Trabzon AKP’de kavga erken başladı!

Trabzon AKP il yönetim kurulu üyesi Hasan Dilekoğlu önceki gün sosyal medyada paylaştığı ‘çakal’ masalı ile birilerine okkalı bir mesaj gönderdi.

Hasan Dilekoğlu; öğretmenliği döneminde AKP’ye yakın öğretmen sendikası olan Eğitim Bin Sen’in önemli isimlerindendi. Öğretmenlikten vali danışmanlığına ve daha sonra da öğretmenlikten ayrılıp ticarete atılan Hasan Dilekoğlu, AKP’de epey güçlendi. Dilekoğlu’nun hedefi önce il başkanlığı ardından milletvekilliği!

AKP’de cemaatçiler devre dışı kalınca, meydan tarikat ve imam-hatiplilere kaldı. İmam-Hatipliler, tarikata yakın partililerin önüne geçtiler ve istediklerini yaptırır duruma geldiler.

trabzon-akp-de.jpg

Hasan Dilekoğlu’nun çakal masalı şöyle:

‘Etrafımızdaki çakallara ithaf olunur.

Çakalın biri boyacı küpüne düşmüş ve rengârenk bir halde ormana dönmüş. Onu gören orman ahalisi ilk defa gördükleri bu renkli hayvana biraz hayranlıkla biraz da çekinerek:

- Sen kimsin?

diye sormuşlar.

Diğer hayvanların kendisini tanımadığını ve çekindiğini gören çakal, ‘Ben yeni kralım’ diye cevap vermiş. Az bir kesim karşı çıksa da orman ahalisi ilk defa gördükleri bu hayvandan etkilenerek onun krallığını kabul etmişler. Çakallar durumu anlamış ama kendilerinden biri kral olacağı ve kendilerine iltimas sağlanacağı için susmuşlar. Tüm hayvanlar toplu halde ormanın en yüksek tepesinde yaşayan aslanın yanına gidip yeni kralı takdim etmişler. Aslan durumu anlasa da diğer hayvanların ona olan teveccühünden dolayı ses çıkaramamış ve çakala dönüp, ‘Tamam artık kral sensin ama ben de bunca yıllık kralım, müsaade et bundan sonra da vezirin olayım’ demiş.

İşini aslana yaptırıp krallığının tadını çıkaracağını düşünen çakal bu teklifi kabul etmiş. Günler böyle geçerken bir gece dolunay çıkmış ve tüm çakallar ulumaya başlamış. Bizim kral çakal da fıtratının gereği çıkmış en yüksek tepenin uçurumunun kenarına ve başlamış ulumaya. Tüm hayvanlar onun uluduğunu görmüşler. Herkesin her şeyi gördüğünden emin olan aslan da yaklaşıp pençesiyle çakalın ensesinden tutmuş. Çakal şaşkınlık ve korkuyla:

- Beni nasıl tanıdın?

diye sorunca, aslan:

- Ben senin çakal olduğunu hep biliyordum da millete nasıl anlatacağımı bilmiyordum, şimdi herkes anladı…

diyerek çakalı uçurumdan aşağı atmış.’

***

Hasan Dilekoğlu, çakal masalı ile parti içerisinde birilerine göndermede bulundu.  Kime, kimlere göndermede bulundu bilmiyoruz. Ama partide mutlaka bilenler vardır! Yorumu da onlara bırakalım!

TESOB  haraç mı alıyor?

Önceki gün bir servis aracı sürücüsü ‘TESOB ve psiko-teknik belgesi veren kuruluş, bizden haraç alıyor’ dedi ve olayı anlattı...

tesob.jpeg

Dolmuş, servis ve turizm sektöründe çalışan şoförlerin iş bilirliği, deneyimi çalışma izni vs. TESOB’un 100 lira karşılığında verdiği bir tanıtım kartı ile ölçülüyormuş. Bu kartı olmayan şoför, isterse yarım asırlık şoför olsun araç kullanamaz. Ayrıca bir de psiko-teknik sürücü belgesi var. Ehliyetin olsa da bu iki belgen olmadıktan sonra ne dolmuş minibüsünün, ne servis aracının üstüne çıkamazsın, ne de turizm sektöründe araç sürebilirsin.

Uygulama ilk bakışta güzel ve yerinde.

Ancak, TESOB’un kartını almak için iki saatlik kursa gidiyorsun... Ki, pek giden de yok. Bu iki saatlik kurstan sonra sana dolmuşta, servis aracında çalışabilirsin, kartını veriyorlar. Şehirlerarası veya uluslararası çalışan otobüs, kamyon, TIR şoförlerinin ise böyle bir belge alma mecburiyeti yok. Belgesiz, otobüs; TIR kullanıyorsun ama dolmuş minibüs kullanamıyorsun.

Psiko-teknik sürücü belgesinin bedeli 150 lira. 150 lirayı veren muayenesiz vs. belgeyi alıyor. Halbuki bu belge gerçekten önemli… Bu belgeyi almak için doktor muayenesinden vs. geçmen gerekiyor. Diğer taraftan bir araç muayene işi var. Para basıyor. Bu kartlar süreli mi süresiz mi, bilmiyoruz... Ki, bize göre süreli olmalı ve süresi de en fazla 5 yıl olmalı ve tüm araç sürücülerinin beş yılda bir kontrolden geçmeleri gerekir. Olay, haraç olarak değerlendirilmemeli!

*************

tahir-orhon.jpg

Avukat Ali Kemal Yılmaz Bayraktar bu dünyadan göçtü. Bir asra yaklaşan ömrüyle hala daha Trabzon Adliyesinde davalara giriyordu. Ama O sadece bir avukat değildi. Trabzon'un yılmaz bir savunucusu, Üniversitenin bazı fakültelerinin ve TRT Trabzon Radyosunun kurulmasında büyük emeği vardı. Trabzon Basın Tarihi Belgeselini hazırlarken uzun uzun sohbet etme imkanı bulmuştuk. Çok güzel ve kıymetli bilgiler öğrenmiştik ondan. Gazete de çıkarmıştı bir dönem. Bu yüzden meslekten sayılırdı. Allah gani gani rahmet eylesin. Sevenlerine sabırlar versin. Ali Kemal Bayraktar'la birlikte Trabzon hafızasını da kaybetti. Allah'tan, yaptıklarını yazıp geleceğe bıraktı. (Tahir Orhan)

 

***

 

Karadeniz’de hızla akan modern hayatın insanı nasıl dönüştürdüğüne en iyi örneklerden biri de Araklı’nın Konakönü mevkii. Araklı tüneli yapılmadan önce sahil trafiği buradan akıyordu. Bu mekanik akış, zamanı mekândan defederken insanı da Karadeniz’den çok bir Akdeniz mahallesi güzelliğine sahip bir mekândan koparıyordu. Araç trafiği tünelin içine akmaya başlayınca Konakönü’nden Arsin sınırına kadar olan yol suskunlaştı. Zamanla zaman ve insan Konakönü’ne geri döndü. Bu yol mekanik bir hayattan kaçmaya temayüllü insanların eski günlerin anısına ana yoldan sapıp geçtiği bir yer oldu. Durulan zaman ve düşen hızla birlikte bu mahaldeki insanların varlığı giderek karakter buldu. Yol kenarlarında organik domateslerin, salatalıkların, incirlerin, yeşil eriklerin, dutların, armutların satıldığı uzaktan bakınca sahipsizmiş gibi görünen tezgâhlar kuruldu. İnsanların otomobilleriyle uğrayıp evlerine meyve ve sebze aldığı insanı yormayan marketlere alternatif bir hayata dönüştü. (Metin Kondel)

Önceki ve Sonraki Yazılar