Trabzon’da 1953 yılının Ocak ayında da Büyük Orman yangını olmuştu!

Trabzon ve Karadeniz bölgesinde Aralık ayının son günlerinde meydana gelen yangınlar, ülke genelinde şok etkisi yaratmıştı. Yangınların çıkış nedeni genelde belli. Zemindeki ölü örtü, (yaprak- çalı- çırpı)  kuruyarak yanmaya uygun hale geldi. Tarlada bahçede yakılan bir ateş, onlarca ayrı bölgede güney rüzgarlarının etkisiyle büyüdü.  Dün, sosyal medyada Aykut İnce’nin ‘1953 yılı ocak ayındaki orman yangınları’ hakkında ki paylaşımı dikkatimizi çekti.  Yangınları irdeleyen ve rapor haline getiren isim Dr. Oğuz Erol…

İşte Dr. Erol’un 1953 yılının Ocak ayında Trabzon’un Maçka ilçesinde meydana gelen yangın ile ilgili o günlerdeki değerlendirmesi;

‘18 Ocak 1953 tarihli Ulus Gazetesi’nde, Trabzon Halk Gazetesi’nden naklen şu havadisi okudum: ‘Maçka’da çıkan büyük bir orman yangını 500 dekarlık bir araziyi alevler içinde bırakmıştır. 4 gün durmadan devam eden yangın, askeri kuvetlerle halkın müşterek gayretleri sonunda güçlükle söndürülmüştür. Ateş Hamsiköy ile Meryemana, Karakaya, Kusera, Larhan ve Kalyon mıntıkalarında aynı zamanda çıkmıştır. Orman Bölge Müdürlüğü yangınlarda kasıt olmadığını, son günlerde esen sıcak rüzgarlar yüzünden ormanların tutuşmuş olduğunu bildirmiştir. Yangında 500 dekarlık bir saha tamamen mahvolmuştur’

Halbuki o tarihlerde Ankara’da suhulet 0 (sıfır) derece civarındaydı ve bir iki aydan beri Erzurum, Kars’ta 15 ila 25 derece arasında değişmekteydi. Bu tezat üzerinde düşününce 1951 kışında Trabzon’dayken müşahade ettiğiem sıcak dağ rüzgarlarıyla yangına sebep olan rüzgarlar arasında bir benzerlik gördüm ve Trabzon Orman Müdürlüğüne mektupla bazı sualler sordum. Başmüdür bay Hüseyin Agun imzası ile gelen cevapta kıymetli malumat vardı ve havadise ilaveten şunlar yazılıyordu:

Yangınlar, 2-4 Ocak 1953 günü zuhur etmiş ve 3 ila 6 gün sürmüştür. Yangınların inkişafına sebeb olan rüzgan sıcak ve kuru kıble rüzgarıdır. Rüzgar Maçka kazasından sonra Değirmendere vadisinde kanalize olmuş ve fırtına haline almıştır.

Yangınların devam ettiği 4 Ocak 1953 günü Meryamana mıntıkasında hava bulutlanarak yağmur serpelemiş; kısa bir zamanda hava tekrar açılarak, güneydeki dağ doruklarına kar yağmış olduğu görülmüştür. Sıcak cenüp rüzgarlarından evvel hava sakindi. Bu rüzgarlardan sonra karayel fırtınası olmuştur. 1951 Ocak ayında yine sıcak rüzgarlar sebebiyle Ordu mıntıkasında da orman yangınları olmuştur.

Karadeniz Bölgesinde, kışın sıcak güney rüzgarlarının esmesi yüzünden mevsimsiz olarak bazı meyve ağaçlarının çiçek açtığı ve bilahare başlayan soğukların çiçekleri döktüğü müşahade edilmiştir. Sıcak güney rüzgarlarının Doğu Karadeniz mıntıkasında kışın esmesi, ormanlardaki ölü örtünün tamamen kurumasına ve ufak bir ateşle orman yangınlarına sebep olmaktadır.’

***

 

Görülüyor ki bu vakanın basit bir gazete havadisi olmaktan fazla bir ehemmiyeti vardır ve esas itibarıyla bilinen Kuzey Anadolu dağlarının, kuzey yamaçlarındaki föhn rüzgarlarının elle tutulur bir delili olabilir.

Filhakika, yangınların memketimizin en soğuk aylarından birinde vuku bulması dağlardan inen ve tepelerde yağış bırakan sıcak ve kuru rüzgarlar tesiriyle birkaç yerde birden başlaması ve kolaylıkla genişlemesi bu fikri destekler mahiyettedir. Eğer hava şartları müsait olmasaydı, bu mevsimde yangının 500 dekarlık bir sahaya yayılması herhalde pek kolay olmazdı. Bu umumi mütalalar yanında beni föhn ihtimali üzerinde düşünmeye sevk eden diğer hususta Trabzon’daki müşahedelerimdir. 1951 kışında, bilhassa uzunca süren sakin ve ılık havaların sonunda ve bir karayel fırtınasından bir iki gün evvel esen normalden fazla sıcak ve kuvvetli rüzgarlar bu bakımdan dikkatimi çekmiştir. Fakat müşahedeleri bütün teferruatı ile teyit etmek ve bilhassa bir föhn rüzgarının bütün hususiyetleriyle ortaya koyabilmek için elimizdeki meteorolojik malumat kafi değildir. Mamafi bu tebliğden maksat sadece bir vakayı ortaya koymak olduğu için mümkün olanla iktifa edilebilir.

20 Ocak 1951 günü Trabzon’da sıcak bir güneybatı rüzgarı saniyede 9 m. hızla esmiştir o esnada sıcaklık 16 derece ile azamiye çıkmış ve nizbi nem yüzde 23 ile asgariye inmiştir. Bu tarihte bir debresyonun en alçak basınçlı bölümü Sinop civarındadır ve bir gün sonra Trabzon’a erişmiştir. Sıcak rüzgarlardan evvel bir müddet nispeten sakin ve ılık havalar hüküm sürmüş ve hafif güney rüzgarları esmiştir. Sıcaklık rüzgarların teşekkülünden evvel 6/7 günlük bir hazırlık devresi var gibidir.

Belki de Ordu ormanlarında Ocak 1951’de vuku bulan yangınlar Trabzon’da bu sıcak rüzgarların esmesiyle aynı zamana isabet etmektedir.

1953 Ocak ayında Trabzon’daki orman yangınları esnasında da hava hadiseleri benzer bir seyir arz eder.

Aralık 1952’nin son ve Ocak 1953’ün ilk günlerinde Karadeniz sahilindeki rüzgarların umumiyetle güneş sektörlü olduğu günlük meteoroloji bültenlerinden anlaşılmaktadır. Bilhassa Trabzon’da 26 Aralık 1952 ile 11 Ocak 1953 arasında 17 günde 11 gün güney ve iki gün güney sektörlü rüzgar estiği gibi yangın günlerinde de güney rüzgarları esmiştir. Fakat bunlardan sadece 1 ile 4 Ocak arasında esenler yangına sebeb olmuştur.

***

 

Yazar daha sonra o günlerdeki meteoroloji verilerini aktardıktan sonra  Fransa ve Kuzey İtalya ile Adriyatikte bir alçak basınç sahasının mevcut olduğunu ve doğuya doğru ilerlediğini belirtiyor ve şöyle devam edip, noktalıyor;

‘3-4 Ocak’ta Karadeniz’de o debresyonun sahasına girdiğini, buna paralel olarak Trabzon’da suhunet birden yükselmeye ve nemin düşmeye başladığını görüyoruz. ‘O halde bu normalin üstündeki ısınmanın amili nedir? İşte bu amil kuvvetli bir ihtimalle dağlardan inen hava kütlelerinin adiabatik ısınmasıdır. Fakat hatırlamak lazımdır ki, Trabzon’da güney rüzgarları oldukça sık esmektedir ve onlardan ancak bazıları föhn hususiyeti arz eder. Bu tip föhn karakterli rüzgarlar daha ziyade uzunca bir sakin devreyi takiben gelen bir debresyonun merkezi yaklaşınca şiddetlenmekte. Binaneleyh Ocak 1953 Orman yangınları föhn olması kuvvetle muhtemel sıcak rüzgarlar yüzünden vuku bulmuş ve genişlemiş olmalıdır.’

Önceki ve Sonraki Yazılar