Trabzon ve Krino Kafato!

Gazetemiz sahibi ve yazarımız Hasan Kurt, Trabzon ve bölge tarihine meraklı bir isimdir. Kurt, Trabzon ve bölge hakkında okuduklarının yanısıra, yaşayanlarla da sohbet eden, onlardan dinlediklerini harmanlayarak yazanlardan biridir.

Hasan Kurt, iki gün önce Kanada’da vefat eden Krino Kafato ile 2008 yılının Ekim ayının ilk haftasında uzun uzadıya sohbet etmiş ve Krino’dan Trabzon hakkında dinlediklerini Kuzey Ekspres’te yazmıştı.

İşte Hasan Kurt’un o yazısı;

Krino Kafato; Trabzon’dan en son ayrılan gayrimüslim ailelerden birinin oğlu!

Kafatolar, 1860’lı yıllardan itibaren Trabzon’un sosyal ve kültürel hayatının önde gelen ailelerinden.

Dün, Trabzonspor eski yöneticilerinden Nevzat Şakar’ın ofisinde Krino Kafato ile karşılaştık.

Trabzonspor eski teknik direktörlerinden Ahmet Suat Özyazıcı, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Atal, Adnan Müftüoğlu ve Ali Özbak, Krino Kafato ile sohbet ediyorlar.

Krino Kafato, Kanada’da yaşıyor.

Her yıl olmasa bile iki-üç yılda bir Trabzon’a geliyor. Eski dostlarını arkadaşlarını ziyaret ediyor, hasret gideriyor ve dönüyor.

Krino Kafato, Trabzon İdmanocağı’nda da bir süre top koşturmuş. İstanbul’da Süleymaniye’de oynamış.

Krino Kafato; canlı bir tarih.

 

Kırım’dan Trabzon’a

 

Kafato’nun büyük dedesi; 1850’li yıllarda Kırım’dan Trabzon’a gelmiş.

Osmanlı-Kırım savaşında İtalyanlar da Osmanlılarla birlikte Ruslara karşı savaşmış.

1851- 54 tarihleri arasında yapılan bu savaşa Trabzon asker ve para yönünden önemli katkılar yapmış bir kent.

Trabzon’daki çoğu aileler, Kırım savaşı nedeniyle açılan para toplama kampanyasına destek sağlamışlar.

Kırım Savaşı sonrasında, Osmanlı Ordusu ile birlikte cephede olan İtalyanların çoğu ülkelerine dönmemişler.

Padişah, cephedeki İtalyanların bir kısmını Karadeniz sahillerindeki illere ve İstanbul’a yerleştirmiş.

Büyük dede Kafato da Padişah Fermanı ile Trabzon’a gelmiş.

Trabzon’dan 1870’li yıllardan bugüne faal olan bir tek kilise var.

O da İskenderpaşa Mahallesi’ndeki Santa Maria Kilisesi.

Papazı öldürülen, İtalyan Katolik Kilisesi!

Bu Kilise Padişah emri ve parasal desteği ile Trabzon’da yapılan istisnai ibadethanelerden biridir.

Bu görüşümü bir tarihlerde yazdığımda, bazı çevrelerden tepki almıştım.

Krino Kafato dolaylı da olsa bu görüşümü teyit etti.

Bu kilisenin yapılmasının nedeni, Trabzon’daki Katolik İtalyanlar!

Trabzon’daki İtalya Konsolosluğu da 1960’lı yıllara kadar aktifti.

Kafato’nun kızkardeşi, aynı zamanda Konsolus’un eşi!

İtalya Konsolosluğu, İskenderpaşa İlköğretim Okulu’nun Uzunsokaktaki binasının doğusunda idi.

Hizmet Gazete ve matbaası, 1970’li yıllarda o binada.

İtalyanların Trabzon’daki mezarlıkları da ağırlıklı olarak Maşatlık’ta imiş!

Krino Kafato ile konuşmasaydım, bu satır aralarındaki bilgilere ulaşma şansım olmayacaktı.

Kafato ile görüşmemiz uzun sürmedi.

Ahmet Nemlioğlu’nu ziyaret edecekti. Yarım saatlik görüşmede yine de önemli bilgilere ulaştım.

Kafatolar, 1956 yılında Trabzon’dan ayrılmışlar. Kafato ailesi o tarihe kadar Trabzon’da idi.

Adı yaşatılmalı

Trabzon’daki eski Opera binasının yapımında ve işletilmesinde de Kafato ailesinin olduğunu öğrendim.

‘Meydan’daki Opera binasının yapımında büyük amcam önemli rol oynadı’ diyen Krino’ya 1930’lu 40’lı yıllardaki Trabzon’u sordum.

‘Babam Yeşilyurt Oteli’nin restoranını işletirdi. Yeşilyurt Oteli, fındıkçı Aybaylarındı. Onlar da birinden satın almışlardı. Yeşilyurt Otel ve Restoranı, o günlerde yalnız Trabzon’un değil bölgenin en güzel mekanlarından biri idi. Trabzon’da başka güzel oteller de vardır. Kunduracılar Caddesinde Madam Berka’nın işlettiği Swis Hotel, amcam Alfanso Kafato’nun çalıştırdığı İtalyan Oteli. (Swis Otel, Kunduracılar Caddesi’ndeki Vardal ailesinin satın aldığı binada, İtalyan Otel ise biraz daha iç tarafta Çapkınoğlu iş merkezinin bulunduğu yerde imiş!)

O arada bir de Rakı fabrikası vardı. Neşem Rakı Fabrikası! Bu fabrika daha sonra Şarap Fabrikası olmuş.(İsak Hoca’nın camii yerinde veya çevresinde olabilir) Karagöz bahçesinde ve yan tarafta (Karagöz bahçesi bugünkü Cudi bey ilköğretim okulunun bulunduğu alan. Yan taraf ise muhtemelen Trabzonspor Ziya bey sahası) tenis oynardık. Yüksek atlamada o günlerde iyi derece yapmıştım. 1.73 atlamıştım. Kostaki ve Kabayani’yi babam iyi tanırdı. Konakları haşmetli idi! Kabayani ve Kostaki yemeğe papyonlu otururdu. Akşam yemeklerini genelde müzik eşliğinde yermişler.’

***

 

Krino Kafato’ya siyaset ve sporu da sordum.

‘İdmanocağı’na ağırlıklı olarak CHP’liler hakimdi. Ancak Demokratlar da vardı. Gençlik yıllarımda tek parti vardı. O da CHP. 1946’da Demokrat Parti kuruldu. Bazı CHP’liler Demokrat Partiye geçti. Bizim zamanımızda spor kulüpleri, kültürel ve sanatsal etkinlikler de yapardı. O günler gerçekten çok farklı idi. Kadın, erkek arasında pek ayırım da yapılmazdı. Kadınlar çoğu zaman önde olurlardı. Bizim aile olarak çevremiz oldukça genişti. İstanbul’da Süleymaniye’de oynadığım zaman geniş çevre edinmiştim. Süleymaniye o tarihlerde İstanbul’un en önemli kulüplerinden biri idi. Beşiktaş’a 7 attığımızı hatırlıyorum. Takımın çoğu da Trabzonlu idi!

Trabzon’dan ayrıldıktan iki yıl sonra Türkiye Profesyonel Ligi kuruldu. Ben Trabzon’dan ayrılmasaydım İdmanocağı, İdmangücü’ndan biri veya her ikisi mutlaka profesyonel lige girerdi. Ben gittikten sonra, bu iş gerçekleşmedi. 1966 yılında Trabzonspor olarak ikinci ligde mücadele etmeye başladık. Bir yıl sonra İdmanocağı, Trabzonspor’la birleşti.’

Kafato’ya; ‘Trabzonspor, yeni bir kulüp olarak kurulmadı. Trabzon’un en köklü kulüpleri olan İdmanocağı ve İdmangücü kapatıldı. Trabzonspor kuruldu. O nedenle Trabzonspor’un kuruluş tarihi bu kulüplerin en eskisinin tarihi olmalıdır’ dedim.

Krino Kafato, Trabzon’da Cumhuriyet öncesinde de futbol oynandığını belirterek, ‘Bu görüşe katılmamak mümkün değil’ dedi.

Kafato’ya, 1930 ve 40 yıllarında Trabzon’da yayınlanan bazı gazeteleri gösterdim.

Kafato gazeteleri eline aldı. Gözleri doldu.

Krino Kafato ile görüşmemiz kısa sürdü.

Krino ile vedalaşırken, ‘Mutlaka geleceğim ve daha geniş sohbet edeceğiz’ dedi.

Krino Kafato Trabzon için önemli bir isim.

50 yıl önce Trabzon’dan ayrıldı. Ancak, bu kenti unutmadı.

Trabzon da Kafatoları unutmamalı.

Trabzon Belediyesi mi? Trabzonspor mu?

Bir kurum ve kuruluş, bir sosyal tesise, bir sahaya mutlaka ve mutlaka Krino’nun adını vermelidir.

Krinolar yaşatılmalıdır!

Önceki ve Sonraki Yazılar