için Beşiktaş’a gelmeyi ikinci kez kabul etmeyen bir futbolcunun Trabzon’u beğenmesi mümkün olabilir miydi? Eğlenmeyi ve gece hayatını seven bir Avrupalının, Trabzon’da mutlu olması mümkün olabilir miydi? İkisine de cevabım kocaman bir hayır!

                               Sosa, müthiş bir yetenek… İstekli, moralli olduğu zaman oynadığı takımın ivmesini yükseltecek bir futbolcu. Takım içerisinde her zaman saygınlığını koruyabilecek bir otoriteye sahip. Şımarık değil, şaklabanlık yapacak bir kişilik değil.

                               Sosa ve ailesi Trabzon’da mutlu değil. Bunu kabul etmek zorundayız. Herkesi kendimiz gibi zannediyoruz… Herkes Trabzon’u sevmek ve beğenmek zorunda değil! Köfte ve balık ile bizler mutlu olabiliriz ama onlardan bunu beklememiz haksızlık olur. Taraftarın yoğun ilgisi de onları rahatsız edebilir. Yalnız başına eğlenmek isterken, insanların yanlarına gelip arkadaşlarıymış gibi saatlerce sohbete katılmalarına mana yükleyemeyebilirler! Böyle daha nice örnekler verebilirim ama yeterince olayı anlattığımı zannediyorum.

                               Sosa’ya kızmanın bir anlamı yok. Kariyerine baktığımızda gerçekleri görebiliriz. Oynadığı takımları ve yaşadığı şehirleri görünce Trabzon’da yaşamasının zor olduğunu görmeliyiz.

                               Sosa, sezon sonu büyük ihtimal Trabzonspor’dan gider, doğrusu da bu.

                                                               ANLAYANA…

“KISKANÇLIK, İNSANI KÜÇÜLTEN VE ALÇALTAN EN KÖTÜ HUYDUR!”

                                                               SAYGI…

“RUHU KİRLENMİŞ İNSANLARIN AYAI TUTMAZ!”

                                 

                               

 

                

Yorumlar (0)
16
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 22 Eylül 2021
İmsak 04:36
Güneş 06:02
Öğle 12:19
İkindi 15:44
Akşam 18:27
Yatsı 19:46