Adil Hacıömeroğlu

Adil Hacıömeroğlu

SU DEĞİRMENİ-1

Karadeniz Bölgesi’nin en ünlü imecelerinden biri su değirmenleridir. Her köyün, çoğu zaman her mahallenin değirmeni vardır. Değirmen, Türklerin temel besin maddesi olan ekmeğin üretiminde en önemli aşamayı yerine getirir. Özellikle Doğu Karadenizlilerin ekmeği mısırdan yapılır.

Mısır, tarlada yetiştirilir. Kurumuş mısırlar istiflenir. Bu istiflenmede mısır taneleri koçanından ayıklanmaz. Kümeler durumundaki mısırlar genellikle evin dökme adı verilen çatı altlarına asılır. Kışın un gereksinmesi duyulduğunda yeteri kadar mısır alınır, mısırlar koçandan ufalanarak ayrılır. Mısır, çuvallara doldurularak değirmenin yolu tutulur.

Su değirmenleri, köylülerin/mahallelilerin ortak emeğiyle yapılır. Herkes, gerek emek gerekse parayla katkı sağlar değirmenin yapımına. Değirmenlerin yapısı genellikle tek katlıdır. Önce derenin kıyısında hafif bir düzlük alan belirlenir. Çünkü Doğu Karadeniz’de düzlük alanlar bulmak oldukça güç. Değirmen inşa edilir.

Yapının alt kısmı biraz yüksekçedir ve orada pervane ya da çark denen genellikle ağaçtan yapılan (son zamanlarda demirden) değirmenin motoru sayılabilecek kısmın yer alacağı boşluk bulunur. Sonra değirmeni çalıştıracak olan suyun yolu yapılır. Bu yola hark adı verilir. Derenin normal yatağından dar açıyla ayrılan bir su yoludur bu. Dere yatağı, eğimli bir biçimde doğal akış yönünde ilerlerken harktaki su, önce düz bir yatakta ilerler, değirmenin hizasına geldiğinde ise dere yatağından iyice yüksekte kalır. Harkta sıkışan su, tazyikli bir biçimde değirmenin altındaki çarkı döndürür ve değirmen çalışmaya başlar. Suyun tazyikli gelmesini sağlamak ve pervaneyi (çarkı) döndürme gücü artırmak için harkın sonunda “kodoç” adı verilen tahta bölüm yer alır. Su, “kodoç”ta sıkışarak hızlı bir biçimde akar ve pervaneyi döndürür.

Harkın orta yerinde dereye açılan kapıya benzer bir boşluk bulunur. Değirmen çalışmadığında buraya kapatma görevi gören ve yörede adına “koftera” denen su keseceği, değirmene giden suyun önünü kapatınca su, dereye akar, böylece değirmen çalışmaz. Değirmene mısır öğütmeye gelen kişi, “koftera”yı bulunduğu yerden alır, dereye akan suyun önünü kapatır ve çark dönmeye başlar.

Çark; genellikle kiraz, kestane, meşe, akasya gibi suya ve çürümeye dayanıklı ağaçlardan yapılırdı. Çarkın kollarının ucundaki ağaç aksam bir kaşığı andırırdı. Çünkü suyu dağıtmadan kullanmaktaki burada amaç. Son dönemlerde su değirmenlerinin çarkları demirden yapılmaya başlandı. Nedeni de demirin, ağaçtan daha dayanıklı olması. Çark, suya yatay olarak kurulur. Çarkı değirmenin taşına bağlayan “mil adı verilen uzun demir vardır. Demir çarka dikey olarak tutturulur. Milin üstünde “bayro” adı verilen ve haç işaretini andıran lama demir bulunur. “Bayro” üstteki taşın içindeki oyuğa yerleştirilir. Çark, döndüğünde değirmenin taşı da döner böylece.

Değirmende tahılın öğütülmesi için aynı büyüklükte iki taşa gereksinim var. Alttaki taş sabittir. Bulunduğu yere sağlam olarak yerleştirilir. Üstteki taş, dönecek biçimde yerleştirilir. Suyu bol derelerin üstüne kurulan değirmenlerde her taşın kalınlığı altmış santimetreyi bulur. Bunların çapı bir metre kadardır. Suyu az çayların kıyısında kurulan değirmenlerde taşların çap ve kalınlıkları küçülür. Çünkü az su, büyük taşları döndürmez.

Taşlar, birbirine sürtündüklerinde birbirine bakan yüzeyleri düzleşir. Düzleşen taşlar öğütme işini düzgün bir biçimde yerine getiremez. Bu nedenle işin ustası tarafından taşlara kıran atılır. Kıran, taşların metal bir tarak ya da murçla oyulmasıdır. Bir nevi taşların içine yollar yapılmasıdır. Kıran işi, ustaca yapılmazsa mısır yanar, iyi öğütülmez. Bu nedenle kıran önemlidir ve ustalık ister. Değirmenin çalışma durumuna göre belli zamanlarda düzleşen taşları kıranla iş görür duruma getirmeli.

Mısır öğütmede en önemli işlerden biri de unun kalınlığıdır. Unun kalınlığı kişilerin zevkine göre değişir. Herkesin damak tadı bir değil. Bu nedenle herkes, kendi zevkine göre unun kalınlığını ayarlar. Üst taşı kaldırıp indirme işini yapan kaldıraç vardır. Kaldıraçla taşı indirerek unun ince olması sağlanır. Kaldıraçla unun inceliğini ayarlamak da ustalık ister.(Devamı haftaya)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.