04.08.2021, 08:37

SOSYAL EVRİM ÜZERİNE

     Bilgiye ulaşımın araçları artık çoğaldı. Arayış, çaba, emek bir bakıma ucuzladı. Uzun inceleme-araştırma yapan bilim insanlarını düşünün. Gerçek gazetecileri, felsefe düşkünlerini düşünün. Evlerimizde, dost meclislerinde sabahlara dek tartışılan düzeyli akademik konulara ve irdelemelere pek rastlanmaz oldu. Uykusuz kalınan gecelerin sabahında yorgunluk nedir bilmeden yeni güne umutla başlamak sadece bir ülkü, bir sevda mıydı?

      Kolay ulaşılan bilgi, diğer kolay elde edilenler gibi hor kullanılıp kolay tüketiliyor sanki. Tüketmekten kastım, bulanıklaşan, kirlenen/kirletilen nesnelliğini yitiren “bilgi.” Gücü elinde bulunduran ya da gücü kullanabilen kişi/çevre-egemen- ölçütleri değiştirebiliyor. Bilginin kırıntısıyla geçinen geniş kitleler temel ölçütlerin değiştiğinin ayrımına varamadan yanıltılabiliyor, dahası aldatılabiliyor. Bu aşamada o “bilgi “ nesnel olmaktan çıkmış, öznel olmuştur bile. Artık  “kuşku” bilimsel değildir, söyleyenin kim olduğuna göre “doğru” ya da  “yanlış” vardır. Bir kilogram bin gram olmaktan çıkabilir, bir metre pek ala doksan santim ya da yüz üç santim gelebilir yani! Bir kilometrelik uzunluk neden bin metre olsun ki! “Ben ölçtüm, şu kadar adımdır” denilebilir ve kabul görebilir de!

       Gülmek bir yana, durum bu olunca bütün yaşama sirayet edecek olan “değer”, değersizleşme, ilke-kural, yasa tanımazlık, hukuksuzluk, kurumlara ve doğal olarak sosyal yaşama, kültür-sanata, siyasete, devlete, devleti yönetenlere uzanacaktır. Artık aramadığınız kadar “postmodern”  yapı karşınızdadır.- Sanata ilişkin yapılan postmodern yaklaşım ve akım ayrı bir tartışma.-

       (……)

        Yeni bir yaşam isteği hep bir modernist tavır taşır içinde. Dolayısıyla kendinden öncenin eleştirisi ve değerlendirmesi üzerine inşa edilir. En geniş anlamıyla ilgili sistemlerin öncelikleri ve kimi değerleri tarihin çöp sepetinde yerini alır. Bu acımasızlık ya da kültür kırımı değildir. Çünkü geniş insanlığın birikimi ve kültür kalıtı korunarak ancak modern bir yeni ortaya çıkarılabilir. Burada çöp sepetine gidecek olan ilgili dönem ya da sistemin kendi bekası için ileri sürdüğü koşul, yasa vb. olmazsa olmazlarıdır. Doğaldır ki bunlarla birlikte yeni sistem-modernite- çelişir.

      İnsanlığın biyolojik evrimi ve gelişimiyle birlikte sosyolojik evrimi de çok net çizgilerle dönemlere ayrılamaz. Özellikle sosyal evrimde bir iç içelik, karmaşıklık her zaman kendini gösterir. Kimi koşullarda uç örnekler karşımıza çıkar, kimi zaman “yer altına” inerler. Dönemsel gelgitler esası etkiler, bu anlaşılabilir. Değişik çevreler, kurumlar, devlet aygıtları da bundan etkilenebilir, bu da bir ölçüde anlaşılabilir. Çünkü doğanın kendi diyalektiği içinde sosyal yaşama biçim verme gücü de vardır. Bu yadsınamaz. Ancak üzerinde durulması gereken bu etkileşimin tek yönlü olması ve “modernist” yapıyı kemirmekten öteye eriterek yok etmesine göz yumulmasıdır. Hele günümüzde göz yummaktan öte “yol açmak”, “yol göstermek” denilebilecek bir aymazlık sözkonusu ise iki kez düşünerek duruş belirlemek ivedilik-aciliyet- kazanmaktadır. Burada gelenekselleşen siyasi dili ve terminolojiyi kullanmayı doğru bulmuyorum. Siyasi karşıtlarının “açığı” üzerinden varlığını korumaya/sürdürmeye çalışan “siyaset tüccarları” hep birlikte b.kluk çukuruna koşmaktalar. İsteyen o çukurda debelensin. Ancak toplumu bu çukurlara sürüklemeye hiç kimsenin hakkı yoktur, hiç kimsenin gücü de buna yetmez!

         “Tencere dibin kara” ile bir yere varamayacağımızı artık görmeli. Birbirine söz yetiştirme yarışına dönüştürülen siyaset arenasından uzak durulmalı. Bu arena da “aslanlar”a yem olmaktan kendimizi korumalıyız. Halkın içinde olmak, onunla yaşamak, “onun gibi” değil, halk olmak artık zorunlu. Bu bağlamda yapılacak siyaset yeni modernitenin rotasını belirler. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın olmazsa olmazı bu halkçı, ulusalcı, devrimci ve tabi ki aydınlanmacı rotayı bulabilmekten geçer. Arayanlara kolay gelsin.

                                                                                - Yarınlar güzel olacak-

       

  

      

Yorumlar (0)
25
açık
Namaz Vakti 19 Eylül 2021
İmsak 04:33
Güneş 05:59
Öğle 12:20
İkindi 15:47
Akşam 18:32
Yatsı 19:52