Tek kale maçın sonucu!

Referandum sürecini, tek kale maç olarak nitelendiren MHP eski il başkanı Muammer Demeli, ‘Cumhurbaşkanı komutasındaki hükümet, büyük bir propaganda yapıyor. Devletle ve hükümetle işi olan memurundan işadamına toplumun önemli bir kesimi ses çıkaramıyor. Yapılan haksızlıklara direnemiyor. Tercihini bile söyleyemiyor. Bu olay tek kale maç yapmak gibi bir şey! Toplumun bir kesimi savunmada, iktidarda olanlar ise hücumda. Savunmada olanların karşı atağa geçme şansları çok çok az. Ve işin ilginç yanı maçın hakemi de yok. Dirayetli ve sorumlu Türk halkı, ülkenin birlik ve beraberliği için elinden geleni yapıyor. Haksızlığı bile sinesine çekiyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, hedeflerine ulaşamayacaklardır’ dedi.

Demeli, tek kale maçlarda her zaman hücum yapan ekibin kazanmadığını belirterek, ‘Tek kale maçın sonucunu Pazar günü akşam herkes görecek. Türk milleti, bunlara öyle bir gol atacak ki, bir daha böyle bir işe soyunamayacaklar’ dedi.

tek-kale-maçin.jpg

Boş kaleye şut çekmek!

Yazar Metin Kondel, referandum gündemine ilişkin ilginç bir yazı kaleme aldı, bugün yaşananları ‘boş kaleye şut çekmeye’ benzetti… İşte Kondel’in o yazısı:

‘Çocukluğumuzda mahallede futbol oynarken kalelerimizi taştan yapardık. Ve o taşlar üzerinde maç esnasında rakibe ve skora göre daralan ya da genişleyen hayali dikdörtgen kalelerimiz olurdu. Ama çoğu kez televizyonda izlediğimiz profesyonel futbol maçlarında olduğu gibi demir direkli fileli bir kaleye doyasıya şut çekmeyi arzu ederdik. Nitekim o fırsatı 12 Eylül ihtilali sonrasında başlatılan ‘Ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu!’ sloganıyla bir spor kampanyasında buldum. Bomboş bir toprak saha, kireçle çizilmiş çizgiler, korner direklerinde dalgalanan bayraklar. Boş kaleye şut çekmeye başladım. Ama birkaç şutla fileleri havalandırdıktan sonra bunun zannedildiği kadar zevkli bir şey olmadığını fark ettim. Zira o esnada kalede şutları kurtaran bir kalecinin olması gerekiyordu. Kızgın güneş altında kale direği dibinde oturdum ve mahalledeki çocukları beklemeye başladım.

Sonuç; bugünlerde bay potansiyel başkan da o çocuk gibi Türk siyasetinde boş kaleye şut çekiyor. Ve utanmadan, sıkılmadan bunun çok büyük bir başarı olduğunu söylüyor.’

boş-kaleye.jpg

Sağıroğlu Ağrı’ya niye gitti?

Dün Beşikdüzü ve Of ilçelerinde mitingler yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu akşam saatlerinde özel uçağıyla Ağrı mitingini gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Bakan Soylu’nun Ağrı mitingine Trabzon’dan bir de özel davetlisi vardı. Bu isim Ağrı’da aşiret liderleriyle yakın dostlukları bulunan Yomra Belediye Başkanı İbrahim Sağıroğlu’ydu. Başkan Sağıroğlu’nu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bizzat davet ederek, ‘Başkanım gel Ağrı mitingine gidelim’ dediği, Sağıroğlu’nun da ‘Ne demek sayın bakanım’ diyerek Ağrı'ya gittiği öğrenildi.

sağiroğlu-ağriya.jpg

Bayraktar

boş durmuyor!

 

Önceki gün Trabzon’dan ayrılan Çevre ve Şehircilik eski bakanı Erdoğan Bayraktar, referandum çalışmalarına bu kez İstanbul’da devam etti. Deneyimli siyasetçi, Türkiye'nin 17 Nisan Pazartesi günü bambaşka bir güne uyanacağını ve yeni bir döneme start vereceğini iddia etti. Bayraktar, ‘Özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı pekiştirip insanlık krizi yaşayan dünyaya umut olacağız. Çözümü Batı'da, taklitçi anlayışlarda, küresel emperyalist güç odaklarında ve taşeronlarında değil kendimizde arayacağız. Bu vatan bizim karar da bizim olmalıdır’ diyerek ‘evet’ çağrısı yaptı.

 

Cünyör Temel

‘dalya’ dedi!

 

Trabzonlu ünlü yönetmen Adem Kılıç’ın yapımcılığını da üstlendiği Cünyör Temel filmi izlenme rekoru kırıyor. 7 Nisan’da vizyona giren ‘Sümela’nın şifresi 3: Cünyor Temel’i Türkiye’nin dört bir yanındaki 257 sinemada bugüne kadar yüz bin sinemaseverin izlediği bildirildi.

Yönetmen ve yapımcı Adem Kılıç, Cünyor Temel filminin yurt dışındaki sinemalarda da gösterime gireceğini bildirdi.

 

 

***************

 

Özellikle bizim gibi ülkelerde siyasetin neresinde olursan, hangi partide yer alırsan al; popülist olmak zorundasın. Yani; vatan millet Sakarya, din, allah, cami, ezan, kuran ister istemez elini kolunu bağlayacaktır. En radikal solda bile kısmen böyledir. O yüzden aktif siyasete veda edeli çok oldu. Siyaset; kendin olma yolunda büyük bir engel bizim memlekette. Burada çok daha özgürsün siyasette. Yunan başbakanı Çipras; papazın elini öpüp incili kutsamadı ama vatan haini de olmadı. Bu da Yunanistan'da bile demokrasi kültürünün bizden ne denli ilerde olduğunu gösteriyor. Bizde her kim ki Çipras’ın yaptığını yapabilir; ancak o zaman işler iyiye gidiyor denilebilir... (Sinan Öztürk- Almanya)

 

***

Lise yıllarıydı!!.

Her zamanki gibi üç kafadar okulu kırdık, minibüse atlayıp komşu il'e geçtik...

Üç kız var karşımızda, belli ki onlar da okulu kırmışlar.

Salim;

- "Uşaklar, soldaki kız benim" dedi!..

Şevki;

- "Sağdaki de benim" deyince ortalık birdenbire karıştı...

Meğerse;

- Sağdaki ve soldaki kız konuşmaları duydu, ikisi de ortaya geçmeye çalışıyordu!..

O günden sonra ne Salim ne de Şevki bir daha benimle kız tavlamaya gitmedi!..

Bu kadar kızmalarının sebebini bir türlü öğrenemedim, uyuz şeyler n'oolcak!!.

(Aydın Aydın)

 

***

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.