Turhan Eyüboğlu

Turhan Eyüboğlu

TRABZON TARİHİ VE KENTİ YÖNETENLER

Yazayım yazmayayım konusunda gidip geldiğim konuların biri de Trabzon tarihidir. O kadar çok yazdım ki inanın artık bana bu konuda gına geldi! Çünkü bu şehri idare edenleri çok az da olsa tarihi hassasiyeti ne yazık ki kendilerine bir türlü anlatamadık! Zerre kadar bu hassasiyeti dikkate almadıkları gibi bu hassasiyeti yok saydılar!
Siz dünyanın hiçbir yerinde tarihi bir şehrin böyle sıradanlaştığını, zaman geçtikçe değerinin düştüğünü, tarihinin yok sayıldığını ve ısrarla kalan tarihinin de şehri yönetenler tarafından hızlı bir şekilde halkın gözü önünde yok edildiğini gördünüz mü Allah aşkına?
Sunay Akın’ın attığı iletide, "Bu kültür ve estetiğin temsilcisi olabilecek birikime sahip bir yönetici ne yazık ki yok Trabzon'da!" diye yazmış. Bana göre çok da doğru yazmış!
Buna alınan Büyükşehir Belediye Başkanı’mız da ona cevaben, "Sunay Bey, yaklaşık iki yıldır şehrimizin belediye başkanlığını yapmaya çalışıyorum. ' Hayırlı olsun!' mesajınızı dahi alamadım! Beni ne kadar tanıyorsunuz ki böyle bir kanaati rahatlıkla paylaşabiliyorsunuz?" diye cevap yazmış.
Sunay Akın'ın bu düşüncede olmasının nedeni tarihi Paris'ten, Roma'dan, Barcelona'dan, Prag'dan daha eski olan bu kadim şehrin kalbine, aç bir insanın tabakta bulunan tavuğa sapladığı çatal gibi Boztepe'ye saplanan betona itiraz etmeyişinizden olabilir mi?
Yine Kadınlar Pazarı diye adlandırılan yerde antik şehrin kalıntıları çıkınca inşaatı durdurup arkeoloji kazılarına başlamak için buraya arkeologları çağırmayışınızdan olabilir mi?
Yakın zamanda gerçekleşen balık pazarının yıkımı sonrası yapılan döner kavşağın inşaatı sırasında bir inci tanesi gibi ortaya çıkan Roma Köprüsü’nü kimse görmesin diye alelacele toprak döküp üstüne asfalttan istiridye kabuğu örmenizden olabilir mi?
Şimdi size anlatacağım olay gözümüzün önünde gerçekleşti ve bunun için kılımızı bile kıpırdatamadık. Gazetelerde okumuşsunuzdur; Trabzon'da yeni Ortahisar Belediyesi binasının yapımı sırasında Pazarkapı Mevkii'nde Roma İmparatorluğu dönemine ait dünyanın en eski liman yapılarından biri ortaya çıktı!
Bakın, yazının can alıcı yanı dünyanın en eski limanı olması! Bunu şöyle açıklayayım. Sümela Manastırı'ndan çok, çok daha eski! Moloz'da bulunan ancak ortaya çıkarılması için hiçbir çaba sarf edilmeyen hatta mümkün olsa kayıtlardan silinerek ortadan kaldırılmaya çalışılan Antik limandan da çok, çok, çok daha eski bir liman! Bu liman yaklaşık MS 130 yılında yapılmıştır. Evet, yanlış okumadınız! MS 130 yılı... Yani 1888 yıl önce yapılmış Hadrian Limanı’ndan bahsediyorum!
Biz, şehir olarak ne yapıyoruz bize sunulan bu turizm mucizesi karşısında?  Ne yapıyoruz biliyor musunuz? Deve kuşu taklidi yapıyoruz! Trabzon'u kurtaracak, ekonomisini düzeltecek, antik şehir kotlarımızı kanıtlayacak, dünyanın her tarafından turist akacak mucizevi kalıntıların sizin canla başla, ısrarla doldurma çabasında olduğunuz Gülcemal dolgusuna gecenin bilmem kaçında dökerek üstünü kapattık!
Başta yöneticiler, sonra buna kayıtsız kalan biz halk olarak bu tarihsel şehri yok ediyoruz! Siz bu liman için ne yaptınız?  Özür dilerim, bu olay sizden önce olmuştu.  Bu antik Hadrian Limanı’nı muhakkak duymuşsunuzdur. Bir tepki gösterdiniz mi?  Veya şimdi bu binaları yıkıp bu antik limanı gün yüzüne çıkaralım diyor musunuz?
Bir akvaryum hevesine antik tünelleri kapatmadık mı?  İnanın aklıma geldikçe insanın deliresi geliyor sayın başkanım! Bu şehrin belediye başkanı, Arnavut kaldırımlarını söküp denize dolgu yaptı! Bir başka belediye başkanı Meydan Parkı’nda bulunan, şehrimizi dünyaya tanıtan insanların heykellerini söküp depolara attı.  Başka bir belediye başkanı antik limanın üstüne Ticaret Odası’nın binasını dikti. Başka bir belediye başkanı Taksim Alanı’nda bulunan opera binasını yol genişlemesi yapıyorum diye yıktı! 
Kemerkaya Mahallesi’nde bulunan St. Gregoire Katedrali ve Gürcistan kralı Solomon'un mezarının yıkılmasından geçmiş dönemlerdeki belediye başkanlarının sorumlu olması da Trabzon tarihine karşı bir sorumsuzluktur!
Daha çok yazabilirim.
Açıkça yazıyorum! Trabzon şehrine karşı suç işlemeyen bir belediye başkanı veya idareci bulmak çok zordur! Tabii ararsanız bulursunuz; ancak sayısı çok azdır! Burada herhangi bir parti ayrımı da yapmıyorum! 
Ben bu yaşıma kadar radikal kararlar alan, şehrin tarihini ortaya çıkaran bir belediye başkanı veya idareci hatırlamıyorum! Hatırladığım tek şey estetik duygusundan ve ölçütünden yoksun çarpık bir yapılaşma ve var gücüyle tarihi yapıları yok etmeyi gördüm!
Bu şehirde yüzyıl geri gittiğimizde kendimizi yüz yıl ileride buluyoruz.  Neden biliyor musunuz?  Çünkü bu şehri yüz yılda yerle bir ettik ondan! Ne tarihini koruyabildik ne de kültürünü!
Sayın başkanım, fazla alınganlık göstermeyip şehir olarak yok etmeye çalıştığımız bu tarihsel yapıları şehre geri kazandırmak için radikal kararlar alın da bu şehir de sizin heykelinizi diksin!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.