Yeni kanuna ihtiyaç var!

Yapılan tüm uyarılara rağmen yaylalarda kaçak yapılaşmanın önüne geçilemiyor. Karadeniz Bölgesi’nde yaylacılık kültürünün öne çıkmasıyla birlikte, yaylalarda ve mera alanlarında yapılan kaçak yapılar da dikkat çekiyor.

Trabzon Haber 12.07.2021, 10:24 12.07.2021, 10:24
Yeni kanuna  ihtiyaç var!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’deki Ayder Yaylası için ‘Ayder’i kirlettik, rezil ettik’ çıkışı ile gündeme gelen Doğu Karadeniz yaylalarındaki kaçak yapılar için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da: ‘Hiç kimse kusura bakmasın, kaçak yapılar yıkılacak.’ Açıklamasının ardından Trabzon, Rize, Giresun ve Gümüşhane illerinin valilikleri harekete geçerek yaylalarda yapılan kaçak yapılar tespit edilerek yıkım işlemlerine başlamıştı.

Karadeniz bölgesinde ‘imar barışı’ uygulamasını fırsat bilip yaylalarda artan kaçak yapılaşmayla ilgili açılmalarda bulunan Trabzon Milletvekili Salih Cora, “Şu andaki sistem yasak üzerine inşa edilmiştir. Yasak vatandaşı kacağa teşvik ediyor. Hangi kanunu getirirsek getirelim, yaylalardaki kaçak yapılaşmaya engel olamıyoruz. Yaylalardaki sahiplenmeyi ortadan kaldıramıyoruz.” dedi.

yeni-kanuna-3-001.jpg

YASAK KAÇAĞI TEŞVİK EDİYOR

Karadeniz Bölgesinde deniz kültüründen çok yayla kültürü vardır diyen Cora, “Mevcut mevzuatımız yaylalardaki inşaat yasağından bahsediliyor. İnşaat yasağı kapsamında birçok şey gösterilmektedir. Ahır yapmak yasak olarak değerlendirilmektedir. Bunun çelişkili bir durum olduğunu düşünüyorum. Karadeniz bölgesinde hayvancılık yapabilmek için girdi maliyetlerini düşürmek gerekiyor. Girdi maliyetlerini düşürmek için de hayvanların yazın yaylalara çıkarılması ve altı ay oralarda ihtiyaçlarının giderilmesi gerekiyor. Geri kalan altı ayda kışlık ot ihtiyaçları oradan temin edilip yerleşim yerine geri dönmeleri gerekiyor. Şu andaki mevcut mevzuat diyor ki, siz sabah ineklerini yaylaya çıkarın ama orada kalamazsınız. Tekrar geri getireceksiniz. Bu bizim pratikte hayvancılığın önündeki en önemli engellerden birisidir. Bu var mıdır, yok mudur, ayrı bir tartışma. Ama şu andaki mera kanunun 14. Maddesinde birçok istisna vardır. Mesela meralarda organize sanayi bölgesi, enerji tesisi, turizm tesisi yapabiliyorsunuz. Ancak büyükbaş hayvancılık yapamıyorsunuz. Burada mülkiyet hakkı tanımamak kaydıyla, tahsis işlemi yapılabilmeli ve korunaklı yapılar yapılmasının önündeki engel kalkmalı. Bizim bir yayla evi tabirimiz var. Geleneksel yapıya uyumlu belirli bir metrekareyi geçmeyen evler bunlar. İçerisinde ihtiyaçların karşılandığı, hayvanların kaldığı yerlere yayla evi diyoruz. Ancak mevzuatta bu tanım yok. İstiyoruz ki mevzuata bu tanım eklensin. Şimdi imar barışı yasası, geçmişe yönelik bir düzenleme yaptı. Toptan milletle devlet arasındaki kavgayı ortadan kaldırdı. Ancak geleceğe dair bir planlama yapmadı. Şu ana kadar yasalara saygılı davranan vatandaşımız, yaylada hayvancılık yapmaya kalktığında ona bir yöntem sunamıyoruz. Bunu sunmamız lazım. Şu andaki sistem yasak üzerine inşa edilmiştir. Yasak kacağa teşvik ediyor. Hangi kanunu getirirsek getirelim, yaylalardaki kaçak yapılaşmaya engel olamıyoruz. Yaylalardaki sahiplenmeyi ortadan kaldıramıyoruz. Şu an hazırladığım bir kanun teklifi var, bunu bu hafta Meclis’e sunacağım. İçerisinde şöyle bir ifade var: Meraları daha da korumak, hayvancılığı geliştirmek için yaylalarda atıl durumda olan, çorak yerlerdeki belirli alanları, valilikten izin almak koşuluyla tahsis etmek, geleneksel mimariye uygun şekilde ahşap ve taş şekilde belirtilen ve köy kanununda bulunan metrekareyi geçmemek koşuluyla ahır ve eklentisi olarak tarif dilen yayla evine müsaade edilmesi için bir kanun teklifi sunacağım” şeklinde konuştu

yeni-kanuna-1.jpg

YAYLAKONDULAR ÇOĞALIYOR

Çıkacak yeni yasayla yayla çarpık yapılaşmanın önüne geçileceğini, her isteyen istediği yerde ev yapamayacağını da belirten Milletvekili Salih Cora şöyle devam etti: “Biz bu yasayı çıkardığımız zaman, ileride yaylada ev yapmak isteyen biri olunca ona dur diyeceğiz. Ben hayvancılık yapacağım şeklinde itiraz ettiğinde de, burada yapamazsın şurada yapabilirsin diyebileceğimiz bir yasa olacak. Şu an bu kadar yasaklamalara rağmen halen daha kaçak yapılaşmanın önünü alamıyoruz. Yaylakondular hızlı bir şekilde ilerliyor. Yaylalarımız hem hayvanların, hem insanların, hem doğaseverlerin, hem çevrecilerin kısacası gelecek nesillerinden elinden alınmış oluyor. Biz bunu ortadan kaldırmak için yasal bir mevzuata ihtiyaç duyuyoruz. Karadeniz bölgesinin gerçekleri göz önünde bulundurularak hazırlanması gerekiyor.  Geçmişe dönük olarak imar barışı bu düzenlemeleri yaptı. 2018-2020 yılı arasında bu bir geleceğe planlamadır. Sakın bina yapmayın bekleyin dediğimiz kişiler beklemedi. Onların şu anda hiçbir hakkı ve yetkisi yoktur, olmamalıdır. Biz şu an gelecek nesillere planlı, örnek ve modern bir şekilde inşa etmemiz gerekli. Hayvancılıkta meralardaki atıl ve işlevsiz olan yerler kullanılacak, yapılar oralara yapılacak. Belirli bir yapı sisteminde olacak. Kesinlikle tapu olmayacak. Zaten yasa da hayvancılık dışında meralarda kalıcı konut inşa edilmesinin önüne geçiyor. Bizim burada sürekli korunaklı yerler yapılması gerekli. Ankara’daki bürokratlar, ağıllar size yetmiyor mu diyor. Buradaki iklim koşullarından habersiz olanlar, ağılların bize yetip yetmeyeceğine karar verecek durumda değiller.  Ağıllar sert iklim koşullarında rahatça yıkılacak, geçici salaş yapılardır. Bunlar bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Hele ki sütün sağlık bir şekilde şehir merkezine intikal etmesi ve soğuk süt zincirinin sağlıklı bir şekilde üreticiye ve tüketiciye ulaşabilmesi için bizim oralarda yayla evini mevzuatımıza sokmamız gerekiyor.”

Yorumlar (0)