TATSIZ FİNİŞ

 

Trabzonspor ile Kayserispor arasında ciddi bir klas farkı vardı. Trabzonspor iktidar eliyle şampiyonluğu alenen çalınıp sonradan türeme, seyircisiz, bir korsan takıma verildi. Kayserispor ise bilhassa ligin ikinci yarısında Prosinecki ile varını yoğunu ortaya koymuş ligde kalma mücadelesi veriyordu. Geçen hafta oynanan karanlık Başakşehir - Kayserispor müsabakasında futbolla o denli dalga geçildi ki, zaten korku tünelindeki Kayserispor ‘un sinirlerini ve konsantrasyonunu iyice bozdu Türk futbolunun perde arkasındaki hokkabazları. Ben şahsen hiçbir İngiliz'e güvenmem; buna Eddie Newton, İsac Newton ve diğer bütün İngiliz uyruklular dâhildir. Çünkü İngilizler başka bir şey düşünür, başka bir şey söyler ve bambaşka bir şey yaparlar. Bu davranış onların karakteridir. Artı sayın okur; Trabzonspor yönetimi ligin bitimine sadece bir hafta kala teknik direktör Hüseyin Cimşir'in görevine son vererek kendi beceriksizliğini ilan etmiş oldu. Trabzonspor'un pandemi sonrasındaki performans düşüklüğünde yardımcı antrenörü Eddie Newton'un hiç sorumluluğu yok muydu? Bu ne yaman çelişki. Geçelim!

Müsabakanın ilk yarım saatinde Trabzonspor klasik oyun şablonuyla skor arayışında göründü. Kayserispor ise kendi evinde klasik bir deplasman takımı gibi kontra ataklarla bir an önce skor üretme derdindeydi. Ama sarı kırmızılı ekip uzun süredir girmiş olduğu korku tünelinden bir türlü çıkamadığı için oyunun genelinde özgüveni çökmüş bir görüntü verdi. Trabzonspor'un oyun kurgusunda haftalardan beri Sörloth unutulmuş gibi. Oyun kurgusundaki kopukluk Sörloth'un futbol insicamını da bozmuşa benziyor. Şu kadar zayıf bir rakip karşısında bile Kayserispor defansının disiplini bozulduğu ikinci yarının sonlarında gol pozisyonlarına girebildi. Trabzonspor'un taktik bütünlüğünde Aleksandr Sörloth'un görev tanımı muğlak, oyun kurgusu ile Sörloth arasındaki ilişki de olabildiğine fantastik ve yerçekimi kanunlarından uzak.

Bence hem Trabzonspor Phillip Novak'ı arayacak, hem de Phillip Novak Trabzonspor'u çok arayacak. Novak futbol kulübü diye ne büyük bir değirmene gittiğinin farkında değil. Ve Trabzonspor'da geçirdiği yıllar onun futbol kariyerinin farkına varmadığı zirvesi olabilir. Abdülkadir Ömür Trabzonspor kariyerine futbolcu olarak başladı ama sakatlık ve pandemi sonrası sahada giderek topçulaştı.

Herhalde uzun bir lig, öncesinde Avrupa Ligi elemeleri, Avrupa Ligi müsabakaları, Türkiye kupası müsabakaları, üç aylık gergin pandemi arası. Biz stadyumda ve ekran başında takip ederken yorulduk ama onlar idmanlarda, sahada oynarken bıkmadılar. Onun için Jose Sosa'nın Kayserispor müsabakasında sahada gezinmesinde anormal bir durum yoktu.

Cüneyt Çakır'ın Kayserispor lehine verdiği penaltı, üçüncü sınıf yan sanayii idi. Maksat spor olsun ve futbola heyecan gelsin. Futbolda duygusallığa yer yoktur. Her zaman ve şartta kazanmayı düşünmek durumundasınız. Ligden kimin düştüğünün, kimin hakemlerin eyyamlı düdükleriyle şampiyonluğu çaldığının bir önemi var elbette. Ama sahada futbolun gerektirdiği mücadeleyi yapmak gerekir. Alanyasporlu Bakasetas gibi Mert ile karşı karşıyayken yana kaçma üçkâğıtçılığı Trabzonspor'un kitabında yazmaz.

Kayserispor bir ara umutlandı. Prosinecki ile iyi direndiler. Ama profesyonel futbol 90 dakika hücumda ve savunmada kompakt oynamayı, oyundaki yapısal sorunları tecrübe ile aşmayı ve bunu iyi bir mental ile sürekli yapmayı gerektirir.

Aslında üzerinde uzun uzadıya analiz yapılacak bir müsabaka değildi Kayserispor müsabakası. Trabzonspor rakibinin stresinin üzerine gidip sahadan üç puanla ayrılmasını bildi ve karanlık bir takımın ardından ligi ikinci sırada bitirdi. Bu sonuçla Kayserispor Süperlige veda etti. Hoş bu da dünyanın sonu değil. Kayserispor daha akıllı bir yapılanma ile tekrar Süperlige çıkabilecek futbol tecrübesine sahip bir ekip.

Trabzonspor açısından bu müsabakanın diğer bir önemi Alanyaspor ile oynanacak Türkiye kupası finali öncesindeki son durumunun olmasıydı. Sahadaki sinyallerin bir kısmı olumlu gibiydi. Ama yukarıda değindiğim negatif durumlar da var elbette. Onların üzerinde derinlemesine düşünmeli ve kupa finalinde fiziksel gücü ile futbol aklını birleştirmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar