TACETTİN DERGAHI'NDAKİ TARİHİ SIR!

   Trabzon’un yetiştirdiği değerlerden biri olan Türk Halk Müziği sanatçısı İbrahim Can, önceki gün aradı ve ‘Size Ankara’daki Tacettin Dergahındaki tarihi sır’ başlıklı bir yazı attım. Bu yazıyı Prof. Dr. Kenan İrfan Aydın yazdı. Tacettin Dergahının Cumhuriyet tarihinde gerçekten önemli bir mekan’ dedi.  
Tacettin dergahı ile ilgili az da olsa bir bilgimiz vardı. Bilgisi olmayanlar ve bilgilerini tazelemek isteyenler için bu yazıyı köşemize aldık.
                                      **********************

tacettin.jpg‘Ankara’da Tacettin Mahallesi’ndeki ev 30 Ekim 1949’da müzeye çevrildi.
Peki bu evi değerli kılan neydi?
Bu kiralık evde Eşref, Mehmet ve Hasan adında üç kişi yaşıyordu.
Üçünün ortak noktası milletvekili oluşlarıydı. 1921 senesinin Mayıs ayında bu eve bir mektup ulaştı.. Mustafa adında bir zata geliyordu.
Mustafa kim miydi?

Mustafa, bu evde yaşayan o üç milletvekiliyle yakınlık kurmuş bir Hintliydi. Mustafa’nın kesin bir adresi olmadığı için bu adresi “mektuplaşmak için” kullanıyordu. Kendisine gönderilen mektuplar bu eve ulaşıyor, Mustafa da mektuplarını buradan alıyordu. Ve yine bir gün bir mektup ulaştı.
Evdeki mebuslardan adı Mehmet olan, yarı açık vaziyetteki mektubu alıp içine baktı. Zarfın içinde boş sayfalar vardı. “İnsan neden birine boş sayfalar gönderir ki!” diye düşündü.. Şüphelendi. Mektup özel bir yöntemle yazılmış, gizli bilgiler içeriyordu. Hemen bir kimyager bulundu. Avni Refik (Bekman) özel bir solüsyonla ile mektupta yazılanları gün ışığına çıkardı! Mustafa gözaltına alındı.
Ve her şeyi itiraf etti.. Bu Hintli Mustafa bir İngiliz ajanıydı.
Şubat 1919’da Afgan Emiri Habibullah’ı öldürmüş, ardından Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemek için Ankara’ya gitmişti. Ankara’da herkesle dost gibi görünüyor, casus olarak bilgi topluyor, Atatürk’ü öldürmek için fırsat kolluyor ve... mektuplarıyla İngilizlere gelişmeleri bildiriyordu. Evet, amacı İngilizlerin isteğiyle Atatürk’ü ortadan kaldırmaktı. İşte o görünmez mürekkeple yazılan mektupta da Atatürk’ü öldürmesi için başarılar dileniyordu.
    Neticede suçunu itiraf etti ve 24 Mayıs 1921’de idam edildi… Bu fotoğraf Cemal Kutay’ın arşivindendir. Evin duvarları birçok hadiseye tanıklık etmiştir. Atatürk’e suikastı bu evde yaşayan Mehmet adındaki kişi ortaya çıkarmıştı.
O mektuptan şüphelenmese belki Mustafa Kemal Paşa, Hintli Mustafa haini tarafından öldürülecekti.. Bu evi değerli kılan başka bir özellik daha vardı, ne mi? İstiklal Marşı işte bu gecekondu evde yazılmıştı.
Mustafa Sagir’in yakalanmasını sağlayarak Atatürk’e suikastı önleyen kişi bu evde yaşamış olan Burdur Mebusu Mehmet yani Mehmet Akif Ersoy’dan başkası değildi.’

Mentor Görüşü!

   Eğitiminiz ve analitik beygir gücünüz sizi kurumun kapısından içeri sokar ama bir süre sonra sadece aynı katta sürekli patinaj yapan bir görev adamına dönüştürür.
Başarı için daha üst katlara tırmanmanız veya başka kurumlara dikey geçiş yapmanız veya kendi girişiminize dümen kırmanız için size gereken tek şey ''duygusal zekadır''
Duygusal zeka ile desteklenmeyen bir analitik zeka sizi görev adamı yapar ve ''peter prensibi'' yaşamanıza neden olur, mutsuz ve başarısız kalır.
Duygusal zeka öğrenilebilir ve kas gibi geliştirilebilir. Ancak ilk şart; EQ'nun fark yaratan gücüne ön-kabul vermek (Ömrünü sınav/sınıf/okul birincisi olmaya adamış, çok emek vermiş ve eğitim başarısı sonucu hayatın kendisine altın tepside sunulmasını bekleyen analitiklerin bir türlü içselleştiremediği kabul ) ve bunu yüreğinizde hissederek istemektir. 
(İlham Süheyl) 

Önceki ve Sonraki Yazılar