TARIM, GIDA VE ETİK!

Tarım ve gıda etiğinin ele alındığı ve gündeme geldiği zaman dilimi, tarım ve gıda konusunun da insanlık gündeminde ön plana çıktığı döneme rastlamaktadır. Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak için doğaya saygılı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını hiç vakit yitirmeksizin tüm boyutlarıyla hayata geçirmek tüm insanlığın önemli amaçlarından birisini oluşturmaktadır.

Aslında insanoğlunun başka hiçbir faaliyeti, tarım ve gıda kadar kendi yaşamını doğrudan etkilemiyor ve doğal kaynaklarla bu ölçüde etkileşim içinde bulunmuyor. Bu kapsamda da sürdürülebilir tarım, doğal kaynakların korunarak kullanımı, açlıkla mücadele, gıdaya ulaşım, gıda hakkı, adil ticaret, tarım işçilerinin çalışma koşulları, gıda egemenliği, aile işletmeciliğinin korunması, gıda yolsuzlukları ve spekülasyonlar, tarım toprakların amaç dışı kullanımı, toprak gaspları, toprak erozyonu, su kaynaklarının kullanımı, su kirliliği, biyoçeşitlilik kayıpları, iklim değişikliği ve benzeri konuların gündemde önemli yer alması son derece doğal. Tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirlik kavramı ile örtüşmesi, çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik boyutlarını da barındırmaktadır. Toprağın, suyun, enerjinin, işgücünün, tarımın planlanmasının ve yönetilmesinin yanında başka birçok faktörün de yer aldığı bu karmaşık yapı tüm boyutlarıyla kavranmaya ve her yönüyle değerlendirilmeye muhtaçtır.

Oysa bizler; tarım ve gıda politikalarını belirleyenler, tarımsal girdi üretim ve ticareti yapanlar, tarımsal ürünleri yetiştirenler, bu ürünleri işleyenler, dağıtım ağının her aşamasındaki insanlar, satış zincirinde yer alanlar ve tabii ki tüketiciler, tarım ve gıda sistemiyle bağlantılı olarak etik ikilemlerle karşı kaşıya kalıyoruz. Kararlar alıyoruz, tutum geliştiriyoruz ve davranışlarda bulunuyoruz.

Tarım ve gıda etiği çeşitli süreçlerden oluşan tarım ve gıda sisteminin değer sorunlarını, darboğazlarını ve çıkış noktalarını inceler. Bunlarla ilgili kavramlar ve düşünceler üretir; sorgulamalar yapar. İnsanların tarım ve gıda sistemlerinde bulunan mevcut ve muhtemel etik sorunlar üzerinde daha özenli, daha kapsamlı ve daha sistemli düşünmelerini sağlamayı amaçlayan tarım ve gıda etiği; “nasıl yaşamalıyım, ne yapmalıyım ve nasıl davranmalıyım” sorusunu cevaplamaya ve gereğini yapmaya çalışan “duyarlı üreticiler”, “duyarlı tüketiciler” ve “duyarlı vatandaş”lar geliştirmeyi amaçlar.

Tarım ve Gıda Etiği Derneğinin paydaşlarla yaptığı değerlendirmelerde tarım ve gıda etiği konusunda öne çıkan ve çalışılması gereken konular; “tarımda sürdürülebilirliği sağlayacak politikaların uygulanmaması, tarımsal ürün üretim ve tüketiminde kitle iletişim araçlarında yaşanan bilgi kirliliği ve karmaşıklığı. Görsel medyada gıda ve tarım konusunda uzman olmayan kişilerin tüketicileri yanıltıcı beyanları, gıdanın sağlıklı bir üretim sürecinden geçip geçmediği konusunda duyulan tereddütler. Üreticilerin gıdalar hakkında tüketicileri doğru bilgilendirmesi, gıda içeriklerinin özellikle paket ürünlerde yazılan içeriklerin doğru olup olmadığı hususu, üreticinin şeffaf olmaması, kalite problemi. Tarım ve gıda sektörlerinde girdilerinin ve işlemlerin uzun vadeli etkilerinin bilinmeksizin uygulanmalarına izin verilmesi, taklit ve tağşiş vakalarında artış, tarımsal üretimde emeğin hakkını alamamak, haksız rekabet ve merdiven altı üretim, üretimde tekelleşme, yeterli olmayan kontrol denetim ve doğal kaynakların hızla ve bilinçsizce tüketilmesidir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.