30.09.2021, 10:54

Tepeler, vadiler…

Doğayla aranız nasıl?

Kime sorarsanız sorun bu soruyu, doğayla barışık olduğunu söyler.

Bir de doğayla iç içe yaşayanlar, dağları, yaylaları kendilerine mesken tutanlar var.

Yazı kışı yoktur onların. Yakıcı güneşte, sisin kapattığı tepelerde, lapa lapa yağan karda bile gezmek isterler.

Gezer, görür, keşfederler yaşamları boyu…

Vadilerden geçer, yokuşları tırmanır, yaylaları aşarlar.

Yüksek rakımların soylu insanlarıyla buluşurlar oralarda.

Kar mı yağdı, sis mi var; yol gösterici onlardır.

Aç mısınız, karnını doyuracak cömertlikleri kaybolmamıştır.

Yorgunsanız, akşamlamışsanız yatacak yer bulurlar…

Bir bardak, bazen de bir tas ayranları hazırdır yakan güneşin altında.

Onlar, yaylacılardır. Yaylaları yurt edinmişlerdir kendilerine.

Bazen tepelere dizilir yayla evleri, bazen de yamaçlara tutunur. Yayla uşakları görünür çevrelerinde. Ellerinde değnekleri, çelik-çomak oynamaya hazır. Bir düzlük bulmayagörsünler, yırtık bir topun peşinden koşarlar. Birkaç ay makasla buluşmayan saçları kulaklarını örtmüştür çoğu kez. Kanlarındaki tromposit, esmerleştirir yüzlerini. Coğrafya kitaplarında sis diye okudukları bulutsuya, duman adını verirler buralarda.

Kadınları beceriklidir, cefakardır. Kışlık yiyecekleri yedeklemek için gecelerini gündüze katarlar. Odun yükünün, ot yükünün altında ezilmelerinden şikâyet etmezler yine de… Tepelerde esen serin rüzgâra karışır ter kokuları.

Yaylalar vadilere, dereler kollara ayrılır bu coğrafyada. Her tepenin, her vadinin başka bir hikâyesi vardır.

Orman aralarındaki patikalar, geçmişte bu yollardan geçenleri çağrıştırır.

Göç zamanı çıngırak ve kelek seslerinin yankılandığı vadilerden geçersiniz. İneklerin püskülleri karışır komar çiçeklerine baharda. Genç kızların süslü sepetleri, anaların beyaz yaşmakları şenlendirir yayla yollarını.

Bir de sonbaharı var, her gidişin bir dönüşü olduğu gibi. Bu kez de püsküller, mor vargitlere karışır hüzünle.

İlkbaharı başka, sonbaharı başkadır dağların, vadilerin. Bir de fotoğraf tutkunuysanız, dönmek istemezsiniz geriye. Her tepenin ardı, her derenin başka bir kolu yeni görüntüler sunar size cömertçe. Aşık olursunuz Karadeniz yaylalarına…

Mevsimler gelir, mevsimler geçer, yıllar birbirini kovalar; yaylacılık bitmez.

Yayla şenlikleri de başka bir renk katar tepelere. Üç telli kemençenin büyüleyici sesi alır başka dünyalara götürür sevenlerini. Topukotunun üzerinde oynanan kızlı erkekli horonlar, havaya sıkılan mermiler, gelecek yılın habercisidir bir bakıma.

Bu yıl çıkamadıysanız yaylalara, üzülmeyin. Gelecek yılı da var.

Planınızı ona göre yapın, buluşun tepelerle, ormanlarla, vadilerle…

Kentlerin gürültüsünden, stresinden uzakta bir gün bile geçirseniz, anılarınızda yer edecek, ilk fırsatta yeniden gitmeyi isteyecekseniz.

Kalın sağlıcakla!…

Yorumlar (8)
Bahtiyar Karaca 4 ay önce
Yüreğinize, kaleminize sağlık…
Hayriyeözkan@61outlook.com 4 ay önce
Çok güzel anlatmışşınız, eline sağlık kalemin yorulmasın
Hülya İnce 4 ay önce
Çok güzel anlatmışsınız.Kalenminize sağlık.
Cengiz Genç 4 ay önce
Kaleminize sağlık, gerçekten çok sürükleyici bir yazı. Bizde bu yazı sayesinde dağları gezmiş olduk.
Yaylakızı 4 ay önce
Ne kadar güzel anlatmışsınız kaleminize ruhunuza saglık.Okurken bi nim geldi aklima..Yıllar önce annemin yaylasına giderken dumnd kayboldukz bi yaylada durup acız dedik ve sobada pişirdikleri ekmeği ve yaptikları taze peyniri unutamam..
Nurten Demiro kalemine sağlık ancak bu kadar güzel bir tonyalı anlatırdı yayla 4 ay önce
Ancak bu kadar güzel bir Tonyalı anlatırdı yaylalarımızı kalemine sağlık
Ömer Aykan 4 ay önce
Kaliteli bir yazı. Şiirsel bir tarzda anlatılmış. Kaleminize sağlık.
Sevinç 4 ay önce
Okurken yaşamış gibi oldum, eline yüreğine sağlık!
Namaz Vakti 24 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
5
parçalı bulutlu