TARİHİ BİR GÜN

16 NİSAN YILLARCA ANILACAK

Salt bizim tarihimizde değil belki demokrasi tarihinde de 16 Nisan anılacak. Tarih artık bir roman, bir masal değil sosyal bilimlerin önemli bir kolu olarak kabul edilmesi gerektiğini hep anımsatırım. Haberleşmenin, iletişimin çok kolaylaştığı günümüzde tarihe çok daha sağlam belgeler düşüyor. Artık anılarla, anekdotlarla tarih bilimi karışmamalı. O nedenle yaşadığımız günleri çok iyi değerlendirmeli. Tarihe güzel ve onurlu ad bırakmalı. Yarın bu günler anılırken görülenlerden ders alınacak.

Seçim demokrasinin en önemli aracı. Bu aracı çok iyi kullanmak gerekir. Bu araç çok değerli kabul edilmeli ve iyi korunmalı. Anlamını yitirmemeli. Seçim geldiğinde “Oh bana söz sırası geldi” deyip halk mutlu olmalı. Oy kullanmak için gönüllü olarak sandığa koşmalı. İşte bu nedenle 16 Nisan çok önemli tarihi bir gündü. Elbette her seçim önemli de Anayasa Oylaması daha da önemli. Adı üzerinde Anayasa. Yasaların anası. Ana sağlıklı olursa doğurdukları da sağlıklı olur. Ana sağlıklı olursa bir kaç kez yanlış ve hatalı doğum olsa da daha sonra sağlıklısı olur. Ancak Ana sağlıklı değilse doğurdukları sağlıklı olmaz.

SEÇİMLER NASIL OLMALI

Çağdaş anlamda demokrasi batıda doğdu ve gelişti. Ancak batılı demokrasi uzun yıllar hatalıdır. Çünkü seçim hatalı ve demokratik değil. Uzun yıllar sınıflı sistemler demokrasi diye kabul edildi. Belli bir sınıf seçime katılır. Kadına seçme ve seçilme hakkı uzun süre verilmedi. Hatta batılı anlamda demokrasi bize daha sonra geldiği halde bizde kadına seçme ve seçilme hakkı onlardan önce verildi. Seçimlerde baraj uygulaması seçimin demokratikliğine gölge düşürür. Oysa bu gün birçok demokratik ülkede seçimlerde baraj uygulaması var. Bu da seçimi anlamından saptırıyor. Halkın seçimden soğumasına neden oluyor.

Seçim halkın oyunu tam olarak yönetime yansıtmalı. Seçmen oyunu kullanırken  “İşte benim gücüm, Ben istediğimi seçer, istediğimi değiştiririm” diyebilmeli. Yoksa ben oy kullanıyorum ancak hiçbir etkisi olmuyor, derse o zaman halk seçimden kaçar, seçime ilgi duymaz. Oysa seçime katılma oranı çok yüksek olmalı. Özrü olmayanlar mutlaka oy kullanmalı. Hem de oy kullanırken tam özgür olmalı. İyiyi doğruyu güzeli anlayarak oyunu kullanmalı. O zaman seçimin bir anlamı olur. Yoksa onun bunun etkisi ile sandığa atılacak o pusula demokrasiyi gerçekleştirmez.

SEÇMENİN YETİŞMESİ DE ÇOK ÖNEMLİ

Çok alışılmış bir söylem var. Bir çobanın oyu ile profesörün oyu aynı olur mu, diye. Birçoğu bu söylemi çok doğru bulur. Oysa bu söylem yanlıştır. Kişinin bilinçli olmasını, doğru oy kullanmasını onun diploması sağlamaz. Nice yükseköğrenim görmüş ve nice yaldızlı diplomalı cahiller var ki çoban da hamal da işçi de onlardan çok daha bilinçlidir. Anadolu’da öyle bilge kişiler var ki okur-yazar bile değildir. Böylelerine çok rastlarız. Köy odalarında, köy dolmuşlarında, öyle güzel yorumlar yaparlar ki bir çok diplomalı, bakanlık yapmış adamlar bile böyle yorum yapamaz.

Seçilmek kadar seçmen olmak da çok önemlidir. Neyi niçin seçeceğini bilmezse seçmen, seçimin bir anlamı kalmaz ki. Seçmen iyi gözleyecek, tartacak, ölçecek ve ona göre sonuca varacak ki seçtiğinin bir anlamı olsun. Seçmen çok iyi yetişmeli. Seçmen nerde yetişir? Seçmen okulu var mı? Yo  her okul, yaşamın her anı seçmeni yetiştirir. En önemli güç akıl. Akıl nasıl kullanılacak? Usavurmak  deyimi vardır. Akıl süzgecinden geçirmek. Bu süzgeç çok önemli de o süzgeci kullanmak daha önemli. Akıl en önemli güç. Allah aklı yalnız insanlara vermiş. Ancak bu gücü kiraya verirseniz, bu gücü başka etkenlere göre kullanırsanız bu güç işe yaramaz. Aklın var, gözlerin iyi görüyor, kulakların iyi işitiyor buna göre görüntünün doğru düşmesi gerekir de eğer at gözlüğü varsa, kulakta gürültü kulaklığı varsa görüntü doğru alınmaz.

Demek ki seçmen bilinçli değilse, seçmen renkleri değiştiren gözlük, sesleri değiştiren kulaklık kullanıyorsa bu seçmen tam seçmen olmaz. Bu seçmenin seçtiği de ne ülke için ne halk için yararlı olmaz.

DEMOKRASİ NASIL MÜKEMMEL OLUR

Demokrasilerde seçim çok önemli. Önemli de yukarıda sayıp döktüğümüz etkenler ve etmenlere karşı nasıl seçim. Demokrasiyi mükemmel duruma getirmek için önce yurttaşlık bilinci çok iyi gelişmeli. Partiler kurulurken spor kulüpleri kurar gibi kurulmamalı. Çok geniş bir üye ağına sahip olmalı. Örgüte halk sahip çıkmalı. Ne için kurulduğu bilinmeli. Amaçları çok iyi belirlenmeli. Programını, tüzüğünü parti örgütü demokrasinin bilimsel kurallarına göre oluşturmalı. Salt üyelerinin değil tüm halkın ve giderek tüm insanlığın yararı düşünülmeli. Cumhuriyetin bir erdem rejimi olduğu dikkate alınarak parti de böyle çalışmalı.

Demokraside çoğunluk esasına göre değil tüm halkın yararına çalışılmalı. Belli bir çoğunluğu sağlayana geride kalanı istediği biçimde ezme serbestiyeti tanınmamalı. Yüzde birin bile gücü yönetimde hissedilmeli.

Demokrasiyi halk bir nimet olarak kabul etmeli ve sahip çıkmalı. Daha mükemmel duruma getirmek için de çaba göstermeli. Demokrasiyi bir araç olarak kabul etmemeli. Korunması gereken bir değer olarak kabul edip geliştirmeli.

Haydi; en güzel, en sağlıklı ve barış dolu günlere…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.