Bu toprağı vatan yapanlar

Acının tarihi çok eskidir bu topraklarda… Yüzyıllardır evlat acısı, ana baba acısı, eş ve kardeş acısıyla hepsinden önemlisi de şehit acısıyla yandık durduk bu güzelim coğrafyada.

Trabzon Haber 30.06.2021, 11:47 30.06.2021, 16:57
Bu toprağı vatan yapanlar

SAKIK’I GETİREN, ŞEHİT ASTSUBAY

“Tohumu eken bilir,

Gözyaşın döken bilir,

Gül kadrin diken değil,

Çileyi çeken bilir...”

Bu yüzden acının tarihi çok eskidir bu topraklarda… Erdoğan Komut, ailesinin ve kendisinin geçimini sağlamak hevesiyle, J. Üçvş olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde göreve başladı. Komut, göreve başlamasından üç yıl sonra, 6 Eylül 1999’da Kuzey Irak’ta sınır ötesi operasyonda şehit düştü.
İyiliklerin, güzelliklerin yanında anayı, babayı, eşini ve tüm sevenlerini yalnız bırakarak ayrıldı aramızdan.
Her hafta bir şehit hikâyesi ile okuyucularıyla buluşan Kuzey Ekspres gazetesi, bugün de Şehit Erdoğan Komut’un hikâyesine yer veriyor.

sehit-cenazesi.webp

ŞEHİT ASTSB. KD. ÜÇVŞ ERDOĞAN KOMUT

Şehit J. Astsb. Kd. Üçvş. Erdoğan Komut, 03 Nisan 1973’te Kâtibe ve Hasan çiftinin oğlu olarak Şalpazarı’nda dünyaya geldi.
Şalpazarı Lisesi’ni bitirdikten sonra J. Astsb. Sınıf Okulu’ndan 30.08.1996’da mezun oldu.  
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a düzenlediği sınır ötesi harekatta Suri Üs Bölgesi’nde 06.09.1996 tarihinde mayına basması sonucu şehit oldu.
Evli olan Şehit J. Astsb. Kd. Üçvş. Erdoğan Komut’un naaşı Şalpazarı ilçesi Sütpınar Mahallesi’nde defnedildi.
Ailelerin acıları, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük, ilk günkü gibi… Çocuklarının fotoğraflarını öpen anneler… Konuşurken boğazı dolan babalar… Hem içine hem de dışına gözyaşlarını akıtan kardeşler… Her şehit evinde olduğu gibi Komut ailesinin evinde de yürekleri yakan hikâyeler var.

ANNE ANLATIYOR…

Kâtibe Komut, yüreğinde taşıdığı acılarla şöyle anlatıyor oğlunun şehit haberini aldığını: “Yayladan köye gelmiştim, sabah tekrar yaylaya gidecektim. O sırada eve gelip gidenler olmaya başladı. Birisi geldi yanıma, sana doğruyu söyleyeyim, dedi. Ben de söyle dedim. ‘Oğlun yaralanmış, Diyarbakır’da yatıyormuş’ dedi. Sabah oldu bir telefon daha geldi. Oy Erdoğan’ım diyerek kapıdan söktüm. Haberini öyle aldım.”

sehit-erdogan-komut-annesi.webp

“OĞLUM İÇİN SESLİ ÜZÜLEMEDİM BU KÖYDE”

Birden gözlerinden yaşlar süzülüyor Kâtibe Komut’un ve devam ediyor oğlunu anlatmaya: “Erdoğan’ım çok iyiydi. Eve geldiği zaman ayak sesini duyardım, ayak sesinden anlardım oğlumun geldiğini. Atik biriydi. Şemdin Sakık’ı yakalamış diyorlar. Şehit oldu. Bana ‘anne korkma benim arkadaşım şehit oldu’ dedi. Oğlum, evleneceksin bırak gel geri dedik ama bırakmadı. Telefon olmadığı için çok görüşemiyorduk. Arada sırada izine geliyordu, bir veya iki gün kalıyordu, sonra gidiyordu. Farklı bir duygu şehit annesi olmak. Gelip sen şehit anasısın diyorlar bana. Ama ben oğlum için sesli üzülemedim bu köyde. Böbürleniyor derler diye, bağıramazdım. Özlüyorum ama ne yapacaksın, göremezsin. İnsan oğlunu özlemez mi?”

Bölücü terör örgütü PKK’nın ikinci adamı Şemdin Sakık’ı operasyonla Kuzey Irak’tan Türkiye’ye getiren bordo berelilerden biri olan Astsubay Üstçavuş Komut, henüz 15 günlük evliyken gittiği operasyonda mayına basarak şehit düştü.

sehit-astsb-kd-ucvs-erdogan-komut.webp

“HARÇLIK VEREMEDİM ONA”

Baba Hasan Komut, “Oğluma hiç harçlık veremedim” derken kelimeler boğazında düğümleniyor ve kısık bir ses tonuyla şöyle anlatıyor oğlunu: “Erdoğan ilkokulu köyde okudu. Yaz tatilinde Rize’ye çay toplamaya giderdi. Bir dönem okulda hademe olarak da çalıştı. Sonra meslek okuluna gitti, orada okudu. Oradan da Afyon’a askere gitti. Şehit olduğu zaman beni kursa çağırdılar. Şehit olduğunu söylediler. Kalktık Trabzon’a gittik. O dönem telefon yoktu, oğlumu izine geldiğinde görüyorduk sadece. Kuzey Irak’ta şehit oldu. Normalde Ankara Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaydı ama görev için Kuzey Irak’a gitmişti. Yeni evlenmişti o dönem, sonrasında göreve gitti ve şehit oldu. Hiç harçlık veremedim ona. Bu içimde kalan büyük bir acıdır” dedi.

sehit-erdogan-komut.webp

“ABİM, UTANGAÇTI, ALDIĞI GÜLÜ YENGEME VEREMEDİ”

Kardeşi Kerime Komut da şöyle diyor şehit abisi Hasan Komut için: “Hiç kolay bir hayatı olmadı. Hayatı hep gurbetlerde geçti. Abim, Rize’ye çay kesmeye giderdi. O dönem oralarda yatmak için ayrı bir kıyafeti yoktu. Bizim köyden işçileri toplayan bir teyze vardı, o şehit haberini aldıktan sonra, “Çok üzüldüm, yatmaya eşofmanı yoktu da pantolonu ile yatardı.” demiş. En son uzmanlık sınavına gitmek için çaya gitti. Oradan kazandığı parayla evraklarını hazırladı. Zorluklarla kazandığı para ile gitti girdi sınava. Sevgililer gününde alışveriş yaptık. Ayrıca yengem için bir de kırmızı gül aldı. Abim utangaç olduğundan gülü yengeme veremedi, mutfakta masanın üzerine bıraktı.”

sehit-erdogan-komut-cenazesi.webp

SAKIK’I YAKALAYANLAR ARASINDAYDI

Abisi Rüstem Komut giriyor söze kardeşi için. “Erdoğan benim küçük kardeşim. Çocukluğumuz burada imkânsızlıklar içinde geçti. Bu imkânsızlıklar için herkes kendi ekmeğini kazanmak ve hayatını kurtarmak için mücadele verdi. En büyük çocuk bendim, babam o yüzden İstanbul’a amcamın yanına okumaya göndermişti beni. O da burada, köyde ortaokula gitti. Ama hep bir şeyler yapmaya çalıştı. Ortaokuldan sonra Trabzon’da Endüstri Meslek Lisesi’nde okudu. O dönem en kolay nasıl kendimi güvence altına alırım diye araştırırken uzmanlığı görüyor ve ona gidiyor. Ancak asıl hedefi astsubaylıktı. Afyon’a uzmanlığa gittikten sonra eğitimini aldı. Sonrasında Hatay Serinyol’a gitti. Uzman çavuşluğu bittikten sonra ast subaylık sınavlarına girdi ve kazandı. Devamında da Özel Kuvvetlere geçiş yaptı. Onun da eğitimini aldı. Operasyonlara gitmeye başladı. Hatta Şemdin Sakık olayında görev yapan kişilerin arasındaydı. Sonra evlenmeye karar verdi. Samsun’da düğününü yaptık. Biz köye geldik onlar da eşiyle birlikte Ankara’ya gitti. Oradan da göreve gitti. Sonrasında şehit haberini aldık. Kuzey Irak Suri Üs Bölgesi’nde şehit oldu. Daha sonra beraber çalıştığı biriyle tanıştım. Askeriyede sivil memurdu. Çok mükemmel şekilde "Kanas" kullandığını söylemişti. Aradan yirmi yılı aşkın bir zaman geçti. Normal hayata dönüyorsun ama bir şekilde unutamıyorsun. Ben bir iki defa rüyamda gördüm. Ondan sonra insan bayağı bir etkileniyor. Evlendikten bir ay sonra şehit oldu, eşi şu an İstanbul’da. Ankara’ya döndükten sonra ilk göreviydi. Bayramda yengemizi arayınca çok daha fazla hissediyoruz boşluğunu…” 

 HABER: İNAN KALYONCU

Yorumlar (0)