Trabzon'da hekimler iş bıraktı!

Türkiye genelinde binlerce hekim iş bırakarak eylem yaptı.

Trabzon Haber 15.06.2022, 14:06 15.06.2022, 14:23

Türkiye genelinde binlerce hekim, 15 Haziran Çarşamba günü eş zamanlı olarak iş bırakma eylemi yaptı. Özlük haklarının düzenlenmesini ve iş güveliğinin sağlanmasını isteyen binlerce hekim, 81 ilde iş bıraktı. Trabzon’da da iş bırakan hekimler, Numune Hastanesi Başhekimlik önünde basın açıklaması düzenledi. İş bırakma eylemine; Trabzon Tabip Odası temsilcileri, Hekimsen Sendikası il temsilcileri ve çok sayıda hekim katıldı.

 Sağlık çalışanları adına konuşan Hekimsen İl Temsilcisi Dr. Serpil Tuncay Yetişkul, hekimlerin mesleklerini yaparken şiddete uğradıklarını ve haklarının hiçe sayıldığını belirtti. Aldıkları maaşların yaptıkları işe karşılık gelmediğini belirten Yetişkul, “Yıllardır değersizleştirilen mesleğe, her geçen gün artan şiddete, düzelmesi gerekirken daha da kötüleşen çalışma koşullarına, bitmek bilmeyen 36 saat nöbetlere karşılık azalan bir maaşa layık görüldük. Bizler hayatları kurtarmaya çalışırken, hayatlarımıza ve hayallerimize kastedildi. Hakaretlere, baskılara ve tehditlere maruz kaldık. Ancak unutulmamalıdır ki karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığa en yakın olduğu zamandır.

Biz, hakkı ödenmesi gereken ancak yıllardır oyalanan, alay edilircesine ve mesleki onuru dahi hiçe sayılarak “hakkınız ödenmez” denilenleriz.

Hekimler olarak yıllardır yalnızca oyalandık. Aralık ayında umutlandık ancak en ufak bir düzenleme dahi çok görüldü. 14 Mart Tıp Bayramı gerçek bir bayram olsun diye bekledik ancak sonuç yine “hakkınız ödenmez” oldu. Aralık ayındaki sözlerin üzerinden 156 gün, 14 Mart’ın üzerinden 53 gün geçti ve bizler hala oyalanıyoruz. Şimdiye kadar yapılması planlanan düzenlemelere bakıldığında: Şiddet yasası henüz tamamlanmamış olmakla birlikte, şiddetin ortaya çıkmasına karşı sendikamız ve hekimlerin ortak talebi olan 19 uygulama önerimizden hiçbiri gerçekleştirilmemiştir. Malpraktis için yapılan çalışmalar hekimlerin mesleğini icra edebilmesi için tam koruma sağlayamamıştır.

Taleplerimizin aksine: Daha fazla hastaya tıbben mümkün olamayacak kadar kısa sürede bakılması istendi. Mevzuata aykırı şekilde yapılan, hekimler üzerinde baskı amaçlı olarak da kullanılan usulsüz Asistan hekimlerimiz 36 saate varan aralıksız çalışmalarına devam ettirildi. Konu hakkında taleplerimiz uygulamaya alınmadı. Pandemi döneminde vefat etmiş hekim ve sağlık çalışanlarımıza görev şehitliği verilmedi. Sonuçta gelecek kaygısı ve çalışma koşulları nedenleri ile yurt dışına göç eden meslektaşlarımıza tekraren “Giderlerse gitsinler.” denildi. Ülkenin en zeki insanları, en parlak beyinleri yabancı ülkelere yetişmiş birer hekim olarak gidiyorken kalan hekimler oyalanmaya devam edildi.” İfadelerini kullandı.

HEKİM GÖÇÜ DURMAYACAK!

Türkiye’de çalışan hekimlerin çalışma şartlarının düzeltilememesi halinde yurt dışına yapılan hekim göçlerinin son bulmayacağını vurgulayan Yetişkul, “Bu şartlarda maalesef göç durmayacak. Analarımız, babalarımız, halkımız her geçen gün daha da kötüleşen bir sağlık hizmetine mecbur kalacaktır. Yüzlerce hekim söyledi, duyulmadı. Eylemler yapıldı, binlerce hekim katıldı ancak gördüğümüz kadarı ile taleplerimiz tam anlaşılmadı. Tam olarak duyulana ve anlaşılana kadar tekrar söylüyoruz: Sağlıkta şiddeti ortaya çıkmadan engelleyecek önlemleri alın. Şiddetin kaynağını yok edip, caydırıcı cezalar verin. Hekimler için insani koşullardan uzak bir çalışma ortamı, toplum sağlığından da uzak olacaktır. Çalışma koşullarını insani şartlara getirin, 36 saate varan nöbetlere dur deyin. Nöbet ertesi hekimlerin istirahat etmelerine müsaade edin, maaşlarını keserek engel olmayın.

Tazminat cezalarını hekimin endişesi olmaktan çıkarın. Malpraktis kararları için oluşturulacak kurulda yeterli sayıda, ilgili alanda karar verebilecek tıbbi bilgiye sahip, sağlık hukuku konusunda yetkin hekimleri bulundurun. Pandemide tüm toplumdan 10 kat fazla hastalanan ve 4 kat daha fazla vefat eden meslektaşlarımıza hakkıyla “Şehittir” deyin, insanların mesleği yüzünden vefat ettiğini kabul edin, COVID’i meslek hastalığı sayın.  Maaşlarımızı ve emeklilik koşullarımızı utanılacak seviyelerden, hekime yaraşır hale getirin. Ek mesailerimizi hakkıyla ve alın terimiz kurumadan ödeyin. En düşük ücreti alan hekimin maaşını tüm tazminatlar hariç en az 6 asgari ücret seviyesine çıkarın. Nöbet ücretlerini gündüz mesai ücretlerinin en az %50 fazlası olarak verin. Hekimlere hakkı olan 10800 ek göstergeyi verin. Hasta onam belgelerini dijital ve sistemli bir hale getirin, elektronik ortamda daha güvenli ve pratik açık onamlar hazırlayarak hekime de hastaya da eziyet etmeyin. Tıbbi muayene 5 dakikada yapılamaz. MHRS randevularını tıbbi standartlara getirin. Branşa özel her hasta için gerekli muayene süresini sağlayın. Aile hekimlerinin cari giderlerini güncel koşullara ve kiralara göre artırın. Cari ödemeler yüksek enflasyon altında masrafları karşılayamamaktadır. Ücretlerin enflasyon altında ezilmesine müsaade etmeyin.

Ayrıca halkımıza da sesleniyoruz: Sağlığınız için sizler de bize destek verin.  “Şiddet uygulayanlar benim sağlık hizmetimi engelliyor, ceza verin.” deyin.  “Saatlerce çalışıp sabaha kadar uyumamış hekime ameliyat olmak istemiyorum.” deyin. “Onlarca yıllık emeği, tecrübesi ve bilgisi olan, ülkenin en seçkin insanlarına hak ettikleri ücreti verin.” deyin. “2-3 dakikada muayeneden bir şey anlaşılmaz, muayene süremizi arttırın.” deyin. “Hekimi hastanede koruyamazsanız beni hastanede hiç koruyamazsınız.” deyin.

Kıymetli meslektaşlarım, artık birlik olduk. Her kesimden, her görüşten ve her alandan hekim ile çok daha güçlüyüz. Mücadelemiz yeni başlıyor ve haklarımızı eksiksiz şekilde alana kadar devam edecek.” Dedi.

 Haber: Hatice Üneş 

Yorumlar (0)