Trabzon’da cemaatler arası ilişkiler ve imamların kavgası!

thumbnail-img-0939.jpgŞimdi, bu başlığı okuyanlar yine bizi tefe koyacak, eleştirecek vs. Trabzon’da cemaatler arası ilişkiler, adlı kitabın yazarı KTÜ Edebiyat Fakültesi Yeniçağ Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Miraç Tosun…

Miraç Hoca, Osmanlı kayıtlarını kuyutlarını incelemiş, irdelemiş yazmış. Gerçi yazarken, az da olsa tarafgir davranmış, dini hassasiyetlerini öne çıkarmış. Bu tür eserler, yazılırken elde edilen belge ve bilgiler aynen yansıtılır. Müslümanların dini yaşayışı anlatılırken hoca yorum yapıyor ve “Zaman zaman dini vecibelere karşı olan rahatlık, toplum tesanüdünü dini bağların kuvvetli olmasında arayan resmi mahfiller için pek de kabul edilir bir durum arz etmiyordu. Trabzon’daki dini değişim yanında bölgede yoğun bulunan gevşek İslami inançların şehir hayatı üzerinde önemli etkisi olduğu kayıtlara yansıyan imalardan anlaşılır. Trabzon belki de bu özellikleri sebebiyle diğer eski Anadolu şehirlerinden belli bir farklılık gösteriyordu. Farklılıkların iyice ortadan kalkması için 20. yüzyılı beklemek gerekecekti” diyor. İlahi Miraç Hoca, bugün çok farklı mı?

Miraç Hoca, “Trabzon’da Müslüman ahalinin ‘namaz’ konusunda kimi zaman takındığı umursamaz tavır söz konusu kayıtlarda yerini bulurken farklılığın da altını çiziyordu” diyor. Hoca, Evliya Çelebi’nin tanıklığının da bu yönde olduğunu belirtiyor.

Hoca; Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin muhtemelen bütün imparatorluk genelini ilgilendiren mektubuna dayalı yollanan bir hükümde, ‘iyiliği emretmek ve kötülüğü defetmek’ ayeti ve ‘din nasihattir’ hadisince evvela her beldede olan huteba soruşturulup,  ehl-i sünnet ve’l- cemaat akidelerini bilmeyenlerin ve tecvitli kuran okumayanların bunları öğrenmesi, köylülerin ve ahilerin, ilim tahsil eden talebelerden birini içlerinde iskan etmeleri, bu surette ibadetlerin muattal kalmaması istenmiş, müftülere de ayrı bir bahis açılarak, kadı ile birlik olup ‘gayret-i diniye’ ve ‘ahkam-ı şeriyye’nin icrasına ihtimam gösterilmesi emredilmiştir” diyor ve birkaç satır aşağıda, “Bu bağlamda cemaatin namaza devam etmesi için bir kısım tedbirler alınması ise devletin bu Sünni yaşam biçimini/din algısını desteklediğinin en iyi göstergesidir” sonucuna varıyor.

***

Miraç Hoca, “Şehirde namazın edası hususunda cami görevlilerinin vazifelerini ihmal etmesi de probleme sebep olmaktaydı” diyor ve Trabzon valisine sunulan şikayet dilekçelerinde, “Trabzon’daki hayır sahiplerinin inşa ettikleri cami ve mescitlerin ehl-i murtezikaları bir şekilde üçer beşer gedik ele geçirilmiştir. Böylece yapılması gereken asıl hizmetlerinde hiçbirisi bulunmamaktaydı. Böylece camiler yıkılmaya yüz tutmaktaydı. Böyle bir belde-i muazzamada üç- beş camide ancak namaz kılınabilmekteydi” diyor. Örnek olarak da, “Mesela Pazarkapı’da Karabaş Mescidi imamı Habib Efendi’nin Akcaabad Potemya köyünde 3 bin 300 akçe gedik timarı bulunmaktaydı ve yıllar sonra aynı miktardaki timarı, aynı mescidin imamı tasarruf etmiştir” kaynak göstererek belirtiyor.

***

Miraç Tosun, “Cami görevlileri, görevlerini yerine getirme- getirmeme noktasında olduğu gibi görev alanlarının nerede son bulduğu gibi meseleler mahkeme kayıtlarının konusu olmuştur” diyor ve şöyle devam ediyor;

“Özellikle farklı iki cami imamının sorumlu oldukları mahallelerin sınırlarına dair yaşadıkları tartışmalar bunun en bariz göstergesidir. Örneğin Sarmaşık mescidi imamı Ömer Efendi, Trabzon Çarşısında Hacıkasım’ın bina ettiği Çarşı Camii’nin imamı Hafız Ahmet Efendi ile mahkemelik olmuşlardı.  Ömer Efendiye göre, çarşı camiyle sarmaşık mescidinin arasında bulunan Berberzade İbrahim Ağanın fırınından Yenihan kapısından, Hacı Ebubekir Camii’nden aşağı denize dek olan menziller, hanlar, dükkanlar Sarmaşık mescidi mahallesi dahilindedir, dolayısıyle burada ölenlerin gasli ile defnedilmeleri Sarmaşık mescidine aittir. Oysaki Ahmet Efendi buna mani olmaktadır. Ahmed Efendi ise cevap olarak, hanlardaki vaki olan ölüleri, bundan önce Çarşı Camii imamı olan Eyüp efendi ve İbrahim Efendi’nin gasledip defnettikleri kendisinin de bu şekilde hareket ettiğini ifade etmiştir. Şahitlerin şahadeti ile bahsi geçen bölgenin Sarmaşık mahallesi imamına ait olduğu teyit edilmiştir….. Bu türlü imamların görev ve yetkilerinin sınırlarına dair çıkan problemler, İstanbul’a kadar aksetmiş görünmektedir. Trabzon valisine ve kadısına gönderilen bir hükümde, Yenicuma mahallesinde Sultan Mehmet Han’ın bina eylediği camide (Yenicuma) berât-ı şerif ile imam olanlara aynı mahallede ölen kişilerin gasl ve defn edilmesine izn-i şerif verilmişken aynı mahalle haricinde ihdas olunan Kaşıf kızı ve Molla Mıri mescitlerinde imam olanlar, verilen izne mugayir, engel olup rencide edici fiiliyatta bulundukları bildirilmektedir. Bu yüzden bunların müdahalesinin önlenmesi istenmektedir.  Her iki kayıtta da ölülerin yıkanması ve defnedilmesi üzerinden yaşanan tartışma durumun ekonomik yönden bir gelir kapısı olduğunu göstermektedir.”

***

Miraç Hoca, “Farklı cami imamları arasında yaşanan problemlerin yanı sıra aynı caminin imam ve müezzininin karşı karşıya geldikleri ve bu durumu mahkemeye yansıttıkları da görülmektedir” diyor ve Debbağhane camisi imamı ile müezzininin mahkeme intikal eden bir davasını örnek gösteriyor. Ayrıca cami imam ve müezzini ile cemaat arasında yaşanan kavganın da mahkemede son bulduğunu kaydediyor.

***

Kitapta, Trabzon’daki gayrimüslimlerin dini yaşayışları ve problemli alanlar da işleniyor. Özellikle de Trabzon ile Aynaroz arasındaki ilişki. Aynaroz, Selanik’e bağlı bir nahiye. Aynaroz’da çok sayıda Manastır vardır. Burası Osmanlı döneminde çok sayıda rahibin sürüldüğü , ‘islah-ı nefs’ için kalebent cezası çektikleri bir yer… Hatta çeşitli zamanlarda Rum patrikler burada hapsedilmiş. Trabzon Maçka’daki Sümela Manastırına da sürgüne yollanan rahiplerin olduğu belgelerde yazılı.

Hıristiyan din görevlileri arasında da mahkemeye intikal eden ilginç davalar var. Kiliselerin vakıfları ve sorunları da belge ve kayıtlara dayanılarak aktarılmış.

Miraç Hoca’nın kitabı 1700-1770 yılları arasını içeriyor. Meraklıların okuması ve irdelemesi gereken bir eser.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar