Gürol Ustaömeroğlu

Gürol Ustaömeroğlu

SOSYAL MEDYA İNSANLARI

Hiç ilgim yokken hatta dijital teknolojiye epey mesafeliyken yıllar önce kendimi sosyal medyanın içinde buluverdim. Bunu nasıl yaptım bırakın bilmeyi hatırlamıyorum bile.

Bu sosyal medya açısından ciddi anlamda başarıdır. Bu ortam, insanları bir şekilde o sihirli atmosferine alıveriyormuş.

Sosyal medyada Facebook ve Instagram’ın sıkı takipçisiyim. Burada Facebook bir adım öndedir. Twitter’ın üyesiyim ama hiç kullanmadım. Şifremi dahi bilmiyorum.

Facebook sayfamda binlerle ifade edilecek sayıda arkadaşım(böyle tanımlanıyor) var. Bunlar çeşitli siyasi ve hayat görüşüne sahip insanlardır. Birçoğunu tanırım. Birçoğunu ise hiç tanımam. Çünkü huyum kurusun kimseyi reddedemediğim ve kimseye hayır diyemediğim için arkadaşlık teklifi atan herkesi sayfama kabul ediyorum. Aşağıda daha detaylı izah edeceğim; zaman içinde bu insanların bir bölümünü sayfamdan çıkarmaktayım.Facebook sayfam bir terapi merkezi gibi çalışır.Bir paylaşım karşısında ateşli arkadaşlar paylaşım üzerinden kendi aralarında şiddetle tartışırlar.

Hayatta ders aldığım birçok yaşanmışlıklarım olduğu gibi Facebook sayfamda da pişman olduğum, ders aldığım anılarım olmuştur. Bunlar genellikle sosyal medyayı yeni yeni tanıdığım dönemlere denk gelmektedir. Yani neyin mahrem neyin ayan beyan olduğunu tam olarak bilmediğim paylaşımlarım cahiliye dönemime denk gelmiştir. Yazdığım konular bende ve arkadaşlarımda kalacak zannıyla hareket etmekte ve son derece saf davranmaktaydım.

İşin böyle olmadığını, ayarlar kısmından bir düzenleme yapılmadığı sürece paylaşımların duruma göre bütün Türkiye’den izlenebileceğini acı tecrübelerle öğrenmiştim.

Konunun başında değindiğim gibi Facebook sayfamda çok çeşitli görüşlere sahip insanlar vardır. Siyasi yelpazenin tamamına dahil arkadaşlarım mevcuttur. Hatta bu yüzden bir paylaşımım siyasi olmasa bile hemen siyasete çekilebilmekte ve arkadaşlar arasında tartışmaya yol açabilmektedir. Ben ne kadar kaçsam da bu siyasi tartışmalar ucundan bucağından eteğimi yakalamaktadır.

Bu nedenle kendime göre asgari bir eylem planı geliştirdim;

Facebook ayarlarım arkadaşlarım ile sınırlıdır.

Siyasi paylaşım asla yapmıyorum.

Her arkadaşımın paylaşımınayorum yapmak gibi bir zorunluluk hissetmiyorum.

Paylaştığım bir konu tartışma açıp içinden çıkılmaz bir hal alıyorsa hemen kaldırıyorum.

İleride sabote edilebilecek bir konuyu bir süre sonra siliyorum.

Bizi sadece izlediklerini hissettiğim insanları sayfamdan çıkarıyorum.

Bu altı olmazsa olmazım tecrübelerle sosyal medya ilkem olmuştur.

***

 

Peki nasıl bir arkadaş profiline sahibim?

Birinci grup arkadaş akrabalarımdan oluşmaktadır. Bütün paylaşımlarımı takip etmektedir bu grup. Paylaşımlarıma yorum yapmasalar bile beğen butonuna basmaktadırlar. Bu grupta siyasi görüş ön planda değildir. Akrabalık bağları hissettirilir.

İkinci grupta yakın tanıdıklarımbulunur. Tanıdık tabirini kullanıyorum. Çünkü bu grupta akranlarım olduğu kadar büyüklerim de vardır, küçüklerim de.

Bu grup bir paylaşım karşısında beğenmişse beğendim der. Beğenmemişse yorum yapmaz. Ama halisane bir şekilde duygusunu yazmak isteyen de açıkça yazar.

Üçüncü grupta yakın tanıdığım ama çok sık görüşmediğim insanlar vardır. Bu grup, paylaşımlar karşısında aşırı duyarlıdır. Destekse tam destek verip beğenmekte, karşılarsa şiddetle karşı çıkmakta hatta bazen kırıcı da olabilmektedirler.

Dördüncü grupta yakın tanımadığım ama bir şekilde merhabamız olan insanlar bulunur. Bu grup üçüncü gruba göre daha sabırlıdır. Daha soğukkanlıdır. Grup içindekiler ikili tartışmalara çok girmezler. Hatta beğen butonunu da çok sık kullanmazlar.Kendilerini zaman zaman hissettirirler.

Beşinci grup hiç tanımadığım, bir şekilde sayfama dahil olmuş insanlardan oluşur. Bu insanlar misafir nezaketi içinde görünmezler. Göründüklerinde beğen butonunu kullanırlar. İkili tartışmalara genellikle girmezler.

Altıncı grup ise tanıdık veya değil tamamen etkisiz eleman kişilerden oluşur. Bu kişiler asla hayat belirtisi göstermezler. Adeta “biri bizi gözetliyor” dedirtircesine sessizce olan biteni izlerler.

İşte bendeniz bu gruplar içinde mümkün olduğunca denge unsuruyum. Hatta o kadar denge gözetiyorum ki zaman zaman kırılan ve yıpranan ben oluyorum. Ayrıca sayfamda yıl içinde üç veya dört kez eleme yapmaktayım.

Eğer diğer gruplarda çok kırılmadığım bir kişi yoksa bu elemeye genellikle beş ve altıncı gruptaki insanlar yakalanmaktadır.

Sosyal medya ciddi bir ortamdır. Daha doğrusu ciddi bir ortam olmak zorundadır. Bu nedenle gayri ciddi paylaşımlar veya işi çığırından çıkartan fanatik yaklaşımlar karşısında yılgınlığa düşüp ortamı terk etme duygusu da yaşamaktayım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum