Atatürk Allah’ın bize bir lütfudur

Kuzey Ekspres özel haberi:Bugün 24 Kasım Öğretmenler günü. Biz de bir Cumhuriyet öğretmeni olan Ali Haydar öğretmenimizle söyleştik…

Trabzon Haber 24.11.2021, 16:05 24.11.2021, 16:16
Atatürk Allah’ın  bize bir lütfudur

Emekli öğretmen Ali Haydar Civelek, “Ben Atatürk’ü, okula gitmeden anamdan babamdan öğrendim. Anam Mustafa Kemal derdi, başka bir şey demezdi. Sonra okula gidince öğretmenlerimizden Atatürk’ü öğrendik. Ben Cumhuriyet öğretmeniyim. Atatürk Allah’ın bize bir lütfudur, öğretmenlerimiz onun çizgisinden ayrılmasın.”

Ordu’nun Perşembe ilçesindeki Öğretmen Okulu’nu bitirerek, 1961’de mesleğe başlayan 85 yaşındaki Ali Haydar Civelek emekli olduktan sonra köyünde bağ bahçe işleriyle uğraşarak yaşamını sürdürüyor.

Beşikdüzü’nün Beşikdağı Mahallesi’nde yaşayan 85 yaşındaki emekli öğretmen Ali Haydar Civelek mesleğe başladığı ilk günkü heyecanıyla hâlâ kitap, gazete okuyarak araştırmalar yapıyor.

Beşikdüzü’nde 1936’da dünyaya gelen "Ali Haydar Hoca", Perşembe Öğretmen Okulu’ndan 1961’de mezun olduktan sonra 23 yaşında çok sevdiği mesleğine başladı.

Meslek yaşamı boyunca Araklı Yoncalı Köyü, Sürmene Yılmazlar Köyü ve Beşikdüzü Yeşilköy’de görev yapan Civelek, 1996’da emekli oldu. Emekliliğinin üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen öğrencilerine özlemi dinmeyen Civelek, köyünde yaşadığı mütevazı evinde günlerini geçiriyor.

Anısını anlattı

Öğretmenlikle geçirdiği ömrünü öğrencilerine adadığını ifade eden Civelek, öğretmenlik yaptığı yıllarda yaşadığı bir anısını şöyle anlattı: “Beşikdüzü Yeşilköy’de çalışırken okulda iki öğretmen görev yapıyorduk. Kışın sabahları öğretmen arkadaşla okula erken gelip öğrenciler gelmeden sobaları yakıp sınıfları ısıtıyorduk. Bir gün öğretmen arkadaş benden önce okula geldi. Sınıfta bir öğrenciyle ilgileniyordu. Ne olduğunu sorduğumda, öğrencinin dereden karşıya geçerken ayağının kaydığını karla kaplı dereye düştüğünü söyledi. Öğrenci donuyordu. Ben, Rıfat Ilgaz’ın Karadeniz Kıyıcığında adlı kitabını okumuştum, kitapta soğuktan donmakta olan bir adama yapılan muamele anlatılıyordu. O kitapta okuduğumu, çocuğumuza uyguladık. Donmak üzere olan öğrencimizi hayata döndürdük.”

Öğretmenliğin çok kutsal bir meslek olduğunu, hayatının her evresinde mesleğini severek yaptığını anlatan Civelek, vatana ve millete hayırlı, başarılı binlerce öğrenci yetiştirdiğini dile getirdi.

Öğretmenler günü heyecanı 

Civelek, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, her öğretmen gibi kendisinin de heyecanlandığını, öğrencilerinin kendisini bu özel günde yalnız bırakmadığını ifade etti.

Öğrencilerini "çocuğu gibi" sevdiğini anlatan Civelek, şöyle devam etti:

"Sürmene’de görev yaptığım köy, merhum Adnan Kahveci’nin köyüydü. Oradaki öğrencilerimin birçoğu öğretmenler gününde olsun başka zamanlarda olsun gelip ziyaret ettiler. Çok öğrenciler okuttum, 15 gün önce Beşikdüzü’nde balık almaya giderken önümü kesen biri ‘Merhaba hocam’ dedi. ‘Merhaba, tanıyamadım’ dedim. ‘Ben Ali Bekir Dilli’ dedi. Öğrencilik yıllarında zayıf bir çocuktu, biraz konuştuk sohbet ettik. Yemeğe götürmek için ısrar etti, çay kahve ısmarlamak istedi. Kendisine teşekkür ettim. Öğrencilerimi görünce duygulanıyorum, duygulanmamak elde değil. Bazen çarşıda pazarda görenler olur. O günkü saygılarını gösterirler. Ben de onlara kahve, çay ikram ederim. Beni çok mutlu ederler. Bu heyecan anlatılmaz. Yolda yürürken bazen karşılaşıyoruz. Halimi hatırımı sorarlar. Ben de iki elimin arasına başlarını alıp seviyorum onları."

Öğretmenlere tavsiye

Civelek, öğretmenlerin toplumu ileri seviyeye, iyiye ve güzele götürmesi gerektiğini, bu konuda Türk öğretmenlerinin dünyaya örnek olması gerektiğinin altını çizdi.

Öğretmenlere tavsiyelerde bulunan Civelek, şöyle konuştu:

"Öğretmenlerin milli duyguları çok kuvvetli olmalı. Öğretmen, öğrencilerini sevmeli hiçbir öğrencisini ayırmadan. Genç öğretmenlerimiz, öğrencileri çocuğu gibi yetiştirmeli. Durumu iyi olmayan öğrencisinin kıyafeti yoksa almalı, burnu akıyorsa mendilini çıkartıp silmeli. Öğrenciler arasında ayrım yapmamalı. Eskiden öğretmenler böyle yapardı. Öğretmenlerimiz Mustafa Kemal’in çizdiği çizgiden ayrılmamalı. Atatürk ilkelerine sahip çıkmalı. Ben Atatürk’ü, okula gitmeden anamdan babamdan öğrendim. Anam Mustafa Kemal derdi, başka bir şey demezdi. Sonra okula gidince öğretmenlerimizden Atatürk’ü öğrendik. Ben Cumhuriyet öğretmeniyim. Şu Çılgın Türkler ve Cumhuriyet kitaplarını okurken ağladım. Bu kitapları önce öğretmenlerimiz okumalı öğrencilerine de okutmalıdırlar. Atatürk Allah’ın bize bir lütfudur, ne olur onun çizgisinden ayrılmasınlar.”

Ali Haydar Hoca, öğrencilerin de öğretmenlerine saygılı olmasını, vatanına, bayrağına ve geleneklerine sahip çıkmasını istedi.

Haber:İnan KALYONCU

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Aralık 2021
İmsak 05:51
Güneş 07:22
Öğle 12:16
İkindi 14:39
Akşam 17:00
Yatsı 18:26
12
açık