Mikdat Kadıoğlu

Mikdat Kadıoğlu

Şu karşı ki dağda kar var ama!..

Rahmetli Kazım Koyuncu’nun dediği gibi bu günler mevsim itibari ile ”Dağlarda Kar Sesi Var”. Ben de kar ile ilgili bir yazı yazıp yıllar önce Karadeniz dağları ile ilgili yaptığım araştırmanın ilginç sonucunu paylaşmak istedim.

Ama bu yazıya başlamadan önce şöyle ilham gelsin, üstümdeki tembellik gitsin diye kar ile ilgili türkülere kendimi verdim. Neyse gün akşam oldu hala şarkı dinliyordum ama bana ilham veren o karlı şarkıyı buldum. Önce Karadeniz’den karlı bir türkü hemen akla gelmiyor. Sonra Kazım Koyuncu, Selçuk Balcı, Gökhan Birben gibi sanatçılarımızı dikkatli dinlediğinizde kar, rüzgâr, yağmur vb. doğaya ait ne varsa bulunuyor.

 

Vur dağcı komando

Bana ilham veren türkü ise: “Şu karşıki dağda kar var duman yok. Bu benim sevdiğimde din var, iman yok.”  Aman (hanım tarafından özellikle) yanlış anlaşılmasın! Benim için önemli olan buradaki ilk mısra. Yani bir dağda kar var ama duman yok. Bu çok ama çok önemli, hatta milyarlarca dolarlık bir özellik.

Aslında karla ilgili bütün türküler, şarkı ve marşlarımız anlamlı. Özellikle de bu günler Tendürek bölgesinde şehit hemşerimin adına yürütülen “EREN-1 TENDÜREK OPERASYONU”nda görev alan askerlerimiz için “Bir kar yağar ince ince. Komandonun hali nice, Bir operasyon var bu gece, Vur vur dağcı komando…”

 

2026 Kış Olimpiyatları

Ah ah! Ne olurdu Karadeniz dağlarında kar olsaydı ama bu kadar çok “tuman” olmasaydı! Belki de 2026 Kış Olimpiyatları veya resmî adıyla XXV Olympic Winter Games, Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından Doğu Karadeniz dağlarında düzenlenecek bir etkinlik olabilirdi.

Kar-kış turizmi için uygun mekânlar ve tatil mevsimlerinde kayağa uygun kaliteli ve sürekli kar gerekmektedir. Kış turizmi yapılacak bölgede kış turizm sezonunun süresi, karın yerde kalma süresi ile doğru orantılıdır. Eğer kar miktarına dikkat edilmezse bu tür tesislerden beklenen yarar sağlanamaz. Yani “Yükseklere kar yağıyor üşümedin mi? Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?” ya da ”Kar yağar batman batman, ben karlı yerde yatmam.” Türkülerine de dikkat etmek gerekiyor.

Bunun için yıllar önce İTÜ’den bir grup öğretim üyesi Doğu Karadeniz dağlarını teke tek inceledik. Öncekış turizmi için yeni tesisler kurulabilecek araziler belirlendi. Sonra şu an kar turizmi ve kış sporları için elverişli ve güvenilir bir kar yağışının/örtüsünün olup olmadığına baktık. Ayrıca küresel iklim değişimi nedeniyle bu bölgedeki kar-kış turizm tesislerinin ekonomik anlamda gelecek vaat edip etmediğini inceledik.

 

100-gün kuralı

Kar-kış turizmi merkezlerindeki esas zorluk bu merkezlerin ekonomik faaliyetlerinin tamamının “Beyaz Altın” da denilen “kar” varlığına bağlı olmasıdır. Kış turizmi yapılacak bölgedeki pistlerde, yılbaşı, 15 Şubat tatili gibi belli zamanlarda mutlaka yeterli ve kaliteli kar örtüsü olmalı.

Yani “güvenilir/garanti kar” gerekli. Özetle “100-gün” kuralına göre bir kayak tesisinin kâr ederek ekonomik değer yaratabilmesi için 10 kış sezonundan en az yedisinde, 1 Aralık-15 Nisan tarihleri arasında en az 100 gün kar kalınlığının en az 30-50 cm arasında olması gerekir.

 

1 dereceye 150 metre

Küresel ısınmadan dolayı güvenilir doğal kar hattı her 1C’lik ısınma için 150 m daha yükseğe kayacak. 2050 yılına kadar beklenen en az 4°C’lik ısınma durumunda ise güvenilir doğal-kar yüksekliği en az 600 m zirveye doğru yer değiştirecektir. Bu durumda güvenilir doğal-kar hattı, örneğin 1500 m olan yerlerde bu hat 2100 metreye çıkmış olacaktır. Diğer bir deyişle, 2100 metrenin altındaki pistler yeterli kar toplayamayacağı için verimli bir şekilde işletilemeyecektir…

Ayrıca kar güvenirliliğine ilave olarak rüzgârın şiddeti, sisli gün sayısı, görüş mesafesi ve bulut taban yüksekliği de çok önemli. İşte ”tumanlı” dağlarımız bu konuda sıkıntılı. Özellikle de Karadeniz’e bakan yamaçlar…

 

Gelemem diyorum öf öfff!”

Şehirlerde kapana kısılmış bizler için “İmdat yine mi yol, İmdat yine mi kar, İmdat yine mi karlardan Yollar örtülüyor, yağmayın yollarıma durun kar taneleri, Kar yağıyor bu gece, öyle beyaz ki şehir..,” türküleri geçerli. Maçka dağlarında kuzine sobanın yanından karlı dağlara bakmayı özlüyoruz. “Kar yağmış yollara örtülmüş izler… Gelemem diyorum öf öfff!”