Trabzonpark’ı Trabzonluların elinden aldılar!

  İstanbul’un Ümraniye ilçesinin çevresinde binlerce dönümlük ormanlık alan vardır. Bu alanlardan birini 10 yıl kadar önce İstanbul’daki Trabzonlu İşadamları ve Bürokratlar Derneği Orman Bakanlığından kiralamıştı. Orman Bakanı o dönemde Trabzonlu Osman Pepe idi. TİAB Başkanı da merhum Atalay Şahinoğlu. Ormanlık alanın zirvesinde bakanlığın kiracıları vardı. TİAB, bu kiracılarla anlaştı ve 493 dönümlük ormanı kiraladı. TİAB, bölgenin zirvesine tesisler yaptı. Milyonlarca dolar harcadı. 
trabzohppark-(1).jpg 
İstanbul’un farklı bölgelerinde milli emlak ve orman bakanlığının binlerce dönümlük arazisi bulunuyor. Bu arazilerin bir kısmı derneklere, vakıflara kiralanmış. Ümraniye Belediye Başkanı Rizeli İsmet Yıldırım, seçimden önce ‘Trabzonpark’ı, Trabzonluların elinden alacağım’ diye vaatte bulunmuştu. O dönem, TİAB ve AK Parti’deki Trabzonlular devreye girmiş ve başkan geri çekilmişti. Ancak, birkaç gün önce Ümraniye Belediye Başkanı, Orman Bakanlığından oldu bitti ile alanı kiraladı. Bunun üzerine başta TİAB olmak üzere İstanbul’daki Trabzon Dernekler Federasyonu ayağa kalktı. 
  TİAB Başkanı Yaşar Aşçıoğlu, bölgenin Trabzon’un namusu olduğunu ileri sürdü, alanı geri alacaklarını söyledi. Aşçıoğlu şöyle dedi: 
trabzohppark-(2).jpg
Uyuşturucunun, fuhuşun, kanunsuz işlerin döndüğü bu yeri, ailelerin gidebileceği bir yer haline getirdi. Beş milyon dolar harcadık. Biz burayı Atalay Şahinoğlu’nun başkanlığında aldık. Kira süremizin bitmesine yakın raparlar hazırladık. Orman bakanlığından geldiler incelediler. Alanı iyi baktığımıza ve kiramızıda zamanında ödediğimizi belirlediler ve devam etmemiz konusunda onay verdiler.   Cumhurbaşkanımız da bunu onayladı. Eski orman bakanımız Osman Pepe ile birlikte şimdiki bakanımızla görüştük, onun da onayını aldık. Sonra seçim süreci başladı. Ümraniye belediye başkan adayı İsmet Yıldırım, parkı belediyeye alacağını vaat etti. Kendisiyle görüştük. Kanaat önderleriyle toplantı yaptık. Bizden parkı almayacağını ifade etti. Seçim sonrası Orman Bakanlığına dilekçe verdi. Siyasi olarak bana iftira attılar. Benim ülkücü olduğumu bilmeyen yoktur. İçişleri Bakranımız Süleyman Soylu ile görüştük. Sessiz kalın tepki vermeyin konu bendedir, dedi. Başkana, bizim alanda iki kat büyük alan teklif ettiler. Kabul etmedi. Trabzon’un bayrağının asıldığı yer Trabzon’un namusudur. Bizim namusumuza göz dikmeyin. Hakkımızı arayacağız. Biz burayı alırken Cumhurbaşkanımız destek verdi. Orman Bakanlığı ilk dilekçelerine red cevabı verdi. 19 Ocakta gece operasyonuyla 20’sinde tekrar dilekçe verdiler ve 23’ünde bu alanı bakanlık onlara verdi. İstanbul’da buna benzer örnekler var. Bu alan halka açık bir alandır. Yalnız Trabzonluların dinlenecekleri yer değildir. Bunu herkes biliyor. Olaydan bakanlarımız ve milletvekillerimiz haberdardır. Burada hakkımızın yendiğinin herkes farkında. Yerimizi geri istiyoruz’.
                                                    *******

   İstanbul’da milli emlak ve bakanlıkların ve de ağırlıklı olarak Orman Bakanlığının tahsis veya kiraladığı yüzlerce dönüm arazi var. Mesela İstanbul’un en kıymetli bölgelerinden biri olan İstinye… Burada Rize derneklerinin de onlarca dönüm tahsisli veya kiralık yerleri var. İstanbul Büyükşehir değil ilçe belediyeleri bu yerleri alabiliyor mu? Alamaz.
 
Ümraniye’de TİAB’ın kiraladığı ormanlık alan olayı, epey su kaldıracak gibi. Rizeli belediye başkanı ‘bu alanı Ümraniye halkı kullanacak’ diyor. Zaten alanı, yalnız Ümraniye’de oturanlar değil tüm İstanbullular kullanıyor. Alanın kullanılmasında veya halka hizmet etmesinde bir sıkıntı yok. Sıkıntı, alanın Trabzonlulara kiralanmasıdır. Ümraniye’deki bu olay İstanbul’da ve hükümet düzeyinde Trabzonluların da gücünün test edileceği bir vaka haline geldi. Bu olayı bu duruma getiren de Ümraniye’nin Rizeli belediye başkanıdır. Açıklamalar bu yönde.

*****************

   Demokrasi;  idarecinin, yönetenlerin seçimlerle belirlendiği yönetim biçimi! Seçilen başaran demektir! Bu sistemde önemli olan çoğunluğun oyunu almaktır. Şu halde halk şeriat idaresini istiyorsa ve bu isteğini oyları ile belli ederse kim hayır diyebilir.
Önceleri cumhuriyet ve demokrasi arayışını başlatanların şeriat karşıtlığını görev olarak yükledikleri Anayasa ve onu koruyan TSK, Yargı mensupları vardı. Çoğulcu demokrasi özlemi içindeki kalabalıklar kendi idare sistemini koruyan bu güçlere yaslanarak şeriat isteyenleri susturdular. Kendi aralarında bölündüler ve tembelleştiler. Şeriatçiler ise çalıştılar, örgütlendiler ve güçlendiler. Bu ülkede artık tartışılması gereken konu kalmadı. "Şeriat gelecek dertler bitecek" diyenler kazandı.
 
Peki niçin mi gelmiyor şeriat? Çünkü bu tür idarelerin yerleşmesinde kurbağa metodu uygulanır. Birden gelirse sıcak suya atılan kurbağanın feveranı ve kurtuluş ihtimali vardır. Kurbağa soğuk suya atılır, kazan yavaş yavaş ısıtılır. Kurbağa tepki veremez. Dönüşüm için her şey hazır. Zaman gerekiyor. 
(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

                                           *******************

Malatyaspor Başkanına ve Federasyona;
Trabzonspor;
Adaletle kazanmayı asaletle kaybetmeyi şiar edinmiş bir kulüptür...
Trabzonspor:
Cenaze evinde düğün yapmaz...
Trabzonspor;
Küçük hesapların,anlamsız başarıların,hakedilmemiş kupaların takımı değildir...
Trabzonspor;
Üzerinden prim yapmak, başarısızlıklarına kılıf aramak kimsenin haddi değildir...
Aslında;
Ülkemizin yas tutması ve yaralarını sarma zamanında tüm maçların ertelenmesi gereklidir...
Bu konuda federasyon hatalıdır..
Şarkılar türküler söyleyerek depremzedelerin yanında yer alınmaz..
Batsın futbolunuz, batsın galibiyetleriniz, batsın şampiyonluklarınız...! 
(Şükrü Kuleyin)

                                            ******************

  Ne kadar soysuz ve aşağılık bir insan türü var şu memlekette ya! Medeniyetten, insanlıktan bihaber başkalarına zerrece saygısı olmayan mahluklar bunlar. İnsana acısını onurlu bir şekilde yaşama hakkını bile tanımıyor bu iğrenç yaratık sürüsü. Bu ülkede insanların bir depremde, doğal afette ölmesi, yaralanması, evsiz barksız kalması değil asıl trajik olan. Asıl trajik olan medya denilen aşağılık soytorılar eliyle o yaşanan acının bir türlü şifa bulamayacak kronik bir hastalığa ve de siyasal istismar aracına çevriliyor oluşudur. Nefret edilesi bir durum!
(Metin Kondel)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.